Haber Detayı
29 Mart 2020 - Pazar 11:33
 
KORONA GÜNLÜKLERİ-2
GÜNDEM Haberi
KORONA GÜNLÜKLERİ-2

Sevgili okurlarım karantinaya devam ediyoruz. Evde kalmakta yarar var. Özellikle gençlerin çok daha dikkatli olmasını isteyeceğim. Hastalık size zarar vermeyebilir ama taşıyıcı olma riskinizi de göz ardı etmeyiniz lütfen.

 

Eski tarihlerde televizyon tek kanalken, sıklıkla arıza yaptığında ve yayın kesildiğinde Necefli maşrapa, kompresör tabancısı ile yer delen adam resmine şimdi düzelecek diye saatlerce bakan bir nesil olan bizlerden daha şanslı şimdiki gençler.

 

Bu karantina sanırım anne ve babalar ile yeni nesil çocukların teknoloji merakları arasında da bir barış ortamı yaratmıştır. Eskiden elinde telefon, tablet veya bilgisayar klavyesi gördüğümüzde kızdığımız çocukların kapalı bir ortamda sessiz vakit geçirmelerini, hatta yarım kalacağı kesin eğitimlerinin tamamlanmasında bir vasıta olmasını sağlayan teknolojiye pek çok ebeveynin dua ettiğini de duyar gibiyim.

 

Tüm bunlara rağmen kişisel temizliğimize ve hijyen kurallarına, sosyal mesafeye (ki bu yanlış anlaşılmalara yol açan ifadeye dair biz yazı yazmam gerek) uymakta yarar var. Aksi takdirde iki seçeneğimiz var. Ya bu dertten kurtulur, maddi manevi en az hasar ile atlatırız veya bir naylon poşet içinde kireç dolu çukura konup iş makinesi ile defnediliriz.

 

İki seçenek demişken aklıma bir fıkra geldi. İkinci dünya savaşının en şiddetli çatışmalarının yaşandığı günlerde iki arkadaş askere alınır, eğitimleri biter ve uçakla cepheye yollanırlar.

 

Askerlerden biri sıradan bir çiftçi çocuğudur, vatan borcu der ve giderken diğeri istatistik uzmanıdır. Yol uzun taaaa Amerika’dan Avrupa’ya gideceklerdir. Yolda karşılaşacakları sorunlarla ilgili sohbete başlarlar.

 

Bizim istatistik uzmanı sazı alır eline başlar olasılık hesaplarına. Bak dostum der. Savaşa ve cepheye gidiyoruz. Önümüzde iki olasılık var. Alman hava sahasına girince ya bir Alman savaş uçağı tarafından vuruluruz veya yolumuza devam ederiz.

 

Vurulursak ölürüz bu en kolayı. Ama vurulmazsak ve hedefin üzerine gelirsek iki alternatifimiz var. Birincisi paraşütle atlarız ve paraşütümüz açılmazsa ölürüz, diğer alternatif ise paraşütümüz açılır ve aşağıya ineriz.

 

Aşağıya indik, iki alternatifimiz var. Ya cephede vurulur ölürüz veya esir düşeriz. Esir düşersek iki alternatifimiz var. Bizi bir esir kampına yollarlar. Burada iki alternatifimiz var, bizi ya yakarlar ya da kağıt yapmak üzere fabrikaya yollarlar. Yakarlarsa problem yok ölürüz.

 

Ama kağıt yapılmak üzere bizi fabrikaya yollarlarsa iki alternatifimiz var. Ya mektup kağıdı, gazete kağıdı yaparlar ki bu en iyi seçenek, ya da tuvalet kağıdı yaparlar. Mektup kağıdı olursak sorun yok ama tuvalet kağıdı yaparlarsa dostum işte o zaman boku yedik demektir.

 

Sevgili dostlar, küreselleşen dünyada artık Çin’de kanat çırpan bir kelebeğin Samsun’da fırtınalar yaratabileceğini yani kelebek etkisini görüyoruz. Bu yüzden önümüzde iki seçenek var.

 

Ya evde oturup, kendi kişisel gelişimimizi sağlayacak aktiviteler ve uzun zamandır hasret kaldığımız aile içi sohbetlerimizi yapacağız (ki bu önerilen en uygun seçenektir) veya yerel tabirle bana bir şey olmaz deyip zilingir zağar gibi sokaklarda dolaşıp, hastalığa açık hale geleceğiz.

 

İlk seçenekte en fazla evdekilerin yaradılış nedenlerini ve neden onlarla aynı ortamda bulunmak zorunluluğunuzu sorgular, karmanızı temizlersiniz. Ama asla birbirinizi temizlemeye kalkmayın.

 

Şayet sokaklara akıp karantinaya uymazsanız ve ikinci seçeneği tercih ederseniz tıpkı tuvalet kağıdı fıkrasındaki gibi bir sonla da karşılaşabilirsiniz benden söylemesi.

 

Siz bilim adamlarını dinleyin ve evde kalıp karmanızı temizleyin, sağlıcakla kalın…

Kaynak: Editör:
Etiketler: KORONA, GÜNLÜKLERİ-2,
Yorumlar
Haber Yazılımı