Yazı Detayı
05 Eylül 2018 - Çarşamba 14:54
 
İNSANIN DA İNSANI
Özlem Kaya
 
 

"İnsanoğlunu diğer canlılardan ayıran en büyük özellik düşünebilme ve karar verme yetileridir." İşte... Yıllardır kafamıza kazınmış bir ezber. Bazıları bunu o kadar yanlış anlamış, anlayamadıkları bu cümleleri kendince yorumlamış ve bu doğrultuda öyle kararlar vermiş ki, bu durumla karşılaşan herkes artık bu ezberi sorgulamaya başlamışlar. "Biz, gerçekten diğer canlılardan farklı mıyız? " Evet, öyle bir hâle gelmiş ki insanoğlu, âdeta bir hayvanla karşılaştırılır noktada. Bu cümlelerim yanlış anlaşılmasın. Hayvanları küçümsemek gibi bir amacım ve hakkım yok. Sadece hayvanların nasıl bir insandan daha insan olabildiklerini veya insanın nasıl bir hayvandan aşağı varlık olmaya başladıklarını  anlatmaya çalışıyorum. Mesela; hiçbir hayvan diğerinin bölgesine durduk yere karışmaz ya da başkalarına sebepsizce saldırmaz. Oysa ki; bugüne baktığımızda hiç alakası olmayanlar topraklarımızın üstünden bir çip bize savaş açıyor. Bu mu insanlık? Sırf çıkarı ve hırsı yüzünden masumların gözlerinden akan yaşlara sebep olmak,  yakıp yıkmak ve tüm bunlara rağmen inkâr edip bir yalanla sıvışmak mı insanlık? Bu tür canlıların kendilerine 'insan' diyebilmeleri beni hayrete düşürüyor. Hee, bir de kendi halkına ateşler yağdıranlar var, onlara zaten hiç akıl sır erdirememişimdir. Onlar kesinlikle, kendisi gibi olanlara bu zulmü sırıtarak yapabilecek kadar insanlıktan uzakta ve kesinlikle bir hayvanın gösterebildiği sevgi ve merhameti gösteremeyecek kadar aşağıdalar. Bugün Afrin'de dalgalanan o hilâl ve yıldız, bu insan müsveddesi aşağılıkların en diplere layık olduğunun büyük kanıtı ve simgesi. Değersiz kağıtlarından yapılmış paralarının, o hakka girilmiş paralarla alınan teneke silahların ve bir avuç kuklaların arkasına saklanıp kendilerini 'güç' diye tanıtan o aşağılık canavarlar, günü geldiğinde akıttıkları gözyaşlarında boğulacaklar. Unuttukları - ve yahut korktukları, onu da silah zoruyla alabileceklerini düşündükleri için boşverdikleri- çok yakın bir hakikat var. Mazlumun kanı asla yerde kalmaz. Afrin'e bakın! O en yakın kanıt! Ağlayan Afrin'in gözyaşları şimdi mutluluktan akıyor. Şanlı bayrağın gölgesinde, kana susamışların salyalarından uzakta ezilmeden, öldürülmeden, işkence edilmeden rahatça uyuyabiliyor, insanlar. Zincirleri kırılmış bu insanların dilinde şimdi tek bir çığlık var: Mazluma yaptıkları zulmün bedelini ödemeleri ve daha fazla can yakmamaları için bu insafsızlara bir son verilmesi... Dünya bu apaçık zulme kulaklarını tıkamamalı. Kafasını çevirmemeli. Tam aksine, daha çok duymalı. Daha çok görmeli. Görmeli ki, bugün o topraklarda kendi hayatı, kendi bacısı, anası, babası saydığı kardeşleri için Türk'ün verdiği mücadeleye şahit olmalı! Anlamalı dünya! Mazlumun yanında olmayı, haksızlığa karşı korunmayı, korumayı, hiçbir güce boyun eğmemeyi, korkmamayı... İnsan olmayı...

 
Etiketler: İNSANIN, DA, İNSANI,
Yorumlar
Haber Yazılımı