Haber Detayı
22 Ekim 2019 - Salı 07:16
 
Bitmek Bilmeyen Savaş
GÜNDEM Haberi
Bitmek Bilmeyen Savaş

Hazret-i Musa -aleyhisselam- Tur dağından kavmine Rabbinden işittiklerini anlatmak için döndüğünde gördükleri karşısında hayrete düşmüşdü. Çünkü Firavundan kurtardığı kavmi kırk gün geçmeden buzağıya tapmıştı. Bu işler Sâmiri'nin başının altından çıktığını öğrenince buzağıyı yok edip onu kavminden kovdu.

 

Hazret-i İsa -aleyhisselam- Mescid-i Aksa'ya geldiğinde Yahudiler tefecilik yapıyordu. Bu yahudileri kovduktan sonra Hazret-i İsa yine yahudiler tarafından Roma valisi Pontius Pilatus'a "bu adam Yahudilerin kralı olmak istiyor" diye şikayet edilince Hazret-i İsa'ya çok benzeyen Yehuda kendisini feda edip çarmıha çivilendi. (Müslüman inancına göre Hazret-i İsa göğe çıkarıldı, Hristiyan inancına göre önce çarmıha gerilip öldürülmüş sonra diriltilip göğe çıkarıldı.)

 

Hz. İsa'nın göğe çıkarılmasından sonra Saul adında Tarsus'lu bir yahudi Peygamber'in kendisine göründüğünü bunun üzerine imân ettiğini söylüyordu. Halbuki daha evvel İsevilerin baş düşmanıydı; etrafındaki adamlarla İsevi evlerini basıyor, kadın-erkek, çoluk-çocuk demeden kim varsa öldürüyordu. Yeni ismiyle Pavlus olan Saul, Hristiyanlığa filozof Eflatun'un teslis inancı gibi doktorinleri ilave etti. Paganların hoşuna gitmeyen şarap, domuz gibi yasakları dinden çıkarttı. Böylelikle Hristiyanlığı bozdu.

 

Hazret-i Muhammed -aleyhisselam- Hazret-i İsa'dan sonra gönderilmiş ve son Peygamberdir. Kendisinden evvel gönderilen bütün peygamberlerin şeriatını ortaya çıkarttı ve İslâmiyeti insanlara tebliğ etti. Vefatından bir süre sonra Abdullah ibn-i Sebe adındaki Yemenli bir yahudinin fitnesiyle Hazret-i Peygamberin damadı Hazret-i Osman'ı şehit ettiler. İbn-i Sebe de Sâmiri ve Pavlus gibi dini bozmak için çalıştı ve Hazret-i Ali'ye ilahlık isnad ederek Şiiliğin temelini attı. Esasen bunlara Gulat-ı Şia denir. Şii taraftar; gulat aşırı demektir.

 

Ne Sâmiri ne Pavlus ne de İbn-i Sebe ve onun gibiler hiç bir zaman ortaya kendisini atmamış olayların hep arkaplanında kalmışlardır. Görülüyor ki şahsi ihtiraslar ve para bilhassa sermaye her zaman olayların arkaplanında duruyor.

 

Global Sermaye'nin serüvenini anlamak için evvela bu hadiseleri bilmek gerekir. Bunlar bilinmez ise sermayenin insanlar üzerindeki maksadı anlaşılamaz. Bize faydalı olarak takdim edilen teknolojik gelişmeler acaba hangi gayelerle yapılıyor? Niccoló Machiavelli'nin şu sözlerini hatırlatmak yerinde olacaktır; "İnsanlar o kadar safdildirler ve ânın gereklerine öyle kölece boyun eğerlerki, aldatan kişi her zaman aldatılmaya hazır birisini bulacaktır".

 

Savaşın asıl maksadı yok etmektir. Fakat ille de insanları yok etmek değil. Savaşla fikirler de yok edilir. İşte bahsettiğim Yeni Dünya'da bitmek bilmeyen bu savaş, fikirlere ve zihinlere karşı yapılan savaştır. Ancak böylelikle Sermaye ayakta kalabilir. Onun için iktidarda kimin olduğunun da önemi yoktur. Yeterki hiyerarşik yapı bozulmasın. Peki bu yapıya karşı koyabilecek insanları denetim altında tutmak zor mu? Yeni Dünya'nın insanları: doğuyorlar, yüksek binalardaki herhangi bir dairenin çocuk odasında telefon, tablet ve internet ile büyüyorlar, yirmibeşinde evleniyorlar, altmışlara geldiğinde ölüyorlar; ağır koşullarda çalışmaktan, boğaz kavgasından, sinema ve en önemlisi oyunlar ve mezkur cihazlar yüzünden asıl öğrenmesi gerekenlere fırsat bulamıyorlar.

 

Savaş, çocuk odasında başlıyordu aslında...

 

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere...

Kaynak: () - SAMSUN ETİK HABER Editör:
Etiketler: Bitmek, Bilmeyen, Savaş,
Yorumlar
Haber Yazılımı