Haber Detayı
20 Aralık 2018 - Perşembe 08:35
 
Uyuşturucu konusunda radikal önlemler alınmalı
Samsun Barosu Avukatlarından Alperen Carus, uyuşturucuya bulaşan gençlerin nasıl bir ceza ile karşı karşıya kalabileceklerinin farkında olmadıklarını belirterek, "Bir veya iki gram uyuşturucuyla yakalanan bir genç, 30 yılın üzerinde bir ceza ile karşı karşıya kalabilmekte" dedi.
GÜNDEM Haberi
Uyuşturucu konusunda radikal önlemler alınmalı

Uyuşturucu ve benzeri uyarıcı maddelere karşı Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) yapılan son değişikliklerle ağır yaptırımların hayata sokulduğunu belirten avukat Alperen Carus, "Gençlerin nasıl büyük cezalarla karşı karşıya kalabileceklerinin farkında olmadıkları anlaşılmakta" dedi. Cezaevlerinde yatan suçluların büyük oranının uyuşturucu suçundan yattığına şahit olunduğunu kaydeden Carus, cezaevine atarak uyuşturucuyla mücadelenin yeterli olmadığının ortada olduğu ve devletin biran önce uyuşturucu konusunda radikal önlemler alması gerektiğini belirtti.

 

Türk Ceza Kanununda son yapılan son düzenleme ile uyuşturucunun cezasının 10 yıldan başladığını belirten Alperen Carus, "Cezaevlerinde yatan suçluların çoğunluğunun uyuşturucu ve benzeri suçlar kapsamında yattığına şahit olmaktayız. Sadece para karşılığı uyuşturucu satmanın bu cezayı yaptırımı doğurduğu gibi yanlış algı içerisinde olan insanlar var. Arkadaşına uyuşturucu satan birinden uyuşturucu alarak götüren kişi de aynı şekilde uyuşturucu satmak gibi ceza yaptırımına maruz kalmakta. Arkadaşına uyuşturucu götüren kişi de nakletmiş oluyor" dedi.

 

TCK'nın 188 ve 191. maddelerini herkesini incelemesi gerektiğini kaydeden Carus, "Bu maddeler uyuşturucu kullanımı ve satışını temel olarak düzenleyen maddelerdir. Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden, bulunduran ve kullananlara 2 yıldan 5 yıla kadar ceza yaptırımı uygulanmakta. Uyuşturucunun satışı durumunda ise cezanın katlanarak arttığını görmekteyiz. Uyuşturucu suçlarında çok ciddi cezalar var ve maalesef gençlerimiz bunun farkında değiller. Uyuşturucuyu kullanan ve kullanmaya başladıktan sonra yoğun kullanımından dolayı para yetiştirmekte zorlanan, temin edebilmek için mecburi satışına başlayan veya bu işleri yapan organize çetelerin ağına düşen gençler, işledikleri suçun farkında değiller" diye konuştu.

 

Gençlerin uyuşturucunun cezaları konusunda uyarılması gerektiğini vurgulayan Carus, "Bir gram gibi az miktarda dahi olsa uyuşturucu madde satışının yapılması durumunda 10 yıl gibi bir ceza ile karşı karşıya kalınıyor. Bu suçu 3 veya daha fazla kişiyle işlenmesi durumunda yüzde 50 ceza artışı oluyor ve ceza 15 yıla çıkıyor. 3 kişi işlemenin yanısıra okul, hastane gibi kamu kurumlarına yakın bir yerde polisin suç üstü yapması durumunda yüzde 50 oranında da bir artış daha oluyor ve ceza 22.5 yıla çıkıyor. Bununla birlikte önceden de başkasına satış yapıldığının tespiti durumunda bir artış daha yaşanmakta ve ceza 30 yılın üzerine çıkmakta. 2-3 gram uyuşturucu satarken yakalanılmış olunsa dahi 30 yıla kadar bir ceza ile karşı karşıya kalınmakta" diye belirtti.

 

Samsun'un belli mahallelerinde uyuşturucunun yoğun şekilde kullanılıp satıldığı kaydeden Carus, "Esrar kullanımının yanısıra son yıllarda yoğun şekilde sentetik ve kimyasal uyuşturucu kullanımı göze çarpmakta. Esrar bitkisel bir uyuşturucu olduğu ve kısa sürede ağır etkileri olmadığı bilinirken, kısa vadede sentetik uyuşturucuların bağımlılık yaparak ciddi ruhsal ve fiziksel zararları olan uyuşturucular her geçen gün yaygınlaşmakta. Son zamanlarda reçeteli satılan ilaçların kullanımında da aşırı artış olduğu gözlenmekte" diye kaydetti.

 

Reçete ile satışı gerçekleşmesine rağmen son dönemde yoğun şekilde sokaklarda uyuşturucu olarak kullanılmaya başlanan ilaçların olduğunun görüldüğüne değinen Carus, "Sağlık Bakanlığı'nın reçeteli ilaçların yoğun tüketimi karşısında önlem almak için girişim yapmıyor mu anlamak mümkün değil. Bu bir sektör haline geldiği anlaşılmakta. Sağlık Bakanlığı bu konuda  önlem almalı. Reçeteli ilaçların sokaklarda peynir ekmek gibi satılmasının bir açıklaması olmalı" vurgusunda bulundu.

 

Uyuşturucu satanlara sadece ceza verilerek uyuşturucunun yaygınlaşması konusunda kesin bir çözüm olmadığının altını çizen Carus, "Dünyanın her yerinde uyuşturucu suçu işleyenlere farklı cezalar uygulanmakta. Mesela İran'da idam cezası uygulanmakta. İnsanları sadece cezaevine atarak uyuşturucuyla mücadele edilemeyeceği bir gerçek. Kamuoyunda tartışılarak uyuşturucuyla mücadele noktasında farklı önlemlerde geliştirilmeli. Örneğin, bitkisel uyuşturucu olan esrarın Hollanda, ABD'nin bazı eyaletlerinde olduğu gibi kayıtlı olarak kullanılması ve kısmi olarak serbest bırakılması sağlanabilir" dedi.

 

Hollanda ve ABD'nin bazı eyaletlerinde olduğu gibi kısmi olarak esrara devlet kontrolünde serbestlik getirilmesinin uyuşturucu kullananların kayıt altına alınmasında büyük faydası olabileceğini söyleyen Carus, "Hem de terör örgütleri ve çetelerin önemli gelir kaynağı olduğu bilinen uyuşturucu gelirlerinin önüne geçilmiş olur. Ayrıca uyuşturucu içicileri kontrollü şekilde ulaşabilecekleri esrar sayesinde çok daha fazla zararı olduğu bilinen kimyasal uyuşturuculardan uzak durmalarının sağlanmış olacağı düşünülebilir. Görülüyor ki emniyet güçlerimizin yoğun çalışmasına rağmen bu beladan mevcut mücadele yöntemiyle kurtulmanın mümkün olmadığı anlaşılmakta. Ülkemiz uyuşturucunun geçiş güzergahındaydı. Eskiden uyuşturucu doğudan Avrupa ülkelerine gidiyor ve bize dokunmayan yılan bin yaşasın mantığı hakimdi. Ülkemiz artık uyuşturucunun pazarı haline de gelmiştir. Artık radikal önlemler almanın zamanı gelmiş durumda" şeklinde konuştu.

Kaynak: () - SAMSUN ETİK HABER Editör:
Etiketler: Samsun, Alperen Carus, TCK, Uyuşturucu, Sağlık Bakanlığı, Esrar, Hollanda, ABD
Yorumlar
Haber Yazılımı