Haber Detayı
12 Nisan 2019 - Cuma 08:21
 
Siyasetçiler birbirini çekemeyen tüccar gibiler
GÜNDEM Haberi
Siyasetçiler birbirini çekemeyen tüccar gibiler

Bir kasaba iki tane aynı işi yapan tüccar varmış. Aralarında inanılmaz bir rekabet, inanılmaz bir iktidar savaşı varmış. İktidar derken, sadece tek güç olayım, bütün maddi manevi güç ben de olsun savaşı varmış. İşimizi geliştirelim, gerekirse birlikte yeni ürünler getirelim halka tanıtalım, halkın işini daha kolay yapması için güç birliği yapıp, tek başımıza getiremeyeceğimiz araçları, gereçleri birlikte getirelim halka yardımcı olalım diyeceklerine. Birbirlerinin kuyusunu nasıl kazarız derdindeymiş bu iki tüccar. Bir gün bu iki tüccarın birisi iş yerinin deposunu karıştırırken bir tane lamba bulmuş. Lamba meğerse sihirliymiş. Lambayı okşayınca içinden bir cin çıkmış.

 

Lambanın içinden çıkan cin demiş ki:

 

"Dile benden ne dilersen. Ne istersen yapacağım. Sadece tek bir dileğin olacak. Ama istediğin dileğin iki katını da rakibin olan tüccara vereceğim" demiş.

 

Bizim tüccar düşünmüş. Ben bu cine servetimin yarısını kaybet dersem, bu cin benim dediğimin iki katını rakibime verecek. Dolayısı ile rakibim iflas edecek demiş ve cine:

 

"Benim servetimin yüzde ellisini bana kayıp ettir. Ama isteğimin iki katını da rakibime vereceksin değil mi?" Demiş.

 

Cin; "Tamam" demiş ve dediğini yapmış. Bizim uyanık tüccar servetinin yüzde ellisini kayıp etmiş. Tabi cin istediğinin iki katını da rakibine verdiği için. Rakibi servetinin yüzde yüzünü kayıp etmiş ve iflas etmiş.

 

Bizim uyanık tüccar da servetinin yarısını kayıp etmesine rağmen, rakibi iflas ettiği için çok mutlu olmuş.

 

Ama bir şeyi unutmuş. Tek uyanık olan kendisi değilmiş. Başka bir tüccar burada bu işi yapan tek bir kişi var ben de buradan para kazanırım diye düşünüp. Bizim uyanık tüccarın kasabasına büyük bir sermeye ile aynı işi açmış. Tabi bizim uyanık tüccar servetinin yarısını kayıp ettiği için, kasabaya yeni gelen bu tüccar ile baş edemeyip oda iflas bayrağını çekmiş.

 

Şimdi bu ne alaka diyeceksiniz? Aslında çok alaka bu hikayeden çıkan dersi hayatın bir çok alanın da kullanabiliriz.

 

Ama ben, bizim şu siyasetçiler için kullanmak istiyorum. İktidarı muhalefeti ayırmadan hepsini katarak diyorum.

 

İçlerin de öyle bir hırs öyle bir iktidar savaşı var ki! Bana göre tek dertleri birbirlerini yok etmek.

 

Rakibim yok olsun da nasıl olursa olsun, sonucu ne olursa olsun bunlar önemli değil kafasını taşıyorlar.

 

Birbirleri hakkında bir tane olumlu bir şey söylemiyorlar.

 

Halkı daha fazla nasıl mutlu ederiz, refah için de yaşatırız düşünen yok.

 

İlime bilime nasıl ağırlık verebiliriz?

 

 Ortak akıl kullanan yok.

 

İyi bir oluşumda ne muhalefeti, ne iktidarı birbirini tebrik eden yok.

 

Bizim iki tüccar gibi halkı düşünmek yerine bir birlerinin kuyusunu nasıl kazabilirim derdindeler.

 

 Hatta bu uğurda birbirlerine etmedikleri hakaret kalmıyor.

 

İktidar diyor ki! "Her şeyi ben bilirim."

 

Muhalefet diyor ki "Her şeyi biz biliriz."

 

Halk ne diyor?

 

Derdi ne?

 

Beklentisi ne?

 

Esnafın sorunu ne?

 

Emeklinin, memurun, öğrencinin beklentisi ne?

 

Bunu düşünen yok.

 

Bu durum yeni değil ve yıllardır var.

 

Onlar bir biri cebelleşme derdindeyken halk ezilip gidiyor farkın da bile değiller.

 

Ama biri birgün çıkar ve aynı anlattığım hikayede olduğu gibi, taze bir güç ile o iktidarı, o muhalefeti elinizden alır.

 

Örnek mi?

 

İşte 20 sene önce ki partiler de birbiri ile cebelleşirken, yeni kurulan bir parti hop geldi iktidara oturdu.

 

Nerede şimdi o dönemin iktidardaki partileri?

 

Hatta muhalefet partileri?

 

Tabi yeni gelenin de gelip oturması önemli değil.

 

Kafa yapıları aynı olduğu sürece değişen bir şey olmaz.

 

Onlar yine cebelleşir.

 

Olan halka olur.

 

Sonra başka biri gelir ve bu böyle devam gider.

 

Ama ülke asla gelişmez.

 

Dışa bağımlılık devam eder, soğan bile ithal edilir.

 

İki yol yaptık diye övünülür.

 

 Paranla uçak satın almak için bile elin yabancısının kahrı çekilir.

 

Umarım bir gün biz de, iktidarı ile muhalefeti ile omuz omuza verir ve halkın her görüşüne saygı duyarak, amaçları sadece "bu halka nasıl daha çok refah sağlarım" diyen siyasetçileri görebiliriz.

 

Kendi maaşını emeklisini düşünmeyen, para için ya da makam için koltuğa oturmayan bir siyasetçi anlayışı görebiliriz.

 

İktidarı ile muhalefeti ile şöyle masaya oturup halkın çıkarı için tartışan siyasetçileri görebiliriz.

 

Kendi gibi düşünmeyenleri dışlamayan düşünceye, fikre, zikre, saygı duyan siyasetçileri görebiliriz.

 

İlime - bilime önem veren bizleri dışa bağımlı yapmayan siyasileri görebiliriz.

 

Peki gerçekten görür müyüz?

 

 Çok değil canım belki yüz sene sonra!

Kaynak: () - SAMSUN ETİK HABER Editör:
Etiketler: Siyasetçiler, birbirini, çekemeyen, tüccar, gibiler,
Yorumlar
Haber Yazılımı