Haber Detayı
08 Ekim 2019 - Salı 08:58
 
Şu Bizimkilerin Nazım Hayranlığı..
GÜNDEM Haberi
Şu Bizimkilerin Nazım Hayranlığı..

Son yıllarda, milliyetçi-ülkücü camiada Nazım Hikmet hayranlığı ve sevgisi üzerine yazılan çizilenler artmaya başladı. En son olarak, sosyal medyada  Yağmur Tunalı’ya ait olduğu ifade edilen bir yazı dolaşır oldu.

 

Ekrem İmamoğlu’nun Paris ziyareti sırasında Yılmaz Güney ve Ahmet Kaya’nın mezarlarını ziyaret etmesini eleştiren Tunalı, söz konusu yazısında, Nazım Hikmet’e ayrı bir konum açarak  “Kavga Günleri”ndeki görüşlerini tekrarlamış: “Konuşalım, bilelim, anlayalım ve yekûne bakalım. Diyelim ki, böyle böyle ârızaları var, ama şöyle yükseklikleri de var ki bizim için kalıcı olan odur. Bu bizim adamımızdır…. Nâzım büyük bir değerimizdir.”

 

Ardından Yılmaz Güney ve Ahmet Kaya’ya eleştirilerini sıralamış.

 

Bu satırların yazarı, 70’li yıllardan beri tanıdığım bir ülkücü-milliyetçi-Türkçü…

 

İnanamıyorum.

 

Gerçi, -sanırım iki yıl önce- Samsun’da verdiği bir konferansta da benzer ifadeleri kullanmıştı da, tartışma bölümünde müdahale etmiştik.

 

Hatta o gün Nazım Hikmet’i Türkiye’de iz bırakan 3-5 aydın sanatkardan biri olarak sunmuştu. Dahası Atsız’dan hiç söz etmemişti.

 

Tartışmıştık ve Atsız’ın bıraktığı izleri kabul etmişti. Nazım Hikmet hakkındaki eleştirilerimiz karşısında susmuştu.

 

Aynı ifadeleri tekrarlamış…

 

Yağmur Tunalı’yı yeterince tanıyamamışım. Hata benimdir.

 

Ama O’nun mantığı ve kabullerinden hareketle soralım:

Bence aynı-benzer çizgilerde bulunan 3 kişiden birine sahip çıkarken diğer ikisini dışlamanızdaki mantığı nasıl izah edeceksiniz?

 

Yılmaz Güney’in sinematografisi hakkında yazılmış (doğru-yanlış?) yüzlerce yazı varken ve filmleri göklere çıkarılırken; Ahmet Kaya’nın çok kaliteli sesi ve şarkıları genel kabul görürken, Nazım Hikmet’i “bizim değerimiz” diğerlerini “tu kaka” kabul eden mantık nasıl bir gerekçe kullanmaktadır? Üçünün birbirlerinden farkı nedir?

 

Konuyu sosyal medyada tartışırken, çok sevdiğim ve kültürel konulardaki çalışmalarını takdir ettiğim Namık Kemal Zeybek de dahil oldu ve kültür bakanlığı döneminden Nazım Hikmet hakkındaki bir konuşmasını tekraren yayınladı. Sayın Zeybek, o konuşmasında diyordu ki: Nazım’a, “komünisttir, vatan hainidir diyenler yanlıştır. Nazım büyük bir şairdir, Türkçeyi en iyi kullanan şairlerden biridir." Arkasından Nazım’ın 13-14 yaşındaki şiirlerinden örnekler vererek Türkçü olduğunu belirtiyordu.

 

Konuşmasının tamamını dinlediğimizde, klasik siyasetçi ifadelerini görmekteyiz. Nazım’ı memleket hasreti taşıyan şiirleri sebebiyle Türk ve Türkçü olarak sevgisini ifade ediyor…

 

Nazım’ın Azerbaycan günlerinden ve “Kurtuluş Savaşı Destanı”ndan bahsederek görüşlerini savunuyor.

 

Söylenecek çok şey var…. Değişik Türkçü aydınlar tarafından nakledilen, Nazım’ın Bahtiyar Vahapzade ile anekdotları, Kurtuluş Savaşı’ndaki tutumu, “28 Teşrin-i Sani” isimli şiirinden bahsetmeyeceğim…

 

Nazım gibi biri için, dostlarımın kalbini kırmak istemem…

 

Ama Sayın Zeybek ve Tunalı,

 

 Şunu biliniz….

 

Sizin kültürel konulardaki çalışmalarınızı ilgi ve zevkle okurum..

 

Ama…

 

Nazım konusundaki ifadeleriniz gönlümü kanatıyor.

 

Ne sizin ne başka bir kişinin siyasi konumları nedeniyle söylemek-savunmak durumunda kaldıkları görüşlere inanmak-kabul etmek zorunda değilim….

 

Onlar siyaseten söylenmiş sözlerdir.

 

Sayın Zeybek’in görüşlerini, o zamanlar sadece başlık olarak okumuştum. Bu gün siz siyasetten ziyade kültür adamı kimliğinizde iken, o konuşmanızı dinliyorum.

 

Keşke o konuşmayı hiç yapmasaydınız..

 

Kanaatim odur ki: Siyaseten yapılan konuşmaların, Türkçü ideoloji açısından, ciddiye alınmaması gerekir.

 

Tıpkı sayın Zeybek’in bir zamanlar İstiklal marşımızın bestesinin değiştirilmesini gündeme getirmesi gibi…

 

Tıpkı Rahmetli Türkeş Bey’in, Nazım’dan şiir okuması gibi…

 

Rahmetli Ozan Arif’in sağlığında kendisine bu konuyu sormuştum. “Başbuğ, Nazım’ın şiirini niye okudu?” diye..

 

Demişti, rahmetli: “Aynı soruyu Başbuğuma ben de sordum, Hocam. Bana, “Oğlum, bilmez misin? Yılan panzehiri yılan zehrinden yapılır.” (Ozan Arif’in sağlığında bu konuşmayı ismini zikrederek yazmıştım.)

 

Diyeceksiniz ki: Bunca lafa rağmen Nazım Hikmet’in vatan hainliği konusunda laf etmedin; delil sunmadın…

 

Doğru… Henüz sıra gelmedi… Gönüldaşlarımın tutumu, hainlere öfkemden daha büyük acı kaynağı..

 

Zira Onlar, bir nesli ülkücü yapan ve gençleri vatan hainleri ile mücadeleye teşvik edenlerdir.

 

Nazım’ın vatan hainliği ikinci yazıya…

Kaynak: () - SAMSUN ETİK HABER Editör:
Etiketler: Şu, Bizimkilerin, Nazım, Hayranlığı..,
Yorumlar
Haber Yazılımı