Yazı Detayı
09 Mart 2019 - Cumartesi 13:11
 
İŞ CİNAYETLERİNDE KAYBIMIZ NE KADAR BİLİYOR MUSUNUZ?
Mehmet Rebii Özdemir
 
 

Bende “İŞ CİNAYETLERİNİN NE KADAR OLDUĞUNU” tarih, yer ve sayı olarak bilmiyordum. TMMOB Samsun sözcüsü olan sevgili Samsun Mimarlar Odası Başkanımız İshak Memişoğlu’nun gönderisini okuduktan sonra bilgi sahibi oldum.

 

Bundan böyle her yıl 3 Mart’ın ‘İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ’ olarak ilan edilmesiyle ilgili açıklamasını siz okurlarımızın da okuyarak bilgi sahibi olmasını istediğim için kaleme aldım.

 

Umuyorum ki siz okurlarımda benim kadar merak ediyorsunuzdur. Acaba bizim ülkemizde ki kadar İŞ CİNAYETLERİNDEN mağdur olan bir ülke daha var mıdır?

 

Olsa bile bizim kadar ölü veren ülke yoktur diye düşünüyorum.

 

Kronolojik sırasıyla aktarmış açıklamasını Mimarlar Odası başkanımız İshak Memişoğlu.

 

2011 yılından 2017 yılına kadar 1.439.204 kazada 9723 yurttaşımız yaşamını yitirmiş. Müthiş korkunç ve ürküten bir rakam. Bir ülkede 1.500.000’e yakın iş kazasında  10 bine yakın İŞ CİNAYETİNDEN ölüm olayı rakamlarla sabitlenmiş durumda.

 

Ne yazık ki ölümlerin hepsi de İŞ KAZASI neticesinde oluyor. İş kazası oluyor önlem alınmıyor. 

 

Ölümlerden ise asla ders alınmıyor. Hep kazanalım düşüncesiyle yerin binlerce metre altındaki insanlar canlarından oluyorlar.

 

3 Mart 1992 tarihinde onlarca insan yaşamlarından bir lokma ekmeği evlerine götürebilmek için canlarından oldular. Bitti mi? Tabiki de bitmedi. Bitecek mi? Tabiki de bitmeyecek. Hayasızca, insafsızca sırf keselerini ve ceplerini düşünerek insanların canlarından can alınmaya devam edilecek.

 

Mimarlar Odası Başkanımız İshak Memişoğlu’nun gönderisini okuyalım hep birlikte.

 

“3 Mart tarihi, ülkemizin en önemli maden facialarından biri olan ve 263 madencinin yaşamını yitirdiği 1992 Kozlu Maden Faciası’nın yıldönümüdür. Ülkemizdeki iş cinayetlerine dikkat çekebilmek, işçi sağlığının ve iş güvenliğinin önemini vurgulamak için bu tarih TMMOB tarafından “İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü” olarak ilan edilmiştir.İş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin, iş kazalarında iş göremez hale gelen işçilerin sayısının dahi tespit edilemediği bir dönemdeyiz. İş kazaları ve iş cinayetleri kamuoyunda normalleştirilerek, yaşam ve çalışma hakkı gasp ediliyor. Cinayetler ve kazaların önlenmesi, meslek hastalıklarının engellenmesi şöyle dursun, maliyet ve işgücü hesabı yapılarak bu çalışmalara kaynak bile ayrılmıyor, emekçilerin can güvenliği hiçe sayılıyor.Yasalar ile koruma altına alındığı söylenen işçi sağlığı ve iş güvenliği, her geçen gün kötüye gidiyor. Ülkemiz toplu iş cinayetlerinde, işçi ölümlerinde dünyada ilk sıralarda geliyor. İşçi sağlığı ve iş güvenliği meclisinin yayınladığı rakamlara göre 2018 yılında en az 1923 kişi işyeri kaynaklı nedenlerle hayatını kaybetmiştir. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından 2019 yılının başına kadar iş cinayetlerinde hayatını kaybeden emekçilerin sayısının 22 bini aştığını üzüntüyle görüyoruz.SGK tarafından açıklanan rakamlara bakıldığında; 2017 yılında 4A kapsamında çalışanların geçirdiği iş kazası sayısının 359.653;  4B kapsamında çalışanların geçirdiği iş kazası sayısının ise 213 olduğu görülmektedir. Bu kazalar sonucunda 4A kapsamında çalışan 1.633, 4B kapsamında çalışan 3 kişi olmak üzere toplam 1.636 kişi hayatını kaybetmiştir. SGK 2016 yılı istatistiklerine göre 286.068 iş kazasında 1.405 işçi hayatını kaybetmişti.  Açıklamaya göre, 2017 yılında bir önceki yıla göre iş kazası sayısı 25 oranında, iş kazaları sonucu ölüm 16 oranında artmış; 2018 verileri ise henüz açıklanmamıştır.

 

2011 yılından bugüne gerçekleşen iş kazaları ve bunlara bağlı gelişen ölüm sayılarını incelemek mümkündür.

  • 2011 yılında 69.227 kazada 1.700 kişi
  • 2012 yılında 74.871 kazada 744 kişi
  • 2013 yılında 191.389 kazada 1.360 kişi
  • 2014 yılında 221.336 kazada 1.626 kişi
  • 2015 yılında 241.547 kazada 1.252 kişi
  • 2016 yılında 286.068 kazada 1.405 kişi
  • 2017 yılında 359.766 kazada 1.636 kişi

 

Hayatını kaybetmiştir. Ancak biliyoruz ki bu rakamlar, bildirimlere göre çıkarıldığı için gerçeği yansıtmamaktadır. Gerçekleşen kaza ve ölümler çok daha yüksektir.Her yıl, evine ekmek götürmeye çalışan 2 bine yakın işçinin hayatına kaybediyor olması, ülkemizdeki işyerlerinin güvensiz ve ilgili mevzuatın yetersizliği olduğunu göstermektedir.Ülkemizde gerçekleşen işçi katliamlarının bazılarını ve hayatını kaybeden emekçilerin sayılarını hatırlatmak isteriz;

 

  • 31 Ocak 2008 Davutpaşa Maytap Atölyesi Patlaması 21 işçi
  • 17 Mayıs 2010 Karadon Maden Faciası 30 işçi
  • 3 Şubat 2011 Ostim OSB Faciası 7 işçi
  • 3 Şubat 2011 İvedık OSB Faciası 13 işçi
  • 6 Şubat 2011 Çöllolar Maden Faciası 11 işçi
  • 11 Mart 2012 Esenyurt Şantiye Çadır Yangını 11 işçi
  • 22 Kasım 2012 ETİ Bakır Samsun Çökme 9 işçi
  • 7 Ocak 2013 Kozlu Maden Faciası 8 işçi
  • 13 Mayıs 2014 Soma Maden Faciası 301 işçi
  • 6 Eylül 2014 Torunlar Center Asansör Faciası 10 işçi
  • 4 Kasım 2014 Isparta Yalvaç Tarım İşçileri Faciası 18 işçi
  • 28 Ekim 2014 Ermenek Maden Faciası 18 işçi
  • 17 Kasım 2016 Şirvan Maden Faciası 16 işçi
  • 17 Ekim 2017 Şırnak Maden Faciası 8 işçi

 

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve kanun çerçevesinde bu güne kadar yapılan düzenlemeler problemlidir. Bununla birlikte, 4857 Sayılı İş Kanunu’nda yer alan “telafi çalışması”, “denkleştirme”, “çağrı üzerine çalışma”, “kısmi süreli çalışma”, “asıl işveren-alt işveren ilişkisi” başta olmak üzere kuralsız çalışma koşulları olduğu sürece işçi sağlığı ve iş güvenliği alanındaki düzenlemeler bir anlam ifade etmeyecektir.Bunun yanında, ülkemizde işçi sağlığı ve iş güvenliği uygulamaları, basit bir hizmet alımına dönüştürülmek istenmektedir. Bir danışmanlık hizmeti olan işçi sağlığı ve iş güvenliği uygulamalarında sorumluluk bütünüyle işverene aitken, ülkemizde işveren tüm sorumluluklardan kaçmaktadır. Bu kaçış için ise, danışmanlık hizmeti aldığı iş güvenliği uzmanını sorumlu tutmaktadır. İşverenin önleyici, engelleyici çalışmaları yapmadığı, kaza yaşanan durumlarda fatura meslektaşlarımıza kesilmekte, yargı önüne iş güvenliği uzmanları çıkarılmaktadır.İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda iyileştirici adımlar atılabilmesi için öncelikle işverenlerin sorumluktan kaçmasının önünde geçilmelidir. İşverenlerin temel sorumluluklarından kaçtıkları, kendi yerlerine birer günah keçisi olarak iş güvenliği uzmanlarını koydukları bir çalışma yaşamında, önleyici ve engelleyici hiçbir çalışmanın yapılamayacağı açıktır.Ülkemizde iş cinayetlerinin, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının bu denli yaygın olmasının bir diğer nedeni de, emekçilerin sendikal haklarının baskı altında tutulmasıdır. Sendikal örgütlenmenin önündeki engeller tüm çalışanlar için kaldırılmadıkça işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda yol almak mümkün olmayacaktır. Sendikasız uzman, sendikasız işçi, örgütsüz bir çalışma yaşamı ile emekçiler tüm olumsuzluklara karşı açık ve savunmasızdır.Uygulamaya konan özel istihdam büroları ile emekçiler kiralık işçi haline dönüştürülmüş, zorunlu bireysel emeklilik sistemi kesintileri ile de emekçilerin sosyal hakları daha geriye çekilmiştir. Güvencesizliğin neden olduğu esnek çalışma, işsiz kalma korkusu, işçilerin sadece fiziksel sağlığını değil, ruhsal sağlığını da olumsuz etkilemektedir. İşsiz kalma korkusu, ücretlerde düşüş, koşulların giderek kötüleşmesi tüm emekçilerin ortak sorunudur.İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanına ilişkin düzenlemelerin ve denetimin yalnızca Aile, Çalışma Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülmesi, doğru kararların alınmasının önünde bir engeldir. Bu nedenle düzenleme ve denetleme; Aile, Çalışma Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yanında, Sağlık Bakanlığı, üniversiteler, sendikalar, TTB ve TMMOB’den oluşan idari ve mali yönden bağımsız bir enstitü tarafından yerine getirilmelidir. Çalışma yaşamına ilişkin tüm düzenlemeler bu enstitü tarafından yeniden ele alınmalı ve kararlaştırılmalıdır.Bizler, her 3 Mart’ta olduğu gibi bu gün de iş cinayetleri ile mücadele etmek için sesimizi yükseltiyoruz. Ölüm, yaralanma ve sakat kalma; esnek ve güvencesiz çalışma hiçbir emekçinin kaderi değildir. İnsan onuruna yakışır, güvenli ve güvenceli çalışma hakkımız için sesimizi yükseltiyoruz.Tüm ülkede, tüm çalışma alanlarında işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin artırılması, bağımsız denetim sisteminin yerleştirilmesi, iş cinayetlerinin ve iş kazalarının durdurulması için yılmadan mücadele edeceğimizi kamuoyuna saygı ile duyururuz.

 
Etiketler: İŞ, CİNAYETLERİNDE, KAYBIMIZ, NE, KADAR, , , BİLİYOR, MUSUNUZ?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Nisan 2019
BÜYÜK EV ve SÜPHAN FEYZA BEKTAŞ
28 Mart 2019
NE MUTLU BİZE PAKET PAKET SAĞLIĞIMIZ VAR!
25 Mart 2019
USTA’NIN MİTİNGİNE GAZETECİ ALINMADI!
23 Mart 2019
SOKMA AKIL NE KADAR GİDER?
21 Mart 2019
KRİZ YOK DİYEN ÇIĞIRTKANLARA KULAK ASMAYIN(!)
16 Mart 2019
MÜCADELE KADINLARI BİRLEŞTİRİR, KADINLAR DÜNYAYI ÖZGÜRLEŞTİRİR!
07 Mart 2019
İLKADIM’DA AKP’NİN KORKUSU BEKA DEĞİL DEMİRTAŞ KORKUSUDUR!
03 Mart 2019
GENÇLERİMİZ NE ZAMAN SAYGILI OLACAKLAR?
01 Mart 2019
ENDODONTİ ANA BİLİM DALI DEĞİLSE, KANITLAYIN
16 Şubat 2019
ATAN(DIRIL)MAYAN ÖĞRETMENLER…
14 Şubat 2019
LAVMAN YAPMAK HEMŞİRENİN GÖREVİ ARASINDA…
09 Şubat 2019
ATAKUM ve SEÇİM
07 Şubat 2019
CHP YÖNETİCİLERİNE AÇIK MEKTUP…
02 Şubat 2019
ÜSTÜN İNSAN ÖTEKİ İNSANLARA SAYGI GÖSTERİR
31 Ocak 2019
BİZ KAZANACAĞIZ, GERİ DÖNECEĞİZ
26 Ocak 2019
Dt. Celal Korkut Yıldırım: 'Başarı Hikayemizi Hep Birlikte Yazabiliriz'
24 Ocak 2019
UĞUR MUMCU, KATLEDİLELİ 26 YIL OLDU…
19 Ocak 2019
BU ŞEHRİN ÇOCUKLARI SAMSUNSPORLUDUR
17 Ocak 2019
GAZETECİLER İŞSİZ, GAZETELER HABERSİZ!
11 Ocak 2019
ÜSTATLARIM DER Kİ; GAZETECİLERİN SORUNU ÇALIŞAMAMAK
10 Ocak 2019
10 OCAK ÇALIŞA(MAYA)N GAZETECİLER GÜNÜMÜZ(!) KUTLU OLSUN…
05 Ocak 2019
BU NE ACAYİP BİLMECE?
03 Ocak 2019
SİYASET KAZANI KAYNADI DA TAŞMAYA BAŞLADI…
29 Aralık 2018
SAĞLIKTA CAYDIRICI YASAL DÜZENLEMELER NEDEN YAPILMIYOR?
27 Aralık 2018
İŞÇİYE VERDİLER TALKIMI KENDİLERİ YUTTU SALKIMI
22 Aralık 2018
İZBAN İŞÇİLERİNİN GREVİNDEYDİM!
20 Aralık 2018
EN ÖNEMLİ PROJE 'İNSAN İÇİN ŞEHİR'
15 Aralık 2018
ELİMİZDE TELEFON, TABLET YERİNE KİTAP OLMALI…
13 Aralık 2018
SUN EXPRESS İLE SAMSUN-İZMİR MACERASI!
08 Aralık 2018
İLKADIM’DA Kİ, EBU SUUD SOKAK ANAYASA MAHKEMESİNDE
06 Aralık 2018
SAMSUN; 'REİS’E, JEST YAPAR MI?'
01 Aralık 2018
MUHTAR ADAYI “LAN” VEYA “ULAN” DEME HAKKINA SAHİP MİDİR?
29 Kasım 2018
TRABZON ŞOVENİSTİ LÜTFİ ÇAĞLAR…
24 Kasım 2018
HEKİMLER; EVRENSEL DEĞERLERİ SAVUNMAK TEMEL GÖREVİMİZDİR (2)
22 Kasım 2018
HEKİMLER; EVRENSEL DEĞERLERİ SAVUNMAK TEMEL GÖREVİMİZDİR (1)
17 Kasım 2018
İŞÇİ DÜŞMANI MAKRO MARKET!
15 Kasım 2018
PROF.DR ALİ ERBAŞ, MISIRLIOĞLU’NU NEDEN ZİYARET ETTİ?
10 Kasım 2018
OMÜ (BPV) BİR PROJEMİZ VAR TOPLULUĞU UMUT DAĞITIYOR…
08 Kasım 2018
HAKSIZ MESLEKİ KISITLAMALAR KABUL EDİLEMEZ
03 Kasım 2018
ÜLKEMİZİN SİZCE TEK DERDİ SEÇİMLER Mİ?
01 Kasım 2018
ASAR’DA DAVULLU ZURNALI, CUMHURİYET BAYRAMI BALOSU…
27 Ekim 2018
ALAÇAM KAYMAKAMI FİKRET ZAMAN…
25 Ekim 2018
ZAM KASIRGASI GİTTİKÇE ŞİDDETLENMEKTE…
19 Ekim 2018
Yakışır Cengiz Akşan'a...
18 Ekim 2018
ATAKUM SATILIK MIDIR?
15 Ekim 2018
ÜCRETLERDEKİ KAYIPLAR KARŞILANMALIDIR
12 Ekim 2018
EKONOMİK KRİZ DERİNLEŞİYOR
06 Ekim 2018
ÜCRETLERDEKİ KAYIPLAR KARŞILANMALIDIR
04 Ekim 2018
DİSK’TEN KRİZE KARŞI SOSYAL POLİTİKA ÖNERİLERİ
30 Eylül 2018
EMEĞİN HAKLARINI ALMAK İÇİN OMUZ OMUZA!
27 Eylül 2018
İNSANLAR PAZARDAN PAZAR YAP(A)MADAN DÖNÜYORLAR
22 Eylül 2018
GENÇLERİMİZE SESLENİYORUM; “BÜYÜKLERİNİZE SAYGILI OLUN...”
20 Eylül 2018
KAPİTALİST CENDEREDE EZİLEN İŞÇİ SINIFI!
18 Eylül 2018
ATATÜRK ve CUMHURİYET KADIN KİMLİĞİNİ BAŞ TACI YAPTI (4)
15 Eylül 2018
ATATÜRK ve CUMHURİYET KADIN KİMLİĞİNİ BAŞ TACI YAPTI (3)
08 Eylül 2018
ATATÜRK ve CUMHURİYET KADIN KİMLİĞİNİ BAŞ TACI YAPTI.(2)
05 Eylül 2018
Samsun Etik Haberden merhabalar
05 Eylül 2018
“Siz karar verin bipne kim?”
05 Eylül 2018
Paran varsa sağlığın gani; paran yoksa sağlığın fani…
05 Eylül 2018
Eğitim öğretimde ikinci yarı yıl eksikliklerle başladı…
05 Eylül 2018
SMS’lerinizi Survivor’lara Değil LÖSEV’lere Gönderin…
05 Eylül 2018
Halksız, ÇED Raporu mu Değerlendirilirmiş?
05 Eylül 2018
Samsun Okuyor…
05 Eylül 2018
ŞEKERİN TADI KAÇIYOR!
05 Eylül 2018
8 Mart Dünya emekçi Kadınlar Günü
05 Eylül 2018
AŞILAR, NEDEN “ULUSAL AŞI TAKVİMİ” KAPSAMINDA DEĞİLLER? (1)
05 Eylül 2018
AŞILAR, NEDEN “ULUSAL AŞI TAKVİMİ” KAPSAMINDA DEĞİLLER? (2)
05 Eylül 2018
AŞILAR, NEDEN “ULUSAL AŞI TAKVİMİ” KAPSAMINDA DEĞİLLER? (3)
05 Eylül 2018
AŞILAR, NEDEN “ULUSAL AŞI TAKVİMİ” KAPSAMINDA DEĞİLLER? (4)
05 Eylül 2018
AŞILAR, NEDEN “ULUSAL AŞI TAKVİMİ” KAPSAMINDA DEĞİLLER? (5)
05 Eylül 2018
TÜRK TABİPLER BİRLİĞİ; “AİLE HEKİMLİĞİ: NE DEDİLER, NE OLDU?” (1)
05 Eylül 2018
TÜRK TABİPLER BİRLİĞİ; “AİLE HEKİMLİĞİ: NE DEDİLER, NE OLDU?” (2)
05 Eylül 2018
TÜRK TABİPLER BİRLİĞİ; “AİLE HEKİMLİĞİ: NE DEDİLER, NE OLDU?” (3)
05 Eylül 2018
TÜRK TABİPLER BİRLİĞİ; “AİLE HEKİMLİĞİ: NE DEDİLER, NE OLDU?” (4)
05 Eylül 2018
TÜRK TABİPLER BİRLİĞİ; “AİLE HEKİMLİĞİ: NE DEDİLER, NE OLDU?” (5)
05 Eylül 2018
SEVGİ, SAYGI ve BARIŞ İÇİNDE YAŞAMAYA VAR MISINIZ?(1)
05 Eylül 2018
SEVGİ, SAYGI ve BARIŞ İÇİNDE YAŞAMAYA VAR MISINIZ?(2)
05 Eylül 2018
SEVGİ, SAYGI ve BARIŞ İÇİNDE YAŞAMAYA VAR MISINIZ?(3)
05 Eylül 2018
CİNSEL TACİZ ve İSTİSMARI CEZALARMI ÖNLER EĞİTİM Mİ?(1)
05 Eylül 2018
CİNSEL TACİZ ve İSTİSMARI CEZALARMI ÖNLER EĞİTİM Mİ?(2)
05 Eylül 2018
CİNSEL TACİZ ve İSTİSMARI CEZALARMI ÖNLER EĞİTİM Mİ?(3)
05 Eylül 2018
Uluslararası Hemşireler Haftasını Kutluyorum…
05 Eylül 2018
BİLİMSEL ECZACILIK 179 YAŞINDA…(1)
05 Eylül 2018
BİLİMSEL ECZACILIK 179 YAŞINDA…(2)
05 Eylül 2018
BİLİMSEL ECZACILIK 179 YAŞINDA…(3)
05 Eylül 2018
BİLİMSEL ECZACILIK 179 YAŞINDA…(4)
05 Eylül 2018
BİLİMSEL ECZACILIK 179 YAŞINDA…(5)
05 Eylül 2018
BİLİMSEL ECZACILIK 179 YAŞINDA…(6)
05 Eylül 2018
BİLİMSEL ECZACILIK 179 YAŞINDA…(7)
05 Eylül 2018
DİSK-AR İşsizlik Raporu
05 Eylül 2018
ARİF KUTLU; “BİZ EMEKLİLER HAFTASINI OKURLARIMIZA ANLATTI.”
05 Eylül 2018
HASTANE ACİLLERİNDE SIRASIYLA YEŞİL, SARI VE KIRMIZI ALANLAR…
05 Eylül 2018
ATATÜRK ve CUMHURİYET KADIN KİMLİĞİNİ BAŞ TACI YAPTI (1)
Haber Yazılımı