Haber Detayı
17 Aralık 2018 - Pazartesi 10:09
 
Cumhurbaşkanımız bu yazıyı görmesin!
GÜNDEM Haberi
Cumhurbaşkanımız bu yazıyı görmesin!

Samsun'da devletin en önemli makamlarından birinin başındaki yetkiliyi Samsun yargısının önemli isimlerinin uluslararası uyuşturucu kaçakçısı olarak bilinen ve yurtdışında kaçak olarak yaşayan şahıs lehine yanıltarak yönlendirmede bulunduğunu geçtiğimiz günlerde bizzat öğrendim.

 

Yanıltarak yönlendirme eylemini bizzat devlet kurumunun başındaki kişiden dinlemiş olmasaydım bu eyleme beni kimse inandıramazdı.

 

Uluslararası uyuşturucu kaçakçısı olarak nam salan ve yurtdışında kaçak olan şahıs için Samsun'da devletin en önemli makamlarının birinin başında olan devlet yetkilisini, yargının Samsun'daki en yetkili iki makamının başındaki kişilerin yanıltarak yanlış yönlendirdiği bilgilerinin tarafıma ulaşması üzerine elimdeki belge ve bilgileri karıştırmaya başladım.

 

Çıkan sonuç ne mi?

 

Samsun'da adalet sistemi "SOS" veriyor!

 

Bu cümle için, "Çok iddialı" yorumunu yaptınız elbet.

 

Ama, inanın Samsun'da yaşanan adalet rezaleti karşısında en hafif cümle "SOS" kavramıdır.

 

Şimdi sizinle Samsun'da yaşanan bir dizi olayı paylaşacağım ve olayları incelediğinizde "SOS" kelimesinin hafif kaldığını onaylayacaksınız.

 

Samsun'da 11 Haziran 2017 tarihinde S.B. kod adlı şahıs, bir vatandaşa karşı silahlı eylem gerçekleştirir.

 

Vatandaşa karşı giriştiği silahlı eylem sırasında saldırıya uğrayan vatandaşın dışında tesadüfen olay yerinde olan bir vatandaş daha yaralanır.

 

İki kişiyi yaralayan S.B. anında gözaltına alınır ve nöbetçi savcılık tarafından serbest bırakılmasının hemen akabinde aynı gün Atakum İlçesi'nde İsmail Batur isimli vatandaşı ağır yaralar.

 

S.B., İsmail Batur'u silahla vurması eylemini neden gerçekleştirdiği ile ilgili soruya, ifadesinde, "Mahalle Muhtarı A.A. hakkında sosyal paylaşım sitesindeki hesabından hakaretler etmiş. ve A.A. azmettirici değildir" diyordu.

 

Kim bir muhtara hakaret ettiği gerekçesiyle birine silahlı saldırı düzenler!?

 

Dava, Samsun 10. Asliye Ceza Mahkesmesi'nde 2018/141 Esas no'su ile devam etmekte.

 

Mahalle Muhtarı A.A.'nın uluslararası uyuşturucu kaçakçısı olarak nam salan ve yurtdışında kaçak olan şahıs ile bağlantılı olduğu kamuoyunda bilinmekte.

 

Devletin kamuoyunda konuşulanlarla hareket etmediğini biliyoruz.

 

Şimdi, "Muhtar ile uyuşturucu kaçakçısı arasındaki bağlantı hakkında somut bir delil var mı?" diye soranlar olacaktır elbette.

 

Uluslararası uyuşturucu kaçakçısı olarak nam yapan ve yurtdışında kaçak olan şahsın anneden dolayı akrabası olan Av. E.A. mahalle muhtarının sorumluluk alanındaki mahallenin tüm gençlerine adam yaralamak, cana ve mala kastetmek gibi örgütlü olduğu düşünülen ama bireysel suç kapsamında görülen davalarını üstlendiği bilinmekte.

 

Aynı avukatın mahalle muhtarının 50 bin lira haraç istediği iddia edilen bir işadamına parayı vermemesi üzerine devreye girdiği ve işadamına, "Bizim Gürcistan'a kaçırdığımız onlarca insan var. Cezaevinde de onlarca insana bakıyoruz. Ben .... Mahallesi'nin tüm davalarına bakıyorum. Bir belediye başkanının isteği üzerine Samsun'da adam vurdurduk. Bizden habersiz Samsun'da kimseye tokat dahi atılamaz..." gibi söylemlerle tehdit ederek, istenen 50 bin liranın verilmesi için gözdağı verdiği de bilinmektedir.

 

Avukatın kaçırılan suçluların yaşadığı ülke olduğunu belirttiği Gürcistan'da akrabası olan uluslararası uyuşturucu kaçakçısı olarak nam yapan kanun kaçağı da bu ülkededir ve yüzlerce kişiyi kurduğu şirkette çalıştırmaktadır!

 

Avukatın tehdit dolu konuşması kayıt altına alınmıştır ve kayıt Samsun Barosu'na sunularak avukat hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur.

 

İlginçtir, sonuç: "Takipsizlik"

 

Dosyanın Barolar Birliği'ne taşınacağı da bilinmektedir.

 

Bitti mi?

 

Hayır...

 

Samsun'un Atakum İlçesi Adnan Menderes Bulvarı'nda 5 Temmuz 2016 gecesi iki kişi bir bayanı darp ettiği şikayeti üzerine olay yerine polisler sevkedilir.

 

Bayanı darp ettiği ileri sürülen iki kişiden biri olaya müdahale etmeye çalışan polislerden birinin yere düşen silahını alarak polis memurunun kafasına dayadığı ve ateşlemesine rağmen silahın tutukluluk yapmasıyla polis memurunun canını kurtardığı öne sürülür. Diğer polisin silahıyla olaya müdahale etmesiyle saldırganlar etkisiz hale getirilir.

 

Polisin silahı ile polisi vurmaya kalktığı öne sürülen G.S.'nin aynı uyuşturucu kaçakçısıyla anneden dolayı akrabası olan şahıslarla akrabadır.

 

Olayın üzerinden bir yılı aşkın zaman geçmiştir ki, aynı G.S. bu defa Samsun'un İlkadım İlçesi 56'larda karıştığı bir olaya müdahale eden yunus polisinin kolundan bıçakla yaralanmasına neden olur.

 

Atakum'da bir polisimizi neredeyse şehid edecek olan G.S., bu defa da İlkadım'da bir polisimizin yaralanmasına neden olmuştur.

 

Normal şartlarda tutuklanması gerekiyor değil mi?

 

Hayır!

 

Elini kolunu sallayarak Samsun sokaklarında geziyor.

 

G.S. boş durmuyor ve 15 Haziran 2018 tarihinde Atakum İlçesi Güzelyalı Mahallesi'ndeki bir kafede çıkan bir olayda daha beliriyor.

 

Polis olay çıkaran gruba biber gazıyla müdahale ediyor.

 

Biber gazından etkilenenler G.S. tarafından Atakum'da özel bir hastaneye götürüyor, hastanede müdahale eden doktor ve güvenlik görevlilerine saldırarak darp ediyor.

 

Doktor ve güvenlik görevlilerini darp eden G.S. Atakum Denizevleri Polis Merkezi'ne giderek teslim oluyor.

 

Sonuç mu?

 

G.S., nöbetçi savcılık talimatı ile serbest...

 

Bu olayın toplumda infial oluşturması üzerine Samsun Valisi Osman Kaymak devreye giriyor ve G.S. nihayet tutuklanıyor.

 

Bitti mi?

 

Hayır...

 

Yine uluslararası uyuşturucu baronu olarak nam salan yurtdışındaki kanun kaçağının anneden dolayı akrabası olan gruptan biri Samsun'un Çarşamba İlçesi'nden bir partimizden belediye başkanı olabilmek için aday adaylık başvurusunda bulunur...

 

Aynı partiden Samsun'da bir hastanemizde çalışan Profesörde Çarşamba'dan aday adaylık başvurusunda bulunmaya hazırlanır.

 

Bunun üzerine Profesörün Samsun'un Atakum İlçesi'nde yaptırdığı kafe inşaatında şüpheli yangın çıkar.

 

Kafe, demir iskelelere tahta monte edilerek yapılmaktadır. Yani nostaljik bir mekan olacaktır.

 

Yaşanan şüpheli yangın üzerine bitme aşamasındaki kafe kül olur ve Profesör 300 bin lira zarara uğrar.

 

Aday adaylık başvurusu için hazırlanan profesörün gözü korkar ve çalıştığı kuruma istifasını vermez. Yani aday adayı olmaktan artık vazgeçmiştir.

         

Kafede yaşanan yangın ile ilgili gözaltına alınan bir şüpheli beklenildiği gibi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılır.

 

Şimdi, soru şu: "Bu uluslararası uyuşturucu kaçakçısı adliye de bu kadar etkili ise ve bürokrasiye de nüfuz edebiliyorsa, nasıl gazetecilik yapıyorsunuz?"

 

Bilindiği gibi, söz konusu kanun kaçağı beni tehdit etmekten de ceza almıştı.

 

Şehrimde gazetecilik yaparken yaşadığım baskıları tahmin bile edemezsiniz.

 

Size örnek:

 

Sitemizin köşe yazarlarından Yunus Ayaz hakaret suçu nedeniyle cezaevine konulur.

 

Tutuklu olarak yattığı Samsun Kapalı Cezaevi'nde saldırıya uğraması üzerine cezaevi yönetimi ve saldırıyı gerçekleştirenler hakkında suç duyurusunda bulunur.

 

Suç duyurusunu, "Samsun Cezeevin'de çeteler mi hüküm sürüyor?" başlığıyla haberleştiriyoruz.

 

Ayaz'ın suç duyurusu ile başlatılan soruşturma sonucunda saldırıyı gerçekleştiren bir kişi disiplin cezası alır.

 

Soruşturma sonucu alınan cezayı da belgesiyle haber yapıyoruz.

 

Başka bir ilde başsavcı iken Samsun'a savcı olarak atanan ve Basın Savcısı olarak görevlendirilen Sedat Turan yaptığım haberi alarak, "Samsun Cezeevin'de çeteler mi hüküm sürüyor?" başlığında kurumu zan altında bıraktığımız gerekçesiyle Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 2018/1309 Esas Sayılı hakkımda dava açıyor.

 

Gazetecinin haber başlığında çarpıcı başlıklar atmasının olağan olduğu hükmünü veren birçok üst mahkeme kararı varken, gazetecinin sorma sorgulama gibi görevleri varken, savcı, "Sen nasıl soru sorarsın?" diye hakkımda dava açılmasını sağlamış.

 

İstediği ceza ne peki?

 

TCK 53. Madde.

 

Yani Kamu hizmeti ve kamu hizmeti olarak kabul edilen meslekleri icra edemez maddesinden yargılanmamızı istemiş.

 

Gazeteci kamu yararına çalışır. Sayın savcı Turan, "Berat Gonca gazetecilik yapmasın. Kamu yararına, millet, devlet yararına çalışmasın. Yanlışları sorgulamasın. Kamu benim" demiş!

 

Cezaevi yönetimine hakaret etmişiz. Nerede etmişiz? Soru sormuşuz. Ne demişiz? "Cezaevinde çeteler mi var?" demişiz. Diyemez miyiz? Var mı yok mu? Biz sormuşuz. Cevabını vermek kurumun, varsa dava açmak savcının işidir. Sizin işiniz soru soran gazetecilere mi dava açmak? Velev ki, yok ya, "hakaret var" diyelim, TCK'nın hakaret suçunu kapsayan 125. maddesinin alt bendlerinden değil de "53. Madde"den dava açmak neyin nesi?

 

Şimdi biz kamuoyunun tepki gösterdiklerine haber yapıyoruz diye mi hakkımızda ipe sapa gelmez davalar açılıyor? Bunca bilgi ve bağlantıdan sonra ve bunlar mahkemelerde delil olarak varken, ben çıkıp, "Talimatı kaçakçılardan mı alıyorsunuz, canınızdan mı korkuyorsunuz? diye sorsam olur mu?

 

Ama sormayacağım...

 

Daha neler var da burada kesiyorum. Ve diyorum ki; bir ülkede adalet yoksa, cumhurbaşkanımız ne yapsın, valimiz ne yapsın, milletimiz ne yapsın?

 

 Vatan evladı polislerimizin, askerlerimizin cansiperhane vatan savunmasında devletimiz ne yapsın?

 

Bir sonraki yazımda buluşmak umuduyla...

 

Kaynak: () - SAMSUN ETİK HABER Editör:
Etiketler: Cumhurbaşkanımız, bu, yazıyı, görmesin!,
Yorumlar
Haber Yazılımı