Yazı Detayı
22 Ocak 2020 - Çarşamba 22:32
 
ÇARŞAMBA DEDİKLERİ ŞEKERDİR YEDİKLERİ-2
Murat ŞENEL
 
 

Değerli okuyucularım, ilk bölümde Çarşamba Şeker Fabrikasının açılmasına yönelik düşüncelerimi çok detaya girmeden vermeye çalışmıştım. Ancak bu bölümde bir parça daha detay vermekte yarar var sanıyorum. Ülkemizde tarım ve sanayi entegrasyonuna en güzel örneklerden birini teşkil eden şeker sanayi kuruluşundan bu yana köklü değişimler geçirmiş ve bu değişimler son dönemlerde daha da hız kazanmıştır. Bu değişimler;

 

 27/03/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7103 no.lu “Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile sektörde faaliyet gösteren şirketlere Kanunda belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde şeker kotalarını belirleme yetkisi Bakanlar Kurulu’na verilmiştir. 7103 no.lu Kanunun 47 nci Maddesi ile ülke toplam A kotası şekerin 10’u olan Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) kotası, 5’e düşürülmüştür. 2019/20 pazarlama yılında NBŞ kotası 05.02.2019 tarih, 702 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile 2,5 olarak belirlenmiştir.

 

Dünya Ticaret Örgütü tarafından dünya çapında şeker fiyatlarının kontrol edilebilmesi ve haksız rekabetin ortadan kaldırılabilmesi adına bir düzenleme yapılmıştır. Şeker üreticisi ülkeler nüfuslarının ihtiyacı kadar şekeri A Kotası adı altında üretebilmektedir. Bu kotanın belirlenmesi ise kişi başı tüketim ile nüfusun çarpılması suretiyle yapılır. Yani ülkemizden örnek verilecek olur ise 82,5 milyonluk ülkemizin kişi başı tüketimi ortalama 33 kg olarak belirlenmiştir. 82 500 000 * 33 = 2 700 000 ton üretim değerine bu şekilde 2019-2020 döneminde karar verilmiştir.

 

Türkiye şeker sektöründe 2019-2020 pazarlama yılı için ülke toplam A kotası 2 milyon 700 bin ton olarak belirlendi. Resmi Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı'na göre, 2019-2020 pazarlama yılı ülke toplam A şeker kotası 2 milyon 700 bin ton olarak tespit edilirken, pancar şekeri A kotası 2 milyon 632 bin 500 ton, B kotası ise bu rakamın yüzde 5'i oranında 131 bin 625 ton oldu. Nişasta bazlı şeker (NBŞ) kotası ülke toplam A kotasının yüzde 2,5'i oranında 67 bin 500 ton olarak tespit edildi.

 

Tüm bu gelişmeler yaşanırken birden Çarşamba Şeker Fabrikasının açılacak oluşu gündeme  gelmiştir. 1989 yılında deneme üretimine başlayan Çarşamba Şeker Fabrikası günlük 3 000 ton pancar işleme kapasitesine sahip modern bir tesis olarak projelendirilmiştir. Ancak yatırım kararının alındığı günlerden bugüne kadar pek çok tartışmanın da kaynağı olmuştur. Çarşamba Şeker Fabrikasının açılışından günümüze ürettiği pancar miktarlarını inceleyecek olursak aşağıdaki tablo ve grafiklere bakmakta yarar vardır.

 

 

Fabrika 1998 yılından itibaren şeker pancarı işleme oranında ciddi düşüşler yaşamıştır. Şeker pancarının fiyat belirleyici yönü olan polar yani şeker oranı Çarşamba ovasında gece-gündüz sıcaklık farklarının az oluşu nedeniyle düşmektedir. En uygun üretim koşulları Samsun ilinde Vezirköprü, Havza ve Ladik ovalarında bulunmaktadır. Her ne kadar  bu kesimlerde gece-gündüz sıcaklık farkları pancarın kalitesini artırıcı yönde ise de dünyanın başına bela küresel iklim değişikliği nedeniyle gece-gündüz sıcaklık farkları azalmaya başlamıştır.  

 

Ayrıca drenaj faaliyetleri henüz tamamlanmadığı için Çarşamba ovasında pancar çok fazla gelişmekte, dekara verim artmakla beraber şeker seviyesi düşmektedir. Hasat döneminde ise Ekim-Kasım-Aralık aylarında başlayan yağışlar ağır bünyeli topraklarda hasatı ve nakliyeyi zorlaştırmakta, ürün kaybına yol açmaktadır.

 

 

Türkiye ortalamalarının baz alındığı yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere son yıllarda üretimi artan sebze ve çeltik tarımı karşısında çiftçinin pancar ekimine dönmesi pek mümkün görülmemektedir. Bu tabloların kaynağı Türk Şeker Fabrikaları faaliyet raporlarıdır. Dikkat edilecek olursa fındık tarımına ait gelir-gider mukayesesi bu tablolarda yer almamaktadır. Tabloların alternatif ürün bazında Çarşamba ovası için revize edilmesi gerekmektedir.

 

İşletmede olduğu dönemlerde Çarşamba şeker fabrikasına 5 bölgeden pancar gelmektedir. Çarşamba Ovası, Kavak, Ladik, Havza ve Vezirköprü ile Sinop’tan ürün tedarik edileceği düşünülerek fabrika tesis edilmiştir.

 

Son dönemde Çarşamba Şeker Fabrikasının kapatılması üzerine Ladikli üreticiler ürünlerini önce Çorum Şeker Fabrikasına günümüzde ise Amasya Şeker Fabrikasına vermeye başlamışlardır. Havza ve Vezirköprü ovalarında üretilen ürünler ise Amasya Şeker Fabrikasına teslim edilmekte olup bu fabrikanın üretim planlamasında önemli yer tutmaktadırlar. Yani Çarşamba Şeker Fabrikasına ürün vermeleri söz konusu değildir. Yeni bir üretim ve ham madde temin planlamasına ihtiyaç duyulacaktır. Kaldı ki Amasya Şeker Fabrikası özelleştirme kapsamında satılmış ve özel sektör tarafından işletilmektedir.

 

Üretim kararı alınması durumunda Türk Şeker Fabrikaları şirketine ait diğer fabrikalardan da pancar sevkiyatı yapılabilir ama bu durumda üretim maliyetleri artacaktır. Son yıllarda gerek Çarşamba Şeker Fabrikasının gerek Türk Şeker şirketinin mali durumunda ciddi zararlar söz konusudur. Resmi olmayan açıklamalara göre bu yıl şirketin zararının 3 milyar TL civarında olması beklenmektedir.

 

Ayrıca Vezirköprü ve Havza ovalarında sulama suyunda temin güçlüğü bulunmaktadır. Uzun yıllardır sürüncemede olan İbi ve Havza Ovaları Sulama projesi su kaynağı olan Ladik gölünün küresel iklim değişikliğinden kaynaklı su potansiyelinde karşılaşılan olumsuz değişiklikler nedeniyle henüz gerçekleştirilememektedir.

 

Keza Ladik ovasına su getirecek olan Derinöz Barajı ve Sulaması projesinde inşaata devam edilmekte olup planlama raporunda önerilen şartlar değişmiş ve Suluova belediyesine içmesuyu tahsis edilmiştir. Tüm projelerde planlamaya esas ürün deseninde şeker pancarı lehine yapılacak güncelleme su tüketiminin artması anlamına geleceğinden projelerin tamamının revize edilmesi gerekecektir. Bu durum projelerin  işletmeye açılan kısımlarında  boru çaplarının yetersizliği, işletme basınçlarının yetersizliği gibi durumları da gündeme getirecektir.

 

Uzun yıllardır pancar tarımını terk eden çiftçinin mekanizasyon giderlerine değinmeye bile gerek görmüyorum. Ayrıca köylerde yaşayan nüfusun orta yaş ve üzeri olduğundan hareketle daha fazla iş gücü gerektirecek (yağmurlama sulaması vb nedenlerden) şeker pancarı ziraatının genç iş gücü sorununun nasıl çözüleceği de detaylandırılmalıdır.

 

Buraya kadar tüm anlatılanlara siyasiler ve Türk Şeker yetkilileri muhakkak çeşitli cevaplar ve stratejiler planlamışlardır. Biraz daha genele bakacak olursak en büyük tehlike yine Türk çiftçisini beklemektedir.

 

Nişasta Bazlı Şeker olarak bilinen ve hammaddesi yoğunlukla mısır olan ürünün ülkemizdeki üreticisi olan 6 büyük firmanın toplam kapasitesi yıllık 900 bin tondur. Bu yıl alınan karar ile A kota üretimin 2,5 kadarı NBŞ’den karşılanacaktır. Yani yaklaşık 240 bin ton şeker üretme potansiyeline sahip olan bu firmalar kurulu güç ve maliyetlerini bu rakamlar üzerinden yapmışlardır. Dolayısıyla üreticilerle mısır üretim anlaşmalarını ve sözleşmelerini de bu potansiyele göre yani yaklaşık 240 bin ton şeker üretimine göre yapmaktadır.

 

Gelinen noktada 10 kotadan 2,5 kotaya düşüşe, dikkat ederseniz bu firmalardan hiç itiraz gelmemiştir. Kota kısıtlamasının en çok etkileyeceği kesim ise bu firmalar ile yıllardır mısır üretim anlaşması yapan çiftçilerimiz olacaktır.

 

Yukarıda dile getirdiğim endişelerimin hemen hepsine makul ve akılcı cevaplar verilebilir. Desteklemeler birkaç yıl için Çarşamba Şeker Fabrikasına özgü olabilir, ama diğer fabrikaların üreticilerine de bu durumu izah etmek gerekir. Elbette ülke şeker açığına cevap verecek doğru planlanmış tüm yatırımlara şiddetle ihtiyaç vardır. Kimse de itiraz etmez sanırım.

 

Buraya kadar sorularımıza cevap aldığımızı kabul edelim. İnsanın yine de sorası geliyor, madem bu fabrika günlük 3000 ton kapasite ile çalışırsa kar edecek şekilde tasarlanmış, neden zarar edeceği bilindiği halde çiftçiler tarafından 150 bin ton pancar üretimi yapılması halinde açılacaktır?

 

Madem 150 bin ton pancar işlemesi halinde zarar etmeyecek ise 9 senedir bu miktarda üretime esas işletme politikası neden belirlenmemiş ve kapatılmıştır? Yeniden açılması için yapılacak yatırım ne kadardır ve kaç yılda kendini amorti edecektir?

 

Bu arada Çarşamba Biyokütle santralinde davalar peş peşe gelince ve kazanılmaya başlanınca şeker fabrikası kozunun sahaya sürüldüğüne inanan çok sayıda insanımız var. Ben dahil bu kişiler asla doğru yatırımların karşısında yer almadık, almayız. Kamu yararına olan her türlü yatırım doğru planlama, yer seçimi ve pazarlama süzgecinden geçirilerek fizibilite raporları hazırlanmak suretiyle yapılırsa başımızın üzerinde yeri vardır. Aksi durumda doğacak kamu zararının takipçisi olmak da en doğal hakkımızdır.

 

Kalın sağlıcakla…

 
Etiketler: ÇARŞAMBA, DEDİKLERİ, ŞEKERDİR, YEDİKLERİ-2,
Yorumlar
Haber Yazılımı