Haber Detayı
14 Ekim 2019 - Pazartesi 09:55
 
Tecavüz davasında vekil savcı tahliye isterken, asıl savcı ise "Ceza 15 yıldan az olmasın" dedi
Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 2017/623 Esas nolu cinsel saldırı davasının 6. duruşmasında savcı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı tecavüz sanığı hakkında 15 yıldan az olmamak kaydıyla cezalandırılmasını talep etti.
ASAYİŞ Haberi
Tecavüz davasında vekil savcı tahliye isterken, asıl savcı ise

Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 2017/623 Esas nolu cinsel saldırı davasında, tutuklu yargılanan şüphelinin tahliyesine karar verilmesi üzerine, davaya bakan hakim ve savcılar HSK'ya şikayet edilmiş ve ardından davaya bakan hakim Hakkari'ye atanmıştı. Mağdurenin avukatı hakkında ise hakim ve savcıların şikayeti sonucu dava açılmıştı. Samsun yargısını karıştıran tecavüz davasının 6. celsesi geçtiğimiz hafta görüldü. Duruşmada polisin yoğun önlem aldığı gözlenirken duruşmaya izleyici alınmadı.

 

Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde nitelikli cinsel saldırı suçlamasıyla görülen 2017/623 Esas nolu davanın 18 Ekim 2017 tarihindeki duruşmada mahkeme başkanı ve mahkeme savcısının hazır bulunmaması üzerine davaya diğer mahkemelerden hakim ve savcı atanarak dava görüldü. Mahkeme nitelikli cinsel saldırı şüphesiyle tutuklu yargılanan İ.D. hakkında savcının tahliye edilmesi yönünde mütalaa vermesi neticesinde, mahkeme başkanı tutukluluğun devamı yönünde karşı oyuna rağmen üye hakimlerin oyları ile duruşmada adli kontrol şartı ile tahliyesine karar verdi.

 

Mahkemenin tahliye kararı sonrası mağdure F.Ö. avukatı aracılığıyla Hakimler ve Savcılar Kurulu'na (HSK) İ.D. için tahliyesi yönünde mütalaa veren Samsun Cumhuriyet Savcısı M. K. ve tahliye edilmesi yönünde oy kullanan hakimler R. Y. ile F. G. Y. hakkında, "İrtibat ve rüşvet karşılığı görevi kötüye kullanmak" iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuştu. HSK tarafından yayınlanan Yaz Kararnamesi ile Samsun 2. Ağır Ceza Hakimi olarak görev yaparken Hakkari'ye ataması yapılan R. Y.'in atamasının altında yatan nedeninin tecavüz mağduresi F.Ö'nün avukatı aracılığıyla HSK'ya yapılan suç duyurusunun neden olduğu iddia edilmişti.

 

Savcı ve hakimleri HSK'ya şikayet eden mağdure avukatı S. U. hakkında ise kendisine ait paylaşım sitesi üzerinden 19.10.2017 tarihinde yapmış olduğu paylaşımlarla, "Kurul halinde çalışan kamu görevlilerini görevlerinden dolayı hakaret" gerekçesiyle Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.

 

Yaşanan bu sürecin ardından Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen tecavüz davasının 6. duruşmasında Samsun Cumhuriyet Savcısı'ndan mahkeme heyeti, esas hakkında mütalaasını sunmasını istedi. Savcı mütalaasında: 

 

"Sanık İ.D. hakkında katılan F.Ö.'e karşı nitelikli cinsel saldırı ve nitelikli olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde gelinen aşamada;

 

Olay öncesinde katılanı tanıyan sanığın katılanla görüşmek için olay tarihinde telefonla katılanı aradığı, sanığın kendisini aradığını sonradan fark eden katılanın sanığa dönüş yapması üzerine yaptıkları görüşmede meçhul şahısların tacizine uğradığını beyan edip ağlaması nedeniyle bu durumu fırsat bilen sanığın yardım etme bahanesi ile katılanın yanına gitmeyi teklif ettiği, katılanın kabul etmesi üzerine katılanın yanına gittiği, katılanı aracına aldıktan sonra acele çıktığı için üzerine bir şey alamadığını, üzerine değiştirmesi gerektiğini belirtip katılanı suç mahalli olan ailesine ait ikamete götürdüğü, burada katılana alkol ikram ettiği, olay öncesinde alkol kullanmış olan katılanın içmeyi kabul etmemesi üzerine sanığın tek başına alkol kullandığı, bir müddet sonra yemek yemek için ikametten ayrıldıkları, yemek yiyerek tekrar ikamete döndükleri, sanığın evine gitmek isteyen katılanı makyajını tazelemesi bahanesi ile tekrar ikamete çıkmaya ikna ettiği, katılan makyajını temizlediği esnada sanığın "5 senedir aşık olduğum kız ailemin evinde karşımda oturuyor şaka gibi, utanmasam başına gelen herşey için sevineceğim, çünkü sen benimle hiç bir zaman konuşmak istemedin. Beni hep tersledin." şeklinde sözler söyleyerek katılanı öpmeye çalıştığı, katılanın sanığa müsaade etmeyip ikametten ayrılmak için ayakkabılarını giymeye çalışması üzerine sanığın katılanı çekerek yere düşürdüğü, katılanın çıkmak için tekrar kapıya yönelmesi üzerine tokat atmak suretiyle katılanı darp edip bir odaya kapattığı, bir müddet sonra üzerini çıkarıp tekrar katılanın yanına gelerek katılanı zorla yatak odasına götürdüğü, direncini kırmak için üzerine oturup tokat atarak katılanı soymaya başladığı, bu esnada katılanın elbiselerini yırttığı, katılanın direnci kırılınca cinsel organını katılanın cinsel organına sokarak yaklaşık dört beş dakika cinsel temasta bulunduğu, eylemini sonlandırınca katılanın elbiselerini üzerini toparlayarak ikametten ayrılıp şikayetçi olmak için polis merkezine gittiği anlaşılan olayda; katılanın sanığa iftira atmasını gerektirecek herhangi bir durum olmamasına rağmen kendi namusunu, iffetini ve halk arasında itibarını ortaya atarak sanığın eylemlerini anlatması, aşamasında süreklilik arz eden, kendi içerisinde çelişmeyen samimi beyanlarda bulunması, ilk aramanın sanıktan gelmesi ve olay öncesinde katılanın elbiselerinin yırtık olmadığının anlaşılması karşısında katılanın kendisinde telefon numarası dahi bulunmayan sanığa karşı kurgu yaptığı yönündeki savunmanın destekten yoksun olduğu, katılanın olayın hemen akabinde şikayetçi olmak için kolluk birimlerine gitmesi tüm dosya muhteviyatıyla birlikte nazara alındığında sanık savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, bu haliyle sanığın almış olduğu suç işleme kararının icrası kapsamında katılanı ikametine götürüp öpmeye çalıştığı, katılanın karşı koyması üzerine katılanı darp edip ikametten ayrılmasını engellediği, bu kapsamda olmak üzere katılanı bir odaya kapattığı, sonrasında başka bir odaya alarak eylemini gerçekleştirdiği bu şekilde hareket ederek üzerine atılı suçları işlediği anlaşılmıştır.

 

Açıklanan nedenlerle; sanık İ.D.'nun sübut bulan eylemlerine uygun olarak TCK'nın 102. Maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 109. Maddenin 1. 2 ve 5. fıkraları uyarına ayrı ayrı CEZALANDIRILMASINA, kasten işlediği suç sebebiyle hakkında TCK'nın 53. Maddesinde sayılan hak yoksunluklarından mahkemenizce takdir olunarak HAK YOKSUNLUKLARININ UYGULANMASINA, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin TCK'nın 63. Maddesi uyarınca sonuç cezasından MAHSUBUNA, Adli Emanet'in 2017/3754 ve 2017/3882 sıralarına kayıtlı eşyaların dosyada DELİL OLARAK SAKLANMASINA karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" dedi.

 

Oldukça gergin geçen duruşmada, mağdurenin avukatları sanığın kaçma şüphesi bulunduğunu beyan ettikleri, sanık avukatlarının ise sanığın tüm celselerde hazır bulunduğunu ve bir sonraki celsede de hazır bulunacağını beyan etmeleri üzerine mahkeme heyeti sanığın tutuklanmasına gerek olmadığına karar verdi. Duruşma 14 Kasım 2019 tarihine ertelenirken, 14 Kasım'daki duruşmada davayla ilgili karar verilmesi bekleniyor.

Kaynak: () - SAMSUN ETİK HABER Editör:
Etiketler: Samsun, Tecavüz
Yorumlar
Haber Yazılımı