Haber Detayı
23 Eylül 2019 - Pazartesi 09:53
 
CUMHURBAŞKANI, ADALET BAKANI, HSK VE KENAN İPEK'E AÇIK MEKTUP
GÜNDEM Haberi
CUMHURBAŞKANI, ADALET BAKANI, HSK VE KENAN İPEK'E AÇIK MEKTUP

Adalet Bakanımız Abdulhamit Gül, Türkiye'de yargıya olan güvenin yüzde 30 seviyelerinde olduğunu açıklamıştı.

 

Yargı bir ülkenin, namusu, bekası ve güvencesidir.

 

Bir ülkede yargıya olan güven zedelenirse o ülkenin temelleri sarsılır.

 

Çeyrek asır öncesine kadar ülkemizde TSK'dan sonra adalete olan güven geliyordu. En azından öyle bilgi veriliyordu.

 

Yargıya olan güvenin büyük ölçüde yara almasının nedenlerinin iyi analiz edilmesi gerekiyor.

 

Yaşanan güven erezyonunu yalnızca FETÖ'ye bağlayıp işin kolayına kaçılamaz, kaçılmamalı...

 

Her Türk vatandaşı gibi ben de gazeteci olarak yargıya güvenmek istiyorum...

 

Gazeteci olarak Samsun Adliye Sarayı'nda yaşadığım bir dizi olayı siz devlet büyükleriyle paylaşmalıyım.

 

AK Parti Samsun Milletvekili Fuat Köktaş avukatları aracılığıyla yazdığımız haber ve köşe yazıları nedeniyle Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı'na gazeteci arkadaşım Sezer Sezer ve şahsım hakkında dava açılması için suç duyurusunda bulunur.

 

Dönemin Samsun Basın Savcısı Sedat Turan, yapmış olduğu kovuşturma sonucu Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açılmasını sağlıyor.

 

İlk duruşmaya katılıyoruz...

 

Duruşmaya Fuat Köktaş'ın avukatlarından Ethem Özturan katılıyor ve bizzat kendisi davanın basın davası olduğunu ve davanın Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesi'de görülmesi gerektiğini beyan ediyor. Bunun üzerine mahkeme görevsizlik kararı alarak davayı Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderiyor.

 

Bu arada Samsun Cezaevi'nde yatan bir mahkum saldırıya uğruyor ve saldırıyı bir çetenin gerçekleştirdiği ve bazı gardiyanlarında çete üyeleriyle birlikte hareket ettiği yönünde suç duyurusunda bulunuyor.

 

Biz de suç duyurusunu haber yaparak, "Samsun Cezaevi'nde çeteler mi hüküm sürüyor?" başlığıyla mahkûmun suç duyurusunu haberleştiriyoruz.

 

Aynı savcı, sorduğumuz soruyu suç kabul ederek, "Basının sorma, sorgulama" görevini hiçe sayarak Samsun Cezaevi Müdürü'nün şikayetiyle bize dava açıyor.

 

Bu dava dosyası da yine Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılıyor.

 

Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk duruşmaya katılıyorum ve mahkeme hakimine, "Fuat Köktaş davasında görevsizlik kararı veren mahkemenin kendileri olduğunu, bu davanın da basın suçlarına bakmakla yükümlü olan Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini belirtiyorum.

 

Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesi tıpkı Fuat Köktaş davasında olduğu gibi bu davaya da görevsizlik kararı vererek Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderiyor.

 

Bu arada Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde Fuat Köktaş ile olan davamızın ilk duruşması yapılıyor ve Fuat Köktaş'ın bir diğer avukatı Yılmaz Hocaoğlu davaya katılıyor. (Hocaoğlu, 17-25 Aralık FETÖ olaylarının hemen sonrasında  AK Parti Canik İlçe Başkanlığı görevinden AK Parti tarafından alınan isimdir.)

 

Avukat Yılmaz Hocaoğlu görevli mahkemenin 2. değil 5. Asliye Ceza Mahkemesi olduğunu beyan ediyor ve dosyanın tekrar 5. Asliye Ceza Mahkesi'ne gönderilmesini talep ediyor.

 

Siz değil miydiniz yetkili mahkemenin 2. Asliye Ceza Mahkemesi olduğunu beyan eden?

 

Fuat Köktaş'ın avukatının talebini dikkate alan Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesi de görevsizlik kararı vererek görevli mahkemenin belirlenmesi için dosyayı Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderiyor.

 

Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi karar veriyor ve görevli mahkemenin Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesi olduğuna hükmediyor.

 

Fuat Köktaş davası Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 2019/719 nolu dosya ile tekrar açılıyor.

 

Bu arada Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yine 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nden gönderilen cezaevi müdürünün davası görülüyor.

 

Davaya katılıyorum ve mahkeme başkanı hanımefendiye, "Efendim davanın 5. Asliye Ceza Mahkesi'nden görevsizlik talebinde bulunarak size gelmesini kendim talep ettim ama Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi benzer bir davada görevli mahkemenin 5. Asliye Ceza Mahkemesi olduğu kararı verdi. Dosyanın tekrar Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ediyorum" diyorum.

 

Mahkeme, görevli mahkemenin 2. Asliye Ceza Mahakemesi olduğuna karar verirken duruşmaya katılmayan Samsun Kapalı Cezaevi Müdürü'nün zorla getirilmesine hükmederek davayı ileri bir tarihe erteliyor.

 

Dava Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 2019/351 nolu dosyada devam ediyor.

 

Samsun'da genç yaşına rağmen ceza davalarında isim yapmış 3-4 avukattan biri olmayı başarmış bir avukata Fuat Köktaş ile olan dava dosyasını gösteriyorum ve bana dosyayı inceleyerek "dosyadan ceza alman mümkün değil ama karşında Fuat Köktaş var" diyor..!

 

Şimdi Fuat Köktaş ile olan davamda Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesi bizi basın olarak kabul etmiyor ve dosyayı 5. Asliye Ceza Mahkemesi'ne geri gönderiyorken, Samsun Cezaevi Müdürü'nün şikayeti ile başlayan davada ise bizi basın olarak kabul ediyor!

 

Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki 2019/719 no'lu dosya ve Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki 2019/351  nolu dosya incelendiğinde her şey anlaşılacaktır.

 

Ben 2004 yılından bugüne aralıksız basın sektöründe çalışmaktayım ve aralıksız gazeteci olarak sigortam ödenmektedir.

 

Yine dava konusu olan yazılarım, Samsun Vergi Dairesi'ne "Bağımsız Gazetecilik" koduyla kayıtlı olarak vergisini yatıran işletmede yazılmıştır.

 

Devletin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bizi basın/gazeteci kabul ediyor ve 2004 yılından bu yana sigorta primi alıyor. Vergi Dairesi bizi basın kabul ediyor ve vergisini alıyor. Cezaevi Müdürü'nün suç duyurusu ile başlayan davada basın kabul ediliyor ve Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde basın olarak yargılanıyoruz.

 

Ama AK Parti Samsun Milletvekili Fuat Köktaş davasında mahkemeler bizi basın olarak kabul etmiyor..!

 

Yapmış olduğum araştırma sonucu karşı tarafın AK Parti Milletvekili olmasıyla alakalı olmadığını çünkü Samsun'da başka AK Partili isimlerin davasında bu ayrıcalığın yaşanmadığını tespit etmiş durumdayım.

 

Samsun'da AK Parti Samsun Milletvekili Fuat Köktaş ile İlkadım Belediyesi eski Başkanı AK Partili Erdoğann Tok dışındaki tüm AK Partili isimlerin davalarının normal seyrinde devam ettiği ortada.

 

Hatta Cumhurbaşkanı'na hakaret ettiği gerekçesiyle yargılanan Av. Suat Uzun dahi yargılandığı davadan beraat etmiş durumda...

 

İddialar odur ki:

 

Samsun'da 3 aylık seçim döneminde vekaleten Adalet Bakanı olarak görev yapan ve Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından Yargıtay üyeliğine atanan eski Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek'in Samsun Adalet Sarayı'nda ismi kullanılarak Fuat Köktaş ve Erdoğan Tok konusunda tolerans sağlanmakta.

 

Şöyle ki:

 

Yargıtay üyesi Kenan İpek'in öz yeğeni olduğunu söyleyen bir isim Samsun'da gazetecilik yapmaktadır.

 

Sözkonusu gazetecinin Samsun Adliyesi'nde Kenan İpek'in öz amcası olduğunu öne sürerek menfaat temin ettiği kişilerin davalarına müdahil olarak hakim ve savcılara baskı uyguladığı öne sürülüyor.

 

Bu gazetecinin Erdoğan Tok'un İlkadım Belediye Başkanı olduğu dönemde İlkadım Belediyesi'ne düzenli her ay canlı yayın adıyla 25 bin lira fatura kestiği vurgulanıyor.

 

Yine aynı gazetecinin belindeki rahatsızlık nedeniyle bizzat Erdoğan Tok tarafından başka bir şehre götürülerek ameliyat ettirildiği Samsun'da konuşulmakta.

 

Bu gazetecinin öz amcası olduğunu belirttiği Kenan İpek'in ismini kullanarak Fuat Köktaş ve Erdoğan Tok ile ilgili davalara müdahil olduğu ve bu iki isimle ilgili Samsun Adliye Sarayı'ndaki dosyalarda lehte kararlar çıkmasını sağladığı öne sürülüyor.

 

Yargıtay Üyesi Kenan İpek'in yaşanan bu olaylardan haberi var mıdır biz bilmeyiz.

 

Eğer iddia edildiği gibi bir gazeteci amcası olduğunu öne sürdüğü Sayın Kenan İpek'in adını kullanarak Samsun Adliye Sarayı'nda iş takipciliğine soyundu ise Samsun'daki hakim ve savcıların vermiş oldukları kararlar nedeniyle suçlanmalarının ne kadar doğru olacağı tartışılır.

 

Bu gazetecinin ayrıca Samsun Gazeteciler Cemiyeti eski Başkanı olan ve Hrank Dink Davası'nda ifadesi alınan isimle birlikte hareket ettiği vurgulanırken, eski Cemiyet Başkanı olan şahsın avukat olan eşinin de Kenan İpek'in amcası olduğunu belirten gazeteci adına adliyede iş takibi yaptığı iddialar arasında.

 

İddiaların Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Sayın Adalet Bakanımız Abdulhamit Gül ve Sayın HSK yetkilileri tarafından incelettirilmesi ve Sayın Kenan İpek'in adı kullanılarak Samsun'da maddi menfaat temin edenler varsa ivedilikle cezalandırılmaları için gerekli çalışmanın yapılmasının yanı sıra Sayın Kenan İpek'in adı kullanılarak hakim ve savcılar üzerinde baskı kuruluyorsa bu baskıdan hakim ve savcılarımızın kurtarılmasını arz ederim.

 

Berat GONCA

Kaynak: () - SAMSUN ETİK HABER Editör:
Etiketler: CUMHURBAŞKANI,, ADALET, BAKANI,, HSK, VE, KENAN, İPEK'E, AÇIK, MEKTUP,
Yorumlar
Haber Yazılımı