Haber Detayı
19 Kasım 2019 - Salı 08:59
 
Esnaf Ahlakı Üzerine…
GÜNDEM Haberi
Esnaf Ahlakı Üzerine…

Toplumsal yozlaşmanın içindeyiz.

 

Ahlaki-etik kurallar birer birer yıkılıyor.

 

Mahalle bakkalları göçtü; yerini süpermarketler aldı.

 

Eskiden, sigaraya başlayan çocukları, içki içen  yeni yetmeleri sessizce gözetleyen, gereğinde kulağını çeken veya ailesine haber veren bakkallar kapandıktan sonra, yerini –paran olmazsa- sakız bile alamayacağımız marketler aldı.

 

Fakir-garibanın sığınağı olan veresiye defterleri ve o defterlerdeki borçları sildiren zenginlerimiz “beyaz atlara binip gittiler.”

 

Esnafı ve ticareti kontrol eden loncalar kapanalı çoook oldu. Yerini alan odaların yöneticileri, gelecek seçimleri-kendilerine verilecek oyları düşünerek üç maymunu oynar oldular.

 

Tabip –diş hekimi-eczacı-esnaf-sanatkar-zenaatkar odaları Adıvar kendi yok oldular. Yönetimleri gazetelere beyanat vermekten ve siyasetle uğraşmaktan, esas işlerine zaman ayıramaz oldular.

 

Tabip odaları, tebabet nizamnamesini unuttu; gitti. Beyaz önlükleri ile boy boy poz veren hekim-hastahane reklamlarını görmezden gelmeyi tercih eder oldu. Yasa ve yönetmelikleri uygulasa, gelecek seçimlerde oy alamayacağının bilincinde…

 

Esnaf- zenaatkar odalarında, ne “pabucu dama atacak” pirler-ustalar; ne de oda yönetimlerini eleştirecek yürekliler kaldı.

 

Nerede o erler kii, malı-hizmeti kusurlu çıkan esnafın-ustanın pabucunu dama atsın.

 

Nerede o meslek odaları ki, adaba-etiğe-usule aykırı işler yapan üyelerini cezalandırsın.

 

Böyle olunca da…

 

Balık baştan kokuyor.

 

Demokrasini dördüncü kuvveti olan “basın” sermaye çevreleri ile  “tamamen duygusal” ilişkilere girince…

 

Her gazetenin, televizyonun bir asıl sahibi ortaya çıkıyor..

 

Sonrası, “sahibinin sesi” plaklarından şarkılar dinlemeye devam….

 

Hatırlıyorum… Bir zamanlar köşe yazarlığı yaptığım bir gazetede “görünmeyen patron”u eleştirince… “Yazılarıma ara vermem” uygun görülmüştü.

 

“Öyle bir demokrasinin esnafı nasıl olur?” derseniz…

 

Seneler önce patlak lastik şüphesiyle gittiğim bir lastikçide, lastiğin patlak çıkmamasına rağmen -uzattığım bütün parayı bozamaması üzerine teklif ettiğim 1-2 TL eksik para yüzünden neredeyse kavga etme noktasına varacaktık.

 

Ve son olarak 3 gün önce, bir benzinlikte yaşadığım olay…

 

Yer: Merzifon Kayadüzü (Belvar) Shell petrol. (Merzifon 12 km)

 

385 tl benzin aldığımda ön camı silmeniz rica ettiğim çalışanı bana yıkamayı gösterdi. Halbuki plastik kovadaki sabunlu su ve fırça pompanın yanında duruyordu.

 

Yıkamada 3 tl ile çalıştırdığım pompayı kendim kullanarak camı yıkadım.

 

Ben 3 tl verdiğim için fakir olmadım. Sanırım onlar da 3 tl ile zengin olmadılar.

 

Ama yerlere düşen ticari ahlak oldu.

 

....

 

Niye mi bunları yazıyorum?

 

Bu davranışları kanıksayıp aldırış etmediğimiz için…

 

Zira, geçmişte şöyle bir olay da yaşamıştım.

 

On sekiz-yirmi yıl önce, bir bilimsel kongre için Trabzon’a gitmiştim. Kaldığımız misafirhanenin hemen yanındaki bir lokantada akşam yemeği yedim. Hesabı ödemek için “bütün” para uzattığımda, lokantacı bozuğunun olmadığını söyleyerek geri uzattı.

 

“Bozdurarak almasını” istedim.

 

Cevabı, ”Ağabey, sonra verirsin” oldu.

 

Yabancı ve misafir olduğumu tekrar gelemeyebileceğimi söyleyince, “Abi, gelirsen bırakırsın. Gelemezsen helali hoş olsun.” dedi.

 

Mecburen ertesi akşam, aynı lokantaya tekrar gittim.

 

Şimdi merak ediyor ve soruyorum…

 

Hangi market, açım diye kapısına gelen fakire bir ekmeği parasız verir?

 

 

İşin bir diğer yönü daha var…

 

Sokaklarda bu kadar Arap dilenciyi görünce.. Sizin içinizden yardım etmek geçiyor mu?

 

Yoksa, benim gibi mi düşünüyorsunuz?

 

Ben, “Bizim fakirimiz bize yeter” demeyi tercih ediyorum.

Kaynak: () - SAMSUN ETİK HABER Editör:
Etiketler: Esnaf, Ahlakı, Üzerine…,
Yorumlar
Haber Yazılımı