Haber Detayı
23 Ağustos 2019 - Cuma 07:06
 
Tabuları yıkacağız!
GÜNDEM Haberi
Tabuları yıkacağız!

"Irk" ve "ırkçılık" Türkiye'de tabu haline getirilmiştir.

 

Her hangi bir konuşmada-yazıda ırktan bahsetmek, suçlamalara-aşağılamalara davetiye çıkartmakla sonuçlanmaktadır.

 

Türk milliyetçilerine yöneltilen en büyük suçlama da "ırkçılık"tır.

 

Hele hele Türkçülükten bahsediyorsanız... Anında "ırkçı" yaftasının yapıştırılmasına hazır olmanız gerekir. Milli reflekslerin gereği bir davranış görüldüğünde karşıtların elindeki yağlı kara boya hazırdır: "Irkçı"..

 

Öte yandan, Türk milliyetçilerine (Türkçülere) ırkçılık suçlamasında bulunanların tamamına yakını, Türklüğe mensubiyet sıkıntısı olanlardan oluşmaktadır.Onlar, etnik farklılıklarını-aidiyetlerini açıkça ifade edemeyenlerdir.

 

Bununla beraber; ister "ırkçıyım" diyenlere, ister "ırkçılığa karşıyım" diyenlere "ırk ve ırkçılığın ne olduğunu" sorunuz, alacağınız cevap bir kaç kelime-cümlelik, gazete köşe yazarlarının kalıplarından öteye geçemez.

 

Çok yakın zamanda isminin başında profesör ünvanı bulunan iki milliyetçi aydınla (kendilerini Türkçü olarak tanımlıyorlardı) konuşurken sordum: "Irk nedir? Irkçılık nedir?" Her ikisi de net cevap verememişlerdi.

 

Birkaç yıl önce, Samsun'daki etnik faaliyetlerle ilgili bir dost eleştirisi olarak yazdığım yazıyı, "Biz hepimiz aynı soydan gelen kardeşiz" anlamına gelen sözlerle bitirmiştim de... Sosyal medyada "ırkçılık suçlamalarına maruz kalmıştım. Cevabım her kesi susturmuştu: "Ben, hepimiz kardeşiz diyorum. Siz, "değiliz" diyorsunuz. Sonra da bana ırkçılık suçlaması yapıyorsunuz. Söyleyin gerçek ırkçı kim?"

 

Son günlerde, bir de genetik ırkçılar çıktı. İçlerinden birisi yüzlerce sayfalıkkitap yazmış; içinde bir tane kaynak göstermemiş.

 

Tartışacak o kadar çok şey var ki...

 

Bu çalışmamızda "ırk" gerçeğini antropoloji, genetik, linguistik ve filoloji (dil bilimi), tarih, arkeoloji,  paleografya (yazı bilimi) açısından inceleyeceğiz.

 

Bölüm I

ANTROPOLOJİK açıdan IRK:1

Antropoloji, Yunanca "anthropos" (insan) ve "logos" (bilim) kelimelerinden türetilmiştir. İnsanbilimi anlamına gelir. Antropoloji, başlangıçta, "insanlığın yazı ve tarih öncesi dönemini konu alan bilim dalı" olarak tanımlanmıştır. İnsanları ve onların kültürlerini konu alır.

 

Fizik (biyolojik) ve sosyal (kültürel) antropoloji olmak üzere iki büyük bölüme ayrılır.

 

"Fizikȋ antropoloji", insanın biyolojik yapısını ve davranışındaki değişmeleri, insan topluluklarının birbirlerinden farklılıklarını ve zaman içerisinde değişimlerini-gelişimlerini araştırır.

 

"Sosyal antropoloji" ise, kültürleri araştırır.  Bu bölüm de kendi içinde iki ana dala ayrılır. Bunlardan biri, toplumların ve kültürlerin tarihini ve tarih öncesini araştıran bilim dalıdır. Arkeoloji ile yakından ilgilidir. 

 

Sosyal antropolojinin bir alt çalışma sahası "Etnoloji"dir. Yaşayan kültürleri  araştırır.

 

Dil gruplarının tarihini, yaşayan dilleri ve kültürle ilişkilerini inceleyen "Linguistik" (Dil bilimi), etnolojinin bir bölümüdür.

 

"Tarih öncesi antropoloji", ya da "tarih öncesi arkeoloji"[1], ölü kültürleri, yazılı olmayan kaynaklardan inceler. (Şekil 1)

 

İnsan ırkları ve ırkçılık söz konusu olduğunda, başlangıçta "fizikȋ" (biyolojik) antropoloji esas alınmıştır. "Linguistik" ve kültürü konu alan "sosyal antropoloji" ise, daha geç dönemlerde ağırlık kazanmıştır.

(Devam edeceğiz)

 

 

[1] Arkeoloji kelimesi, eski Yunanca'da "eski" anlamına gelen "Arkhaios'' ve "bilgi" anlamına gelen "logos" kelimelerinden gelmektedir. "Eskinin bilimi" anlamını taşır.  "Geçmişte yaşamış veya kökleri geçmişten günümüze uzanmış canlılar, kültürler ve uygarlıklara ait her türlü fosil, alet, malzeme, yapı, yazı ve kurgusal maddi kalıntılar ile sosyal norm ve manevi kültür varlıklarını inceleyen bilim"dir. Tarih öncesi kültürlerin incelenmesi noktasında antropoloji ile birleşir.

 

Kaynak: () - SAMSUN ETİK HABER Editör:
Etiketler: Tabuları, yıkacağız!,
Yorumlar
Haber Yazılımı