Yazı Detayı
08 Temmuz 2019 - Pazartesi 09:28
 
KANSERLE MÜCADELE
Gamze Sırmalı KARABULUT
gazme@samsunetikhaber.com
 
 

Kanserle mücadele edenin ve beynin ortak mücadelesidir. Sağlık fiziksel ruhsal yönleri ile bir bütündür bedendeki değişiklikler beyni ve ruhu etkiler. Ruhsal durumdaki çatışmalar ve sarsıntılarda bedeni etkiler.

 

“Her hücrenin bir ruhu vardır, ruh çökerse beden daha çabuk çöker, beden-beyin-ruh ayrılmaz bir bütündür.”

 

Günümüz Çağdaş tıbbın ve insanının en önemli ve güncel sorunlarından olan kanser; korku, çaresizlik, suçluluk, umutsuzluk ve terk edilme düşüncelerini çağrıştırır.

 

Kanser olgusu tıbbi fiziksel bir hastalık olduğu gibi aynı zamanda ruhsal psikososyal bileşkileri de olan bir sorundur.

 

Kanser hastalarının hepsinde psikiyatrik bozukluk ortaya çıktığı düşüncesi de tüm tepkilerin “normal” olarak kabul edilmesi gerektiği düşüncesi de yanlıştır.

 

Hastanın duygusal ve davranışsal tepkileri normal olarak kabul edilecek sınırları aşınca psikiyatrik ve piskososyal sorunlar ortaya çıkar.

 

Herhangi bir psikolojik müdahalede bulunmadan önce kişinin hastalığını nasıl algıladığı ile ilgili bilgi sahibi olmak gerekir. Kişinin hastalığı algılayış biçimindeki farklılık onun kişilik özellikleri, geçmiş deneyimleri, yaşı ve sosyoekonomik düzeyi gibi değişkenlerden etkilenebilir.

 

Kanser tanısına verilen tepkiler nelerdir?

 

Kanser hasta tanı tedavi ve hastalığın ileri evrelerinde çeşitli ve değişik ruhsal ve davranışsal tepkiler gösterirler bazı tepkilerin bir kısmı normal hatta uyuma yöneliktir. Bu tür tepkiler anlayışla karşılanmalı ve hatta desteklenmelidir.

 

Bozuk ve uyum bozan tepkileri ise genellikle psikiyatrik değerlendirme ve tedavi gerektirir.

 

Elizabeth Kübler Ross kanserde psikolojik süreçleri; inkar, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme olarak sıralanmıştır.

 

İnkar bir çeşit savunmadır. Bu süreçte kişi tedaviyle ilgili bilgi toplama yoluna gider ve sosyal destek arar.

 

Öfke aşamasında kişi sıklıkla “Neden ben?”sorusunu sorar. Bu aşamada kişinin kendini ifade etmesine fırsat verilmesi önemli.

Pazarlık aşamasında önemli olan herkeste var olan savunma mekanizmaları bilinmeli tanınmalı ve gerekirse kişiye yeni baş etme mekanizmaları kazandırılmalı.

 

Depresyon aşamasında Kişinin kayıplarının yasını tutmasına izin verilirse ve aile desteği sağlanırsa kabullenme aşamasına çabuk geçebilir.

 

Kabullenme aşamasından sonra hastalıkla baş etmek kolaylaşır.

 

Ne zaman psikolojik destek gerekir?

 

Bunun için hastanın normal uyuma yönelik tepkileri ve uyumu bozan tepkileri bilip ayırt etmesi gerekmektedir.

 

Tanı öncesi dönemde kanser olasılığı ile ilgili kaygılı bekleyiş normal uyuma yönelik tepki iken daha tanı konulmadan kişinin hastalık belirtileri geliştirmesi uyum bozan tepkiler arasındadır.

 

Tanı aşamasında şoke olma, inanamama, inkar etme, kaygı, kızgınlık, suçlayıcı duygular, depresif mizaçlı uyum normal uyuma yönelik tepki iken kişinin hastalığını kesin inkar etmesi,tedaviyi reddetmesi ve ölümün kaçınılmaz olacağı düşüncesiyle tedaviyi reddetmesi uyum bozan tepkiler arasındadır.

 

Tedavi aşamasında cerrahi girişimin geciktirilmesi, cerrahi dışı tedaviler aramak, beden imajı değişikliğine bağlı kayıp tepkisi, tedavinin yan etkilerinden korkma, kaygı, hafif depresif duygu durumu normal uyuma yönelik tepki iken cerrahi girişim sonrası depresyon, beden imajı değişiklikleri uzamış ciddi yas reaksiyonu uyum bozan tepkilerdir. Burada sıralanan uyumu bozan tepkilerin Hepsinde psikolojik destek almak gerekmektedir.

 

PSİKOSOSYAL DESTEK

Birçok hastalıkta olduğu gibi kanser hastalığında da psikososyal destek çok önemlidir.

 

Kanserli bireyin diğerleriyle sürdürdüğü ailevi ve kişisel ilişkileri deneyimleri, kendi yeterliliğine duymuş olduğu güven ve mücadele yeteneği gibi durumlar hastalığın ve psikolojik sıkıntıların üstesinden gelmesinde önemli rol oynar.

 

Kanser hastalarıyla ülkemizde ve yurtdışında yapılan çalışmalar kanser tanısı almanın ruhsal sıkıntıların ortaya çıkması için risk faktörü olduğunu göstermektedir.

 

Kanser hastalarında en çok uyum bozukluğu ve major depresyon görüldüğü ortaya çıkmıştır. Kanser hastalarında Majors depresyon görülme olasılığı 13 uyum bozukluğu görülme olasılığı 22 olarak belirlenmiştir.

 

Hasta şok, inanamama, kaygı, korku, uykusuzluk iştah kaybı gibi tepkilerin hepsini gösterebileceği gibi hiçbirini hmeyebilirde. Önemli olan duygularını ifade edebilmesidir. Yapılan araştırmalar duygularını ifade edebilen insanların kanserle mücadelede daha başarılı olduklarını göstermiştir. Özellikle hastalığın ilk öğrenildiği aşamada profesyonel destek almaktan çekinmemek gerekir. Her kendinizi öfkeli hissediyorsanız öfkenizin bilincinde olup bunu yapıcı yönde yönlendirin. Mesela yürüyüş yapın, egzersiz yapın, yazı yazın, duygularınızı ifade edebileceğiniz birileriyle konuşun, sevdiğiniz bir iş yapın, hayatınızdaki güzellikleri kendinize hatırlatın, günlük tutun, Son zamanlarda üzen, duygu sömürüsü yapan dizileri izlemekten vazgeçin.

 

Ruhsal huzur için seçtiğiniz şeylerle uğraşın. Mesela çocuklara yardım etmek olabilir bazen sadece dua etmek yeterlidir.

 

Hiçbir zaman psikolojik destek almaktan vazgeçmeyin.  Unutmayın bir psikolog ya da psikiyatrist ile görüşmek utanılacak bir şey değildir aksine bundan kaçınma sağlıksız bir davranıştır.

 

Kendinizi iyi htiğiniz anda normal hayatımıza devam etmeye çalışın.

 

“Unutmayın kanser sizi değil siz onu kontrol altında tutacaksınız.”

 
Etiketler: KANSERLE, MÜCADELE,
Yorumlar
Haber Yazılımı