Yazı Detayı
15 Temmuz 2019 - Pazartesi 06:32
 
Sadece İstanbul’u mu Kaybettik?
Murat Başaran
 
 

Cengiz Yazoğlu’nun Osmanlı’nın Tasfiyesi kitabında belirttiği gibi, Osmanlı’yı tasfiye eden İngiliz’dir ve aynı tasfiye memurlarına Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdurmuştur.

 

Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Fırkası benim vicdanımda “Osmanlı”nın yani yüz akı devletimin yıkıcısı, şapka kanunuyla, Türkçe ezanla, cami düşmanlığıyla dinime karşı iki yüzlü ve düşman, Boraltan Faciası başta birçok utançla milletime “karşı” ve “gizli gündem”li tehlikedir.

 

1923-1950 arası millete, milli iradeye başvurmamışlar, totaliter, diktatoryal bir buyurganlıkla bu ülke insanına işkence etmişlerdir.

 

Kafasına zehirli gaz yağdırılanların “Sabiha Gökçen”den uçmalarına, Sabiha Gökçen’e inmelerine ne denebilir?

 

Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerinin meşhur vecizesini hatırlatacak şekilde, “CHP’ye karşı nefretim ve karşıtlığımla cennet umuyorum!”

 

Elliiki yıllık ömrümün siyasete muhatap kısmında bir tek rahmetli Turgut Özal’ı yürekten sevdim. Hele Recep Tayyip Erdoğan’ın şahlandığı dönemlerde “İlk defa ehven-i şer’e değil, yanında yürümekle şeref ve heyecan duyduğumuz bir partiye ve lidere oy veriyoruz” diye boncuk bulmuş çocuklar gibi sevinçler sergiledim.

 

Xxx

 

Bana Ak Parti’yi ve Recep Tayyip Erdoğan’ı savunacak adamın hem ahlakının ve hem müktesebatının yeterli olması gerekiyor. Bunu istemek hakkım.

 

Xxx

 

Papa’nın önünde imanını satan bir şarlatanın hiçbir sözünün nezdimde kıymet-i harbiyesi yoktur. Bu Amerikan piçinin ve avanesinin, bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir kavlince hakikate denk gelen söylemleri de dahil…

 

O tesadüfi hakikate necis bardak içindeki su muamelesi yapar, lağıma dökerim.

 

Xxx

 

Yani benim Ak Parti ve Reis eleştirilerimden yola çıkarak kimse başka değirmene su taşıdığımı söyleyemez. En hafifinden eblehliktir.

 

Xxx

 

Usulünce…

 

Ve hep geç kalmadan…

 

Edebimizi bozmadan…

 

Milletin vicdanını kanatacak her ne varsa dillendirdik.

 

Kimi zaman olması gereken yerde/ yerlerde… Kimi zaman aşikâr…

 

İstanbul değil sadece, her şeyden kıymetli olan imanımız, ahlakımız, gençliğimiz, ailemiz tir tir titriyordu.

 

Yalvardık…

 

Tevil etmekten canımız çıktı.

 

Sabretmekten çatladık.

 

Xxx

 

Bana çıkıp biri 13.500 farkın 800.000 bine nasıl çıktığını anlatsın ve sebeplerini söylesin, müsebbiplerini ifşa etsin…

 

Bunu başkan yapmıyor…

 

Israrla yapmıyor.

 

Necmi Kadıoğlu’nun hesabını kim verecek? O hesap orada dururken İmamoğlu’nun hangi Beylikdüzü dosyasının inandırıcılığı var? Ne işe yarar?

 

Mesaisini Sultanahmet’te okeye dönerek geçiren Endüstri Mühendisi pek genel sekreter “Ben Reis’in adamıyım” havasıyla gezerken, İstanbul’un kaybını seçmene mi yükleyeceğiz?

 

Seçmene yüklemeyeceksek, kim kardeşim, kim bu rezaletin sorumlusu…

 

Deve dişi gibi aday koymuşsun… Ve o dişi orada çürütüp perişan etmişsin…

 

Hani beka meselesi…

 

Beka… Durun… Orada bir tur atalım…

 

Xxx

 

Sığırcık kuşu “beka”yı pek sevmiş, oradan vurmaya çalışıyor bana…

 

Bu yazı aşırı kişisel ve savunma ritminde ama yapacak bir şey yok…

 

CHP beka problemi değildir. Çünkü CHP bildiğimiz bir problemdir. CHP’den neler beklenebileceğini hepimiz bir çırpıda sayabiliriz.

 

Keza FETÖ bir beka meselesiydi; 15 Temmuz’da atlatmadıysak, biz 15 Temmuz’da neyi atlattık ve geçen üç yıl boyunca ne halt ettik?

 

Elbette S-400’ler geldi, geliyor, kuruluyor; şahane… Savunma Sanayi şahlandı. Süper… (Bu arada Temel Kotil meselesi vuzuha kavuşmadı. Can sıkıcı…)

 

İyi de mezhepsizlikle vurmuşlar… LGBT ile vurmuşlar… Liyakatsizlikle vurmuşlar…

 

“Beka Meselesi”nde “beka”sını düşündüğümüz nedir? İçinde ruhu olmayan… İmanı yaralanmış insanların yaşadığı coğrafya parçası mı?

 

Coğrafyadan önce insanı korumamız gerekmiyor mu?

 

Xxx

 

Berat Bey umurumda değil…

 

İyidir, kötüdür, zamparadır, değildir, enerji uzmanıdır, finans dehasıdır beni ilgilendirmiyor…

 

Ama Berat Bey üzerinden dönen tartışmalar, İstanbul İl Başkanının tayini, ilçe belediyelerinde olan bitenler, belediye başkan adaylarının seçimlerindeki kavgalar… İsabetsizlikler...

 

Ve bütün bunlar yüzünden yorulan vatandaşın küsmesi…

 

Damadın yerine konacak bir adam yok mu bu seksen küsur milyonluk ülkede…

 

Mesela bu memlekette sadece Bilal Bey’in mezun olduğu Kartal İmam Hatip mi adam yetiştiriyor?

 

Mesela sadece Güneysu’dan olanlara mı güveneceğiz?

 

Bu tevili, hazmı, artık idaresi zor ve çığırından çıkmış aile/ hanedan/ sülale görüntüsünü nasıl taşıyacağız?

 

Taşıyamıyoruz, kendimizi kandırmayalım.

 

Xxx

 

Hırsızın bizden olanı, onlardan olanı ayrımı yapamayız.

 

Hırsız hırsızdır.

 

Kibirli kibirlidir.

 

Ceza gerektirir.

 

Tayyip Bey neden susuyor? Neden küresel problemlere sığınarak yürümeye devam ediyor?

 

Xxx

 

Fatih Tezcan’ın dediği doğruysa çok vahim. Bazı konularda hayata bakışımız uyuşmaz. Fakat davasında samimi olduğuna inandığım için takip ediyorum. Vatanını sevdiğini biliyorum. İmanında iki yüzlü değil. Dolayısıyla söylediklerini bir kenara not ediyorum.

 

Ne diyor Tezcan mealen? (https://www.youtube.com/watch?v=A1gFfF66tCg)

 

-Tayyip Bey yalnız. Derin bir koalisyonla/ bu koalisyonun mecburiyetleriyle yürümeye çalışıyor. Ve bu koalisyonda ne Berat, ne kardeşi Serhat Tayyip Bey’in safındadır diyebilmek mümkün görünmüyor.

 

Fatih Tezcan’ın söylediklerini, Fatih Tezcan’la kafanız uyuşmuyor diye yok saysanız ne fayda?

 

Sadece hamasetinizi okşayan yalakaları dinlerseniz, İstanbul’dan sonraki kayıplarımız daha büyük olacak…

 

Xxx

 

Şimdi İstanbul’da sular kesilir de iş lehimize döner diye beklemek öküzlüktür diyeceğim, öküze hakaret olur. Hele “Kardeşim Reis su problemini çözdü. Bunlara da keyfini sürmek kaldı” yorumu acizliğin daniskasıdır.

 

Vallahi Fatih Erbakan’ın basiret, dirayet, isabet dolu “İstanbul’u CHP’den Yeniden Refah Partisi alacaktır!” beyanı, 23 Haziran’dan beri duyduğum en manidar ve işe yarar beyandır. Ve bu beyanı Tayyip Bey’den duymak isterdim.

 

Ama biz İstanbul’u kaybetmeyi çoktan kabullendik, bekayı unuttuk, önümüzde LGBT, Kadem, S-400 vs.vs. var…

 

Xxx

 

O kadar çok şey söyleyebilir/ yazabilirim ki…

 

Göz göre göre yapılan hatalar…

 

Şımarıklıklar…

 

Ahlaksızlıklar…

 

13.500’den 800.000’e çıkan fark…

 

Ve Tayyip Bey’in suskunluğu veya “Kendimizi millete anlatamadık” şaşkınlığı çıldırtıyor beni…

 

15 Temmuz’u rezil ettiniz. Kültür Bakanınız Sıla Konseri düzenleyip tüy dikiyordu. Vazgeçti de halloldu mu her şey…

 

Dört duvar dört sandalye sadeliğindeki Japonya’da üç yüzbin liralık çanta taşımayı neremizde saklayacağız?

 

Xxx

 

Ve siz ben bunları söylüyorum diye…

 

Helal- haram gitti... Gençler gitti… Aile gitti… İstanbul gitti… Memleket gidiyor feryatlarıma…

 

Hakaretle…

 

“Du bakali ne olacak” aptallığıyla yaklaşacaksınız…

 

Ne olacağını söylemeye dilim varmıyor…

 

Keşke sadece İstanbul'u kaybetmiş olsak. Çıkar ikinci bir Fatih, alır evelallah...

 

Xxx

 

Yarabbi, yanılmış olmayı diliyorum.

 

Yarabbi, yanılmış olmayı diliyorum ve özür dilemeye, tövbe etmeye hazırım…

 

Yarabbi, bizi bize bırakma!

 
Etiketler: Sadece, İstanbul’u, mu, Kaybettik?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Ağustos 2019
İkna Odalarına Gerek Kalmadı!
30 Mayıs 2019
Zulüm!
09 Mayıs 2019
DAVAN DAVAMIZDIR!
01 Mayıs 2019
Kazanan Rumlar Olmamalı
05 Nisan 2019
HATA ETTİK!
02 Nisan 2019
SEÇİMİN GALİBİ YOK
28 Mart 2019
HANGİ TARAFTASIN?
12 Mart 2019
1 NİSAN'DA NE OLACAK?
06 Mart 2019
Yemezler!
02 Mart 2019
BÖYLE ZULÜM GÖRÜLMEDİ !
01 Mart 2019
MİLLET FARKINDALIK İSTİYOR
20 Şubat 2019
HÜSRAN VAR!
13 Şubat 2019
AYNI KAZURATIN LACİVERTİ!
04 Şubat 2019
Yanlıştan çıkan doğru...
26 Kasım 2018
LİYAKATSİZ KADROLAŞMA BİTECEK Mİ?
24 Kasım 2018
AK Parti evimizin halısı, elbet silkeleyeceğiz...
21 Kasım 2018
Belediyeler çiftlik! Hadi engelle!
12 Kasım 2018
MASAL
22 Ekim 2018
Biz kaybettik!
12 Ekim 2018
EYYYY AMERİKA!
08 Ekim 2018
KRİZ YOK DA KERİZ Mİ VAR?
28 Eylül 2018
REİS'E YAZIK!
24 Eylül 2018
KOPMA ANI YAKLAŞIRKEN...
21 Eylül 2018
Samsun'da yer ayarla!
05 Eylül 2018
Muhteşem kabiliyet!
05 Eylül 2018
Aşşşağılık vaziyetler!
05 Eylül 2018
Karışık düşünceler
05 Eylül 2018
Cıyaklayan hainler!
05 Eylül 2018
BATI’DA NE BULUNUR?
05 Eylül 2018
KADİR MISIROĞLU
05 Eylül 2018
HANGİ DAĞIN DELİSİ OLSAM…
05 Eylül 2018
DİNİNİZİ NASIL ALIRSINIZ BAYIM?
05 Eylül 2018
AYIKLA PİRİNCİN TAŞINI
05 Eylül 2018
ÜÇÜN BİRİ....
05 Eylül 2018
GÜNCELLİYORUM...
05 Eylül 2018
İNANMASI ZOR AMA MAALESEF GERÇEK!
05 Eylül 2018
Hayrettin abi, bakar mısın?
05 Eylül 2018
BAZILARI EMEKLİ OLAMIYOR NEDENSE!
05 Eylül 2018
'Adalet var' demek kolay değil
05 Eylül 2018
Gülen Şeytanlar Tarihi
05 Eylül 2018
KİM VAR? NEYE YARAR?
05 Eylül 2018
Uysa ne olur, uymasa ne?
05 Eylül 2018
EVCÂRÂ...
05 Eylül 2018
KEMİK YALAYICILARI !
05 Eylül 2018
Tayyip Bey
05 Eylül 2018
Münafık mı? Yok canım!
05 Eylül 2018
YOKUM!
05 Eylül 2018
Kaşarlara borcumuz mu var?
05 Eylül 2018
Musa mı, Moiz mi?
05 Eylül 2018
MÜSTEHAKSINIZ!
05 Eylül 2018
Yok devenin Koçu! Oyum AK Parti ye...
05 Eylül 2018
GÖLGE ETMEYİN YETER!
05 Eylül 2018
AMERİKAN SAPIĞI!
05 Eylül 2018
O be! Laaarda yüğzen, andiçerim!
05 Eylül 2018
KÖK HÜCRE
05 Eylül 2018
Fotoğraf deyip geçme!
05 Eylül 2018
Hep Trump'ın yüzünden...
05 Eylül 2018
DERLER...
05 Eylül 2018
Leylekler gitmeyeydi iyiydi! 
05 Eylül 2018
ALLAH RAZI OLSUN...
Haber Yazılımı