Yazı Detayı
12 Haziran 2019 - Çarşamba 10:31
 
İT’LİK MAKAMI
Onur ERCAN
 
 

İt, it olalı insanlardan bu kadar çekmedi. 

 

Bir köpeğin dostluğu, bir dostun köpekliğinden iyidir.

 

Buradaki yazımı yazarken, sevimli, bir o kadar cana yakın masum yaratıkları tenzih ederek yazıyorum. Onlar bizim her zaman sadık dostlarımızdır.

 

Bir insana aslan gibi, kartal gibi, tilki gibi, kurt gibi, at gibi denildiği zaman gururu okşanmış olur. Lakin it gibi denince hakaret kabul edilir. Demek ki itlik başka bir şey olmalı. Bazen bu söz doğru yerde kullanılırken, bazen de aynaya bakan kendini görür derler. İnsan insanın aynasıdır. Bir kişi karşısındaki kişiye baktığında kendini görür derler.

 

Böylece it, masum bir hayvan olmaktan çıkmış, bir kavram haline, bir müessese haline dönüşmüş, her şeyden öte makam haline gelmiş. Eskiden hiçlik makamı vardı. Tasavvufta kişinin fena makamına kavuştuğu bir haldir.

 

Bakın bu müessese nasıl çalışıyor, bu makama kimler niçin geliyor:

 

Bu itler yüzünden artık savaşlar eskisi gibi mertçe yapılmıyor. Eskiden casuslar vardı, o ülkede görevini yaparken Müslüman ismini kullanırdı. Şimdilerde böyle bir casusluk için çok kolay satın alınabilen itler var. Birazcık kemikle, o makam için, vatanını da satıyor anasını da. Buna rağmen, hiç kimse kendini it yerine koymuyor, kendince aslan parçası, ya kurnaz tilki, ya tecrübeli kurt görüyor.

 

Peki, aslında öyle mi?

 

Aslına bakarsan kişinin kendini ne htiği değil; toplumun onunla alakalı ne dediği ölçüdür. O bakımdan, eskiler hep şu sözü söylemiş: “Sorma kişinin aslını sohbetinden bellidir.”

 

İtle alakalı bakalım atalarımız neler demiş: 

 

*Günün sonunda kendini bir sokak köpeği kadar yorgun hissediyorsan, bu belki bütün gün hırladığın içindir.

 

*Birisi sizin için gerçekten çok değerli ise, bunu ondan sanki bir suçmuş gibi gizleyin. Bu hoş bir şey değildir ama doğrudur. Çünkü bırakın insanları, köpekler bile büyük dostluklara katlanamazlar.

 

*Beni tanımadan hakkımda ileri geri konuşanlara artık hiç kızmıyorum…     

 

Bilirsiniz; köpekler tanımadıklarına havlarlar.

 

*Bakın bunu da bir şehidimiz yazmış: Dağda 3-5 koyun sürüsü. Tutturmuş bir Kürdistan türküsü. Eline almış bayrak diye bir masa örtüsü. Satsan beş para etmez ne dirisi ne ölüsü. Ey soyu soysuz toprak senin neyine. İte itlik yapıp kafa tutma beyine. Anlasa dediğimi sokaktaki köpek ağlar haline.

 

*Ak köpeğin pamuk pazarına zararı olur.

 

*Köpekler Ay’ı görünce havlar, ayın bunda ne kabahati var köpekler zaten havlar.

 

*Akılsız köpeği yol kocatır.

 

*Köpek neylesin takkeyi, ona buna saldırırken düşürür.

 

*Ardında yüz köpek havlamayan kurt, kurt sayılmaz.

 

*Isıracak köpek dişini göstermez.

 

*Eceli gelen köpek, cami duvarına eder.

 

*İtin duası geçse, gökten kemik yağar.

 

*Nasipsiz köpek, kurban bayramı dağa çıkar, aç kalır.

 

*Köpeğe dalaşacağına, çalıyı dolaş.

 

*İtle köpekle uğraşacak vaktim olsaydı veteriner olur, insan gibi görünen hayvanları tedavi ederdim.

 

Görüldüğü üzere, atalarımız bu hususta bize söyleyecek söz bırakmamış.

 

Yorum; sevgili okurlarımızın. Gerisi hikâye.

 
Etiketler: İT’LİK, MAKAMI,
Yorumlar
Haber Yazılımı