Yazı Detayı
31 Aralık 2019 - Salı 10:24
 
Aile Nasıl Yıkılıyor, Yıktırılıyor
Mehmed Hekimoğlu
 
 

Yeni Dünya'da örf-âdet, kültür ve geleneğin yıkılmaya çalışıldığını anlatmıştım.Bu yıkım şuan dünya üzerinde aileye uygulanıyor bilhassa Türkiye'ye.Feministler vasıtasıyla propagandalar yapılıyor, dernekler kuruluyor ve dış sermaye tarafından fonlanıyorlar.         

Zamanenin kadın hakları savunucuları "biz kadına özgürlük tanıyacağız, mücadelemiz budur" derken aslında o kadınların kocalarına insafsız bir biçimde hakaret ediyorlar. Sanki yıllardır, evlerine ekmek götürmeye çalışan o kocalar veya babalar himayesi altındaki kadınlara eziyet ediyormuş gibi.Ve yine diyorlar ki “Hanımlar, kocalarınıza muhtaç olmayın. Kariyer yapın çocuklarınıza bir bakıcı bulursunuz, kreşe verirsiniz. Boşandığınız zaman nafaka garantiniz de var...Ve artık özgürsünüz.”

 

Dikkat edilirse kadını veya anneyi çalışma hayatına çekmek için bir gayret var.Medya ve dernekler bu yönde çalışmalar yürütüyor.Annelik yapan kadına değil de çalışan kadına para yardımı yapılıyor.Halbuki Turgut Özal zamanında bunun tam tersi yapılmıştı, annelik yapan kadınlara para yardımı yapılıyordu.

 

Güya tedbirler alınıyor fakat geçen senelere bakıldığı zaman boşanma oranı gittikçe artıyor.Bununla beraber cinayetler ve zulümler de artıyor.Fakat yalnız kadın değil, erkek ve çocuk cinayetleri de artıyor.Kadın cinayetleri medyada daha şâyân-ı dikkat oluyor.Buna nazaran evinden atılmış babaların sayısıda az değil.

 

Yukarıda bahsettiğim hadiselere bakıldığı zaman eşitlik adı altında iki cinsi birbirinden uzaklaştırmak, yalnızlığa itmek olduğu anlaşılmaktadır.Kadın ve erkek eşit değildir;elma ve ayvanın eşit olmadığı gibi.Bir evlat annesiyle nasıl eşit olabilir ki?Eşitlik adı altında haksızlık yapılmaktadır.

 

Bizim örf-âdet ve geleneğimizde kadına değil el kaldırmak kötü söz söylenmezdi.Bunu birde yabancılardan misaller vererek sizlere takdim etmek isterim.

 

İngiliz Diplomat J. David Porter’in konuyla ilgili müşahedeleri: “Sokakta bir kadına rastlayan erkek, bakmak yasak edilmiş gibi başını çevirir. Türkler küstah bir kadından, bir çeşit tiksinti ile kaçarlar. Böyle bir kadın onlarda sadece nefret uyandırır.”

 

Lady Elizabeth Craven:“Türklerin kadınlara olan muameleleri bütün milletlere örnek olmalıdır.”

 

Avusturya’nın İstanbul elçisi Ogier Ghiselin de Busbecg’in; “Türk kadınlarındaki yüksek ahlak seviyesi; eşlerinin iffeti, Türkler için o kadar önemlidir ki, başka hiçbir millette, ona bu derece önem verildiğini göremezsiniz.” sözlerinden de anlaşılacağı üzere Müslüman-Osmanlı kadınında görülen ahlak, iffet ve hayâ mefhumları, göz kamaştırıcı ziynetlerdendir.

 

Fransa’nın meşhur şairi Madam Mardirous’dan Müslüman kadına mesaj;

 

"Kadınlarınıza söyleyiniz! Sahip oldukları aile hayatının kıymetini bilsinler. Yaşadıkları İslâmî hayat ne büyük nimet ne büyük bir saadet. Bu yaşayış onları öyle sıkıntıdan korur ki...

 

Evet, ışıklar ve çiçeklerle süslü balolar, konserler çok tatlı gibi görünür. Aslında bunlar, kadınların sömürüldüğü, erkeklere sunulduğu, şehvetlerin tatmin edildiği yerler. Buralar bir azap hücresi, bir Cehennemdir.

 

Türk erkeklerine sesleniyorum:

 

Kadınlarınıza, kızlarınıza bunları iyice anlatın! Sakın bu yapılanların kadınlara iyilik olarak yapıldığını zannetmesinler! Bunların sadece kadını istismar için yaptığını bilsinler, sakın bunlara özenmesinler..."-Cenap Şahabeddin, Evrâk-ı Eyyâm.

 

Biz yukarda yabancıların gıpta ile baktığı izzetten bu hale geldik.Sorun ne kadında ne erkekte.Sorun daha başka...

 

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere...

 
Etiketler: Aile, Nasıl, Yıkılıyor,, Yıktırılıyor,
Yorumlar
Haber Yazılımı