Yazı Detayı
25 Mart 2019 - Pazartesi 11:12
 
KADİM UYGARLIKLARDA ve TÜRKLERDE NEVRUZ
Murat ŞENEL
 
 

Kadim uygarlıklarda kutlandığı bilinen en eski bayram yaklaşık 5500 yıl önce AkituBayramı olarak bilinmektedir. Sümer uygarlığından sonra tarih sahnesine çıkan Asur ve Babil uygarlıklarında insanlar tıpkı günümüzde olduğu gibi en güzel ve renkli elbiseler giyerlerdi. Mezopotamya bir nevi beyazın, mavinin ve kırmızının dansına şahitlik ederdi. Bu üç renk Zarko-Hevoro-Sumoko olarak bilinir ve Mardin çevresinde büyük şenlikler yapıldığına işaret edilir.

 

Tıpkı Sümer uygarlığında ve ilerleyen bölümde ifade edeceğimiz atalarımız Türklerde olduğu üzere ölü mevsim kıştan sonra baharın geldiği, doğanın canlanmaya başladığı günlerde yerel halk piknik yapar, yeni çimlenmiş arpa ve buğday filizi yer, ateşler yakarak topluca yemekler yerlerdi.

 

Eski Mezopotamya'da düzenlenen bu bahar festivallerinin en önemli ritüeli olarak taptıkları tanrının sembollerini tapınaklardan alırlar ve su yolları yani nehir kenarlarında yaptıkları Bit Akitu denen özel tapınağa götürürlerdi. İlginç olan bu törenlerin ölüm alemi olan yer altına geçici olarak inen tanrılarının yeniden üst aleme çıkarak bolluk ve bereket getirmesini sembolize etmesidir.

 

Bu coğrafyada uzunca bir süredir yaşayan ve birçok bilim adamına göre Sümerlerle bir atadan türeyen Türkler için durum nedir? İsterseniz bu bölümde bir de bu konuya bakalım.

 

Arşiv bakımından güvenilebilir kaynakların başında Çin kaynakları gelir. Bu kaynaklar incelendiğinde 21 Mart tarihinin Türkler açısından önemli olduğunu ve çeşitli kutlamalara yer verildiğini görürüz.

 

Birçok bilim adamı Hun Türklerinin milattan önceki yıllarda 21 Mart tarihinde hazır yemeklerle kıra çıktıklarını ve tıpkı kadim Mezopotamya halklarının yaptığı gibi bahar şenlikleri hazırladıklarını ifade etmektedir. Dolayısıyla Türkler de Mart ayı sonunda doğanın yeniden canlanmasına işaret etmek için 21 Mart tarihini baz alan etkinlik ve ritüelller düzenlemekteydiler.

 

Bazı araştırmacılar için ise bu etkinliklerin aslında Cengiz Han zamanında başladığını ve Ergenekon destanından sonra yapıldığı tespiti vardır.

 

Bilindiği üzere düşmanları tarafından öldürülen ya da tutsak edilen Türklerden Kıyan ve Negüşadlı karakterler eşleriyle birlikte kaçarak Ergenekon’a sığınırlar. Yaklaşık 400 yıl burada saklanan, bu esnada çoğalan ve askeri hazırlıklarını tamamlayan Türkler, saklı tutulan bu alana sığamayınca bir çıkış yolu aramışlardır.

 

Yine aynı destana göre demir dağını eriterek dışarı çıkarlar ve yeniden eski topraklarına sahip olurlar. Bu tarih yaklaşık olarak yine ekinoksa denk gelmekte ve 21 Mart olarak anılmaktadır. Birçok Türk kavmi tarafından bu tarih Ergenekon veya Bozkurt günü olarak kutlanmış, halen de kutlanmaktadır.

 

Ancak birçok araştırmacı aslen Türklerin de doğanın tekrar canlandığı 21 Mart tarihini öteden beri bildiklerini ve bahar festivali olarak kutladıklarını söylemektedir. Dikkat edilecek olursa güneşin hareketlerine göre düzenlenmiş 12 Hayvanlı Türk takviminin ve Celâlî ya da Melikî takviminin başlangıcı 21 Mart olarak belirlendiği görülecektir.

 

Türkler yerleştikleri her yerde 21 Mart gününü baharın geliş tarihi olarak kabul eder ve kutlamalar yaparlardı. 21 Mart kutlamaları genel olarak Nevruz olarak adlandırılmıştır. Kırım Türkleri “Navrez”, Harezmliler “Navsarji”, Soğdaklılar “Navsarız”, Çuvaşlar “Norisohaye” ya da “Navrus”, Kırgızlar “Nooruz”, Tacikler “Gülnavrız”, Tatarlar “Noruz”, Batı Trakya Türkleri “Mevris” ve Anadolu Türkleri “Nevruz” ya da “Sultan Nevruz” diye adlandırdıkları bugünü etkinliklerle kutlarlar.

 

Çeşitli Türk boyları ise bu anlamlı günü “Ergenekon”, “Ergenen Kün”, “Bozkurt”, “Gül Gardon”, “Bayşeşek”, “Su bayramı”, “Babu Marta”, “UlıstınUlıKüni”, “Yengi Kün” ve “Canı Cıl” gibi isimlerle adlandırmışlardır.

 
Etiketler: KADİM, UYGARLIKLARDA, ve, TÜRKLERDE, NEVRUZ,
Yorumlar
Haber Yazılımı