Yazı Detayı
05 Eylül 2018 - Çarşamba 20:51
 
Din Kültürü kitaplarında sorun var
Muharrem Yıldırım
 
 

Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullarda dağıttığı 11. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabında büyük sorun var... 64. sayfada siyasi-itikadi yorumlar başlığında Haricilik, Şia, Mu'tezile, Maturidilik, Eş'arilik mezhepleri, eşit ve aynı değerlerdirilir bir anlayışla anlatılmıştır... Haricilik, Şia, Mu'tezile ve Ameli mezhepte Caferiliğin Ehl-i Sünnet ve Kur'an'a göre bakıldığında, anlayışlarının yanlış olan kısımları dile getirilmemiş, sanki yanlış olan bir durum yokmuş gibi anlatılmıştır! Anlatımlar yapılırken Harici, Şia ve Mu'tezile'de bulunan Ehl-i Sünnet ve Kur'an itikadında yerini bulmayan bazı yanlış kabullerin doğruymuş gibi diğer istikametli kabul edilen mezheplerle birlikte verilmesi öğrencilere, "Hiçbir mezhep arasında fark yoktur, istediğini beğen-seç" mesajı içermektedir... 62. sayfada, Hariciler'in Allah'ın kitabı varken, insanların hakemliğine başvurmanın kabul edilemez, görüşü verilirken, islami anlayışta hangi durumlarda, ayetlerin nasıl uygulanması gerektiği ile ilgili açıklama yapılmamıştır... 63. sayfada Hariciler'in büyük günahı işleyen müslümanlıktan çıkmış olur görüşü verilirken bunun Ehl-i Sünnet itikadına göre bunun böyle olmadığı açıklanmamıştır... 64. sayfada, "Şia'da, halifeliğin Hazreti Ali'nin soyundan gelenlerin hakkı olduğuna inanmak temel inanç esaslarındandır" demiş. Ancak bunun ölçüsünde ve istikametli olan görüşten bahsedilmemiş. Pergamberimizin Hz. Ali'yi halife olarak tayin ve vasiyet etmiştir ifadesinin ve Hz. Ali ve onun soyundan gelenlerin masum, her türlü hatadan, günahtan uzak olduğu anlatılırken, bunların Kur'an ve sünnet ölçüsündeki gerçek yeri anlatılmamıştır... 64. sayfada, "Mu'tezile'nin insan, fiillerini tamamen kendi özgür iredesiyle gerçekleştirir. Allah'ın insanın eylemlerinde hiçbir etkisi yoktur" ifadesi Allah'ın fiillerimizi yarattığının kabul edilmemesi gibi bir anlam çıkar. Bunuda cüz'i irade ve külli irade meselesi izah edilip Mu'tezile'nin hatalı ifadeleri belirtilmeli idi... 64. sayfada Mu'tezile'ye göre büyük günah işleyenlerin ne mü'min ne de kafir olduğu, cennet ile cehennem aeasında olacakları belirtilmiş. Bunun islamdaki Kur'an ve sünnet ölçülerindeki ulemanın görüşleri ile ölçüler belirtilmemiş... Ameli ve fikhi yorumlar başlığında, sayfa 69'da Caferilik anlatılırkenbeş vakit namazın cem edilerek üç vakitte kılınması anlatımında Ehl-i Sünnet'in kabul ettiği pergamberimizn uygulamalarında hangi şartlarda bunun nasıl uygulanabileceği kısımları anlatılmamış... Yine 69. sayfada "12. imam kaybolduğu için Cuma Namazı kılmak farz değildir" diye anlatılmaktadır. Ancak bu gerekçenin islamın Kur'an ve sünnet ölçülerinde yerinin ne olması gerektiği anlatılmamış... Sanki "Biz tarafsızca her görüşü eşit olarak veririz. Seç-Beğen-Al" anlayışı vurgulanmış! Hak ve doğruyu söylemede tarafsız olmaz. Tarafsızlık bu noktada yanlışa taraf olmak gibidir... Bu kitabı okuyan öğrenciler, şunu söylemekteler, "Bu anlatımlarda hiçbir mezhep arasında negatif durum bize gösterilmemiştir. Öyleyse biz istediğimiz mezhebi seçebiliriz. Bir mahsuru yok diye düşünüyoruz" demekteler. Çünkü bakanlığın verdiği ders kitabını uygulanabilir bir kaynak olarak algılamaktalar. Kitaptaki bu yanlışlıkların öğretmenin yorumuyla kitaptan düzeltilmesine bırakılması gibi bir hata olamaz. Öğrenciler, öğretmenlere "Sizin anlattıklarınız ders kitabında yok. Hanginiz doğru diyor" gözüyle bakmaktalar. Bu kitabı bu şekliyle yazmaktaki amaç öğrencilerin istikametini bozmak mı, kafasını karıştırmak mı? Bu kitaptaki bu konuları anlatan Nazım Genç'in niyetini de bilmiyorum. Günümüzde IŞİD gibi örgütlerin Haricilik'in yanlış yorumlarına dayandığı da unutulmamalıdır...

 
Etiketler: Din, Kültürü, kitaplarında, sorun, var,
Yorumlar
Haber Yazılımı