Yazı Detayı
27 Ocak 2020 - Pazartesi 08:23
 
OK VE YAYIN İNKILABI ‘BİYOTERÖRİZM’
Rıdvan Yener
ridvanynr@gmail.com
 
 

"İnsan türü bir hastalıktır." (Matrix - 1999)

 

Batının insanlığa bakış açısı, kendi medeniyet çerçevesinden çıkmamış, cihanşümul bir idraka ulaşamamıştır. Bu sebeptendir ki insanlığı bir mikrop statüsünde değerlendirerek çoğalmasını engellemek yahut kitlesel katliamlar yaparak geriye elit bir kesim bırakmayı fikir edinmişlerdir. Transhümanist felsefe gibi.

 

Sinema sektörünün psikolojik harp enstrumanlarının insanlara caniliğe yahut buğranlara sürüklemesi, batının bütün bir insanlığı hedef alan zihniyetinin akisleridir.

 

İnsanoğlunun son ikiyüz küsür senedir hızla nüfusunun artması, vahşet tamtamlarının kitlesel infaz silahları için çalmaya başlamasına sebep oldu. Atom yahut nükleer silah yerine çok daha etkili, izi sürülmesi daha zor olan farklı bir silah arayışına başlanıldı. Böylece biyolojik silahların geliştirilmesi ivme kazandı.

 

Günümüzde Ukrayna sınırları içinde kalan Kaffa limanı, Karadenizi kontrol etmenin anahtarıydı. O dönemde Cenevizlilerin elinde bulunan Kaffa, bu gücü eline almak isteyen Tatarlar tarafından kuşatıldığında, tarih en büyük biyolojik saldırıyı rapor edecekti.

 

1346 yılında Tatarlar Kaffa'yı kuşattı. Şehirlerin en büyük korkusu salgınlardır. Bunu bilen Tatarlar vebadan ölmüş insan cesetlerini hatta insan parçalarını mancınıklara koyarak surların üzerinden şehre attılar. Burada tetiklenen salgın ileride Avrupa'yı yerle yeksan edecek Kara Vebayı doğuracaktı.

 

1347 - 1351 yılları arasında 100 milyona yakın kişinin hayatını alan Kara Veba Avrupa'yı kasıp kavurmuştu. Öyle ki Aragon Kralı 4. Pedro ve eşi Leanor gibi tarihten tanıdığımız şahsiyetler bile bu salgına kurban gitmişti.

 

Nüfusun yoğun olduğu yerlerde salgın riski yüksek olur. Ve çabucak yayılmasının engellenmesi çok zordur. Çin ve Orta Asya'da başlayan veba Asyalı tacirlerin Çin'den aldıkları vebalı kürkleri Avrupa'ya satmasıyla başladı.

 

Tatarların reisi Canıbek'in vebayı Cenevizlilere bulaştırması. Londra'ya kadar tesir etmiş ve milyonlarca cana mâl olmuştu.

 

Tarihte dikkatinizi celbetmek istediğim diğer bir meselede malûmunuz Avrupa'nın Amerikan kıtasını keşfiyle başladı.

 

İsveçten Amerika'ya  göç etmiş ve İngiliz ordusunun hizmetine girmiş bir Fransız olan Henry Bouquet, Lord Amherst'e yazdığı bir mektupta kızılderililere çiçek hastalığı bulaştırılmış battaniyelerin verilmesini önerdi. Böylece kızıl derilileri tek tek öldürmekten çok daha kolay bir yol bulmuş oldular. Bu battaniyeler biyolojik bir bomba etkisi göstermeye yetecekti.

 

Avrupa'nın vahşi yüzünü görmemiş olan Kızılderililer daha önce görmedikleri bu hastalık karşısında birer birer ölmüştü. Böylece Avrupa caniliğe yeni bir boyut kazandırmış oldu.

 

Shiro Ishii'nin ve sonrada  Kitano Misaji’nin idaresinde Japonlar ikinci dünya savaşı sırasında biyolojik silah denemeleri yapıyordu. Pingfon kasabası yakınlarında bulunan biyolojik silah geliştirme merkezinde, Birim 731 adındaki teşkilatın himayesinde binlerce mahkûmun üzerinde testler yapılmıştı. 150 bina ve 3 binden fazla personeli olan bu yapıyla birlikte ayrıca  Mukden, Pekin ve Nanjing’de ilave birimler yer almaktaydı.

 

İkinci dünya savaşında yenilen Japonların biyolojik silah programını yöneten kadrosu Tokyo'da ABD güçleri tarafından yakalanmışlardı. Yakalanan bilim adamları bazı özel haklar ve muafiyetler karşılığında çalışma bilgilerini Amerika'ya vermişlerdi. Böylece ABD biyolojik silah üretimi husunda ciddi bir mesafe kaydetmiş oldu.

 

Siyasi denklemde tesadüflere yer yoktur.

 

Amerika ve Çin'in savaşı bambaşka boyutlara evrilmekte. Muhafazakâr Amerikalılar Çin karşısında boyun eğmeyi düşünmedikleri için bütün sahalarda şavaşı göze aldılar. Ticaret savaşlarıyla başlayan çatışmalar kendini farklı şekillerde tezahür ettirmesi kaçınılmaz.

 

Geçtiğimiz günlerde Çin'de Corona virüsü diye adlandırılan ve hava yoluyla bulaşan bir hastalık zuhur etti. Wuhan'da başlayan salgının yarasalardan bulaştığı tahmin ediliyor. Lakin Çinliler tarihin her döneminde yaşanyan yahut yaşamayan herşeyi yiyorlardı. Corona ise yeni hortladı.

 

Not: Wuhan'a uçuşlar durduruldu ve Wuhan'dan çıkışlar yasaklandı tek yere hariç. Doğu Türkistan...

 
Etiketler: OK, VE, YAYIN, İNKILABI, ‘BİYOTERÖRİZM’,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
21 Ekim 2019
Ok Ve Yayın İnkılabı ‘Drone’
24 Haziran 2019
Hakikatin Ölümü Mehdi, Mesih Ve Armageddon
22 Nisan 2019
DARBE ÜSLERİ
09 Nisan 2019
"KRALİÇE'Yİ ÖLDÜRMEK" KEHANET, REİNA ve YENİ ZELANDA
04 Mart 2019
SAYIN BAŞKAN, İZNİNİZLE
14 Ocak 2019
BATININ KEDİCİKLERİ
27 Aralık 2018
ÖFKENİN FİKRİ
18 Aralık 2018
AK PARTİ'NİN İÇİNDEKİ AK'ŞENERCİLER
15 Ekim 2018
NAZİLERİN SAMSUN’A MİRASI
08 Ekim 2018
TSK'YA PSİKOLOJİK OPERASYON
01 Ekim 2018
CAMİ Mİ MASONLARIN TAPINAĞI MI?
24 Eylül 2018
İLLA
17 Eylül 2018
MEZHEPSİZ BİLGE MEŞREBSİZ FİKİR
10 Eylül 2018
MASUMİYET LAFZI
06 Eylül 2018
FETÖCÜLER Mİ MEALİSTLER Mİ?-2
05 Eylül 2018
Fikrimiz neyse zikrimizde “o” olacak
05 Eylül 2018
“TERÖR SARMAŞIĞI”
05 Eylül 2018
Psikolojik Terörizm ve Transhümanizm
05 Eylül 2018
Tahtın varisi “Akşener”
05 Eylül 2018
Devşirmenin yeni yüzü
05 Eylül 2018
Uyuşturulmuş yeni dünya
05 Eylül 2018
Bir maske bin bir surat
05 Eylül 2018
KİTLESEL İNFİAL
05 Eylül 2018
TÜRK SİYASET DENKLEMİ
05 Eylül 2018
YAZI-TURA MI AK MI KARA MI?
05 Eylül 2018
AHVALİMİZİN MEALİ
05 Eylül 2018
TÜREDİ Mİ TÜRETİLDİ Mİ?
05 Eylül 2018
İHANET VE MEDENİYET
05 Eylül 2018
SİYASET, EKONOMİ, SİBER VE ZIRVALAMA GÜCÜ
05 Eylül 2018
ÇAKAL’IN POSTLARI
05 Eylül 2018
MODERN ÇAĞIN TEOLOJİSİ
05 Eylül 2018
HAKEMİN HÂKİMİYETİ
05 Eylül 2018
SAVAŞÇI KEŞİŞ
05 Eylül 2018
ENTRİKANIN PAYİTAHTI
05 Eylül 2018
PSİKOLOJİK TERÖRİZM DE “NAZİ FAKTÖRÜ”
05 Eylül 2018
İLK ADIM “SADAT”
05 Eylül 2018
MESELE
05 Eylül 2018
GİDİŞ NEREYE ABBAS?
05 Eylül 2018
HEDEF ve TAHTASI
05 Eylül 2018
BİR GENÇLİK
05 Eylül 2018
FETÖCÜLER Mİ MEALİSTLER Mİ? - 1
05 Eylül 2018
DOLAR VE BTK
05 Eylül 2018
SIFIR MI BİR Mİ?
05 Eylül 2018
SABREDEN DERVİŞ MİYİZ, BEKLEYEN BUDALA MI?
Haber Yazılımı