Yazı Detayı
07 Nisan 2019 - Pazar 11:13
 
AŞK HER ZAMAN BİZİMLE
Gamze Sırmalı KARABULUT
gazme@samsunetikhaber.com
 
 

Aşk denildiğinde aklınıza ilk gelen nedir?

 

Tutkuyla sevmek birini, onu düşündüğünüzde dizlerinizin bağının çözülmesi, gördüğünüz anda dudaklarınızın arasından bir türlü çıkaramadığınız sesler, peki o titreyen eller? Sanki dışarıdan dahi duyulacak şiddette çarpan kalbiniz, yüzünüzden gizleyemediğiniz o kızarıklık, yemeklere küsen mideniz ve unuttuğunuz uykularınız...

 

Tek bir tanımlamayla sınırlandırılamayan kavram; AŞK.

 

İçinde milyonlarca insanın duygularını barındıran, herkesin yaşamının bir döneminde en az bir kez yaşadığı ya da yaşamayı umduğu duygudur AŞK.

 

Bir insana doyasıya bağlanmak demektir AŞK.

 

Platon’un dediğine göre eksik parçanı bulmaktır AŞK.

 

Eksik olan yanımız, aşık olunca tamamlanır. Her şey dünyada zıttıyla vardır. Her yaratılmış şeyin bir eşi vardır ve insan eşini bulduğunda tamamlanır. AŞK tamamlanmaktır. Bir olmak bütün olmaktır. Bir yapbozda eksik parçanın bulunması gibidir AŞK.

 

Sınıflandırmak çok mümkün olmasa da AŞK en temel şekilde tutkulu AŞK ve arkadaşça AŞK olarak sınflandırılabilir. Tutkulu AŞK, tüm ilgi ve dikkatin belli bir kişiye yöneltildiği, mümkün olan tüm zamanın bu kişiyle geçirilmek istendiği ve çoğunlukla bu kişiyle ilgili gerçekçi olmayan değerlendirmelerin yer aldığı yoğun bir duygusal durum olarak tanımlanmaktadır. Tutkulu aşkta bir başkasına karşı yoğun bir fizyolojik uyarılma ve yönelim söz konusudur. Tutkulu aşktan farklı olarak arkadaşça aşk terimi, olumlu duygular, karşılıklı hoşlanma ve saygı, benzerlik gibi faktörlere dayanan, derin şefkat ve duygusal yakınlık içeren duruma karşılık olarak kullanılmaktadır. Bu tür aşk, paylaşılan duygular ve yaşantılar yoluyla zamanla gelişir. İster tutkulu ister arkadaşça olsun aşk her an onu düşünmektir. Bulutların üzerinde geziyormuş gibi hmektir. Öyle cinsiyeti filan yoktur aşkın.  Aşk, eksik parçayı bulmak gibidir.

 

AŞK kaybolmaktır. Onun için kendinden vazgeçmektir. Benlik sınırlarının terkedilmesidir AŞK.

 

Bir an coşku ve enerji doluyken bir anda çaresizliğe kapılabilmektir mesela. Çünkü büyütür insan aşıkken duygularını. Çaresizliği sonsuz bir girdaba dönüşebilir. Coşkusunu en tepede yaşadığı gibi.

 

Psikolog Brenda Shoshanna'ya göre aşık olmak dünyanın en gerçekçi, dürüst ve olgun eylemi.  İnsana yaşam enerjisi veriyor, kendini olumlu olarak koşullandırmayı sağlıyor. 

 

AŞK psikolojinin büyük bir kısmı, insanın ise tamamıdır.

 

Herkese göre farklıdır aşk. Kimisi coşkusuyla neşesiyle yaşar aşkı; kimisi hüznüyle takıntısıyla. Hayatı nasıl yaşıyorsanız aşkı da o şekilde yaşarsınız.

 

Anı yaşamak gerek. Geçmişi düşünmeden, geleceği planlamadan anı yaşamaktır aşk. Tüm duygularıyla anı kaçırmamak gerek. Zira telafisi yok şu anın.

 

Korkusuzca "Seni seviyorum" diyebilmektir aşk. Küçük düşmeden, incinmeden, çok görmeden dillendirebilmektir. 

 

Can Yücel'e göre;

Sebepsiz sevmektir aşk, nedeni olmadan bağlanmak birine.
Gözlerine baktığında erimektir içten içe,
Ellerini tuttuğunda titremektir tüm benliğinle
Hatta sarılamamaktır utançtan,
Çünkü utanmaktır sevmek aslında,
Sevmek nedir aslen?
Ölmek mi uğruna?
Yaşamak mı onunla?
Sevmek mi ömür boyunca?
Yoksa ayrılmak mı gerekince?
Nedir insanı başkasına bağlayan?
Güzelliğimi? bilmez kimse bu soruların cevabını..
Kimi sever güzelini,
Kimi sever özelini...

 

AŞK bir insana doyasıya bağlanmak demektir.

 

AŞK ağız dolusu "AŞK SENSİN" diyebilmektir.

 

AŞK SENSİN...

 
Etiketler: AŞK, HER, ZAMAN, BİZİMLE,
Yorumlar
Haber Yazılımı