Haber Detayı
19 Aralık 2018 - Çarşamba 11:51
 
ÇORBAMIZ YOK İÇMEYE 5 MİLYON SURİYELİYİ MİSAFİR EDERİZ ÜLKEYE!
GÜNDEM Haberi
ÇORBAMIZ YOK İÇMEYE 5 MİLYON SURİYELİYİ MİSAFİR EDERİZ ÜLKEYE!

Ülkeler ticaret yapar mı?

 

Yapar.

 

Belki devletin kendisi direk ticaret yapmasa da, üreticilerini, ürettiği ürünü satsın diye destek verir.

 

O zaman şöyle bir örnek verelim.

 

Bir iş yerimiz olsun. Bu iş yerinin belirli sabit giderleri olur. Elektrik, su, sağlık primleri, personel maaşı ve kira gibi bir çok gideri vardır. Bu giderlerini karşılamak için de iş yeri, ürettiği ürününü satması gerekir. Eğer işletme hizmet sektörü ise bu seferde verdiği hizmeti satmak zorundadır. Dolayısıyla, bir ticarethane ürettiği ürünü satamazsa, parasal krize girer. Ürettiği ürünü satıp paraya çeviremezken, aylık sabit giderlerini de ödemek zorundadır. İş yeri sahibinin belli bir birikimi varsa, bir süre kendi birikiminden kullanarak krizi aşmaya çalışır. Kriz devem ederse (!) bu sefer krediye baş vurur. Bir süre de böyle idare etmeye çalışır. Kriz devem ederse. İş yeri sahibi bu sefer gayrimenkul satışı yani evini satar, arsasını satar. Hala ürettiği malı yada verdiği hizmeti satamazsa, bu sefer tefeciden para alır. Bu arada iş veren kendi harcamalarından hiç taviz vermeyip, yanında çalışanlardan fedakarlık beklerse, çalışanlarda mutsuz olur verim düşer.  Ve kaçınılmaz son gelir İFLAS eder.

 

Ülkelerde böyledir.

 

Onlarında bir geliri vardır.

 

Gelirlerinin bir kısmını vergiden alır.

 

Ama bu yetmez.

 

Çünkü bir ülkenin üretmesi, ürettiğini satması gerekir.

 

Ülke olarak üretmeyip milyarlarca dolar yurt dışından ithal ederse, gider gelirden fazla olursa Ülkelerde krize girer.

 

Ve ülkelerde bir işletme sahibinin yaptığını yapar.

 

Önce birikiminden harcar, sonra kredi çeker, sonra devlete ait mallar satılır özelleştirilir, bunlar yeterli olmazsa yüksek faizle kredi çeker.

 

Hala üretime destek verilmez, üretim olmaz, tarım ürünleri bile yurt dışından ithal edilirse, bir de üzerine devlet kendi harcamalarında taviz vermeyip, halkın giderlerinden kısılırsa, halk mutsuz olur.

 

Ekonomik olarak hem ülke hem de halk sıkıntıya girer.

 

Şimdi devlet özelleşme adı altında bir çok kurumunu sattı.

 

Yetmedi, yüksek faizle döviz olarak krediler çekti.

 

Özelleşecek satılacak bir şey kalmadı.

 

Yüksek faizle dışarıdan krediler aldı.

 

Ama kriz bitmedi.

 

Son olarak da vatandaşa, döviz üzerinde yüksek faizle devlet tahvili satmak istiyor.

 

Düne kadar milli paramız TL diyen devlet yetkilileri, şimdi yastık altında ki dövizi getirin, size döviz üzerin den yüksek faizle, devlet tahvili verelim diyorlar.

 

Komik değil mi?

 

Vatandaş zaten size güvenerek dövizini bozdurdu.

 

Vatandaş da bırakın dövizi eve ekmek götürmeye zorlanıyor.

 

Bu iş yine para babalarına yaradı.

 

Ha çözüm olacak mı?

 

Yine olmayacak.

 

Dediğim gibi bir ülke üretime destek verecek.

 

Ürettiğini satacak.

 

Sen buğdayı bile yurt dışından getirirsen (!) bu krizden nasıl çıkacaksın?

 

Vatandaş sen fedakarlık yap tasarruf et deyip, devlet olarak kendin hiç bir tasarruf yapmazsan, bu halk sana nasıl güvenecek?

 

Tamam bu ülke de köprüler hava alanları yapıldı.

 

Ama üretim olmadı.

 

Üretime destek verilmedi.

 

Sonuç?

 

Her zaman sıkıştığımızda deriz ya "Allah"dan hayırlısı" tamam hayırda şerde Allah"dan gelir ama Allah da akıl vermiş kullana.

 

Kullanıyor muyuz?

 

Hayır...

 

Bizi yönetenler her zaman güne yatırım yapmışlardır.

 

Geleceğe yatırım yapan bir hükümet anlayışı, bizde hiç bir zaman olmadı.

 

"Günü kurtaralım seçimi atlatalım gerisi önemli değil" mantığı vardır.

 

Şehirlere üsten bakınca parklar bahçeler ile çok güzel görünür.

 

Ama bir yağmur yağdığında, alt yapı çöker hayat felç olur.

 

Biz şekle önem veririz.

 

Bir Hollanda"nın yüz ölçümü Konya kadar yok.

 

Ama adamlar tarım olsun, sanayi olsun bizden yüz kat ilerdeler.

 

Almanya iki dünya savaşından yenilgi ile çıkmış, ama bizden ekonomi olarak kaç kat öndeler.

 

Üstelik onlarda da doğalgaz, petrol yok.

 

Allah"ın verdiği en önemli rızıklardan bir akıldır.

 

Aklını kullanamayan herkes sıkıntı yaşar.

 

Sizce biz niye sıkıntı yaşıyoruz?

 

Düşünmek lazım.

 

Son olarak eğer ekonomik sıkıntın varsa 34 milyar dolar harcayıp 5 milyon Suriyeliyi misafir etmeyeceksin.

 

Dünyanın en akıllısı biz miyiz?

 

Bizden başka nerede 5 milyon Suriyeli var?

 

Bak yine konu akla geldi.

 

Çorbamız yok içmeye 5 milyon Suriyeliyi misafir ederiz ülkeye!

Kaynak: () - SAMSUN ETİK HABER Editör:
Etiketler: ÇORBAMIZ, YOK, İÇMEYE, 5, MİLYON, SURİYELİYİ, MİSAFİR, EDERİZ, ÜLKEYE!,
Yorumlar
Haber Yazılımı