Yazı Detayı
14 Mart 2020 - Cumartesi 11:56
 
14 Mart Tıp Bayramı
Murat ŞENEL
 
 

Sevgili okuyucularım tarihsel bir ironi olsa gerek, bu yıl Tıp Bayramı küresel bir salgının tartışmaları içinde kutlanacak. Ben bu yazımda havada dolaşan korona virüsü riskinin dışına çıkarak, sizleri ve sevgili doktorlarımızı bir nebze olsun gülümsetmek istedim.

 

Biliyorsunuz gülmek devrimci bir eylemdir. Gülmek için kökenini halktan alan en önemli kaynak ise fıkralardır. Fıkra, özünü günlük hayattan alır ve yaşanmış bir olaya, farklı bakış açılarına ve düşüncelere dayanır.

 

Dolayısıyla bizim ülkemiz örneğinde olduğu gibi fıkraların pek çoğunda topluma ve sisteme eleştiri getirilmesi tespiti yanlış olmaz sanırım. Freud’a göre “kahkaha, geleneksel değerler ve statükoyla alay ederek topluma saldırır.” İnsanlar belli etmeseler dahi sisteme uygun hareket ederler ve düzen dışına çıkan aykırı tiplere, aslında uyumlandıkları düzene, orada gördükleri eksiklik ve yanlışlıklara gülerler.

 

Doktor fıkraları da sıklıkla, sağlık sisteminde gerek hastaların gerek doktorlar ile diğer sağlık çalışanlarının, emekçilerinin çok sesliliğinin yansıtıldığı, var olan ideolojinin tanılanıp eleştirildiği yaşam alanı öyküleridir aslında.

 

Temel uzun yıllar tıp eğitimi görür ve memleketine döner. Güzel bir muayenehane açar ve hasta takibine başlar. Dursun korkunç bir omuz eklem ağrısı ile gelir, derdini anlatır. Doktor Temel dikkatlice dinler ve bir kas gevşetici yazar, ayrıca sabah akşam ağrıyan omuz başına sıcak havlu koymasını söyler. On gün sonra kontrole çağırır.

 

Dursun amca on gün sonra gelir. Ağrılarının geçmediğini söyler. Doktor Temel yine muayene eder ve farklı bir kas gevşetici, ağrı kesici verir. Bu kez ağrıyan omuz başına sabah akşam soğuk hatta buz dolabında bekletilmiş havlu koymasını söyler. Dursun amca atılır hemen “Geçen gün sicak havli koy demiştunuşağum, ne oldi da şimdu soğuk havli koy diyisun” diye çıkışınca doktor Temel gülümser “Dursun emice on günda tip hiç mi ilermedudaaa”der.

 

Neyse biz Dursun amcayı soğuk havlusuyla başbaşa bırakıp devam edelim. Fıkralar ile ilgili en önemli kavram olan stereotipyani kalıpsal portreler kavramına değinelim isterseniz. Stereotip belli özellikleri ile ele alınan kalıpsal değerlendirme olarak açıklanır. Yani siz bir avcı fıkrası dinliyorsanız abartılara ve palavralara hazırlıklısınızdır. Avcı dostlarım insanların spor amaçlı canlı vurmasını asla anlamamış olmama takılmasınlar ve kızmasınlar lütfen.

 

Başka bir değişle fıkralar türlere ayrılmakla beraber doktor fıkraları bu kapsamın dışında kalarak bir türü değil, içinde doktor, sağlık çalışanı ve hastanın geçtiği çeşitli fıkraları içeren bir terim olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Adamın biri veya kadının biri diye başlar fıkraların çoğu. Burada fıkra anlatıcısı isim kullanmamaya dikkat ederek toplumsal huzurun bozulmamasına katkı koyar aslında. Biz de böyle başlayalım fıkramıza.

 

Adamın biri yüksek duvarla çevrilmiş ruh ve sinir hastalıkları hastanesi önünden geçerken arabasının lastiği patlar. Kenara çeker ve lastiği söküp bijon somunlarını lastiğin üzerine koyar. Tam yedek lastiği takarken bijon somunları hemen yanındaki mazgaldan içeri düşer. Adam ne yapacağını bilemez bir halde donar kalır. Bu esnada duvarın üstünden kendisini seyreden hastalardan biri adama seslenir;

  • Kardeşim diğer üç lastikten birer bijon somunu sök, değiştirdiğin lastiği monte et. Seni sanayiye kadar götürür.

Adam hayretler içinde kalır ve hastaya döner;

-kardeşim sen akıl hastasın bunu nasıl akıl ettin?” deyince cevabı alır.

-Ben akıl hastasıyım ama salak değilim.

Ülkemizde her ne kadar sağlık sektöründe kabul edilebilir ilerlemeler var olsa dahi insan faktörü, hatta araya adam koyma, torpil pek fazla engellenememektedir. Vatandaş hastalanır ve dayanılmaz bir baş ağrısı ile Devlet Hastanesine gelir. Doktor muayene eder ve beyin tomografisi çekilmesini ister. Vatandaş görevliye gider görevli vatandaşa bir bakar ve ramazan bayramı arifesine yani tam iki ay sonrasına kadar doluyuz der ve iki ay sonrasına gün verir.

 

Vatandaş çaresizliğinden, uzaktan geldiğinden bahsetse de, imkanım yok dese de yapılacak bir şey yoktur, memuru aşamaz. Vatandaş son çare sağlık müdürlüğüne gider ve durumu anlatır, idareci hemen ilgili hastane yöneticilerini arar, randevu gün içine alınır.

 

Vatandaş iki ay sonra ramazan bayramı arifesine randevu veren memurun yanına gelir elini uzatır “Bayramın mübarek olsun evladım, iki ay ne kadar da çabuk geçti değil mi?” der.

 

Son olarak korona virüsü hayatımıza renk getirmese de, kabus gibi çökse de, sanırım fıkra kültürümüze çok sayıda katma değer fıkralar katacaktır. Bence doktorlarımızın uyarılarını dikkate alıp kafayı da fazla takmamak gerekir. Tıpkı yanlış servis kurbanı Temel gibi…

 

Temel birgün şiddetli ishal şikayeti ile hastaneye başvurmuş. Doktor Temel’ i muayene edip, ishal teşhisi koyduktan sonra hasta bakıcıya hastayı ilgili servise götürmesini söylemiş. Hasta bakıcı Temel’ i yanlışlıkla koridorun sonundaki Psikiyatri servisine götürmüş. Aradan bir hafta geçmiş ve ilk kontrolünü yapan doktor Temel’ i psikiyatri servisinde görünce :

 

– Senin burada ne işin var? demiş.

 

– Valla bilmiyorum hasta bakıcı beni buraya getirdi.

 

– Peki ishal durumun nasıl?

 

– Aynı eskisi gibi ama…

 

– Aması nedir?

 

– Ama artık kafama takmayrumdaaaaa…

 

14 Mart Tıp Bayramı tüm sağlık emekçilerine kutlu olsun, kısa sürede herkes sağlığına kavuşsun. Kalın sağlıcakla.

 

 
Etiketler: 14, Mart, Tıp, Bayramı,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
02 Nisan 2020
KORONA GÜNLÜKLERİ-4 SUSUZLUĞA UYANMAK
31 Mart 2020
KORONA GÜNLÜKLERİ-3
29 Mart 2020
KORONA GÜNLÜKLERİ-2
27 Mart 2020
KORONA GÜNLÜKLERİ-1
03 Mart 2020
ARTI EKSİ 5 BİN YIL
05 Şubat 2020
KUKLALAR ve KUKLACILAR
22 Ocak 2020
ÇARŞAMBA DEDİKLERİ ŞEKERDİR YEDİKLERİ-2
13 Ocak 2020
Çarşamba Dedikleri Şekerdir Yedikleri-I
10 Ocak 2020
Çarşamba’yı Sel Aldı…
27 Aralık 2019
Kanal İstanbul’u Dinliyorum Gözlerim Kapalı
25 Aralık 2019
BİZİM MEMLEKETTE HİÇ EŞEK YOK MU?
11 Kasım 2019
Senfoni Orkestrası
28 Ekim 2019
Molla Lütfi Olmak Gerek
25 Ekim 2019
Sistem Aynı Sistem
01 Ekim 2019
AĞA İLE YARICI
27 Eylül 2019
Aganigi Naganigi Çarşamba Ovası Elden Gidii…
23 Eylül 2019
Dumansız Hava Sahası
17 Eylül 2019
Ah Bu Küresel Isınma…
26 Ağustos 2019
Düşük Profil Mi? Düşük Promil Mi?
19 Ağustos 2019
Gazi Şehir Samsun 3. Bölüm
14 Ağustos 2019
Gazi Şehir Samsun II
01 Ağustos 2019
Gazi Şehir Samsun
18 Temmuz 2019
İçme Suyunda Fiyat Ayarlaması
24 Haziran 2019
KIYILARIMIZDA ve LİYAKAT SİSTEMİNDE EROZYON
23 Haziran 2019
HER ŞEYİN SONU
18 Haziran 2019
DİNLERARASI DİYALOG VE BOP
13 Haziran 2019
Son Savaş Armagedon
14 Mayıs 2019
KEHANET Mİ? MESAJ MI?
08 Mayıs 2019
ARMAGEDDON VE BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) TEHLİKESİ:
18 Nisan 2019
Bağnazlık, Bilim ve İki Bilim Kadını II…
04 Nisan 2019
Bağnazlık, Bilim ve İki Bilim Kadını…
28 Mart 2019
NEVRUZ İSMİNİN TÜRKLERDE KULLANIMI VE İRAN ETKİSİ
25 Mart 2019
KADİM UYGARLIKLARDA ve TÜRKLERDE NEVRUZ
23 Mart 2019
NEVRUZ’U KUTLARKEN
Haber Yazılımı