Yazı Detayı
05 Eylül 2018 - Çarşamba 23:07
 
Tahtın varisi “Akşener”
Rıdvan Yener
ridvanynr@gmail.com
 
 

“Modanın müptelası olmuş dünya kamuoyu, feminist akımların etkisiyle kadınları vitrinleştirip bir şehvet nesnesi haline getirdi. Bu hâl bize öylesine normal gelmeye başladı ki alış-veriş yaptığımız süper marketinin kasiyeri yahut çağrı merkezinde telefona bakan kişi ya da izlediğimiz reklamda kadın olmadığında absürtlük hissediyoruz. Böylesine gündemde tutulan kadının ülke liderliğine gelmesini kim istemez ki? Peki, siz kadın bir lidere oy vermez miydiniz?” Kökleri eski doğa dinlerine dayanan paganizm, bir inanış biçimi olarak ortaya çıktı. Pagan kelimesi, İseviliğin şehirlerde yaygınlaşmasıyla kırsal kesimde kalanlardan gelmektedir, manası ise “köylü ”dür. Paganizm insanı merkez saydığından, bir kişinin en mühim görevi üremektir. Bu inanca göre cinsellik ibadettir. Paganizm en çok da Hristiyanlığa etki etmiştir. Hazreti İsa’nın tanrılaştırılması paganizmin insan merkezli anlayışından gelmektedir. Hatta teslis inancı, antik yunan ve pagan felsefesinde Platoncu ve Stoacı felsefe temelli olarak ortaya çıkmıştır. Sadece Hristiyanlığa değil, bize dahi etkisi olmuştur. Günlük hayatta kullandığımız Doğa Ana tabiri, paganların doğayı yarattığını sandığı en büyük tanrıçadan gelmektedir. Hristiyanlık, her ne kadar Paganizmin tabii varisi haline gelse de, direnen bir topluluk günümüze ulaşmıştır. Neo-Pagan olarak adlandırılan bu topluluk bir milyonun üzerinde bir cemaate sahiptir. Dünyadaki erkek egemen kültürü dengelemek için feminen enerjiye önem verilmesi gerektiğini düşünürler. Bu dengeye ulaşmak içinse sadece tanrıçalara taparlar. Psikolojik harbin merkez üssü Hollywood, son dönemde Neo-Pagan çerçevedeki filmlere ağırlık verdi. Hristiyanlıktaki kurtarıcı Mesih ütopyasını her geçen gün, dişi bir tanrı olarak lanse ediyor. Misal; Ölümcül Deney film serisinde insan ırkı biyolojik bir silahla yok olmanın eşiğindeyken Alice insanlığı kurtarmak için büyük bir savaşa başlar. Serinin son filminin son sahnesinde dişi kahramanımız Alice, dünyayı esareti altına alan virüsü yok ederek insanlığı kurtaracaktır. Yine Alice Harikalar Diyarında filminde, iyi ve kötü iki kraliçenin savaşına son vermek için kahramanımız Alice, kötü kraliçeyi alt ederek iyiliğin kazanmasını sağlar. İzleme rekorları kıran Taht Oyunları ise başlı başına kadın liderlerin çatışmaları ve oyunlarında ibarettir. Bunlar gibi daha nice filmle Hollywood, dünyayı kadın yöneticiler için dizayn ediyor. Neo-Pagan denge kültürünün yerine, kadın egemen bir kültür ikame ediliyor. Hollywood’un uygulamış olduğu bu algı operasyonu, yavaş yavaş meyvelerini vermeye başladı. İngiltere de May, Almanya da Merkel, Norveç de Solbeg hatta Müslümanları katleden Myanmar’ın başında bile kadın bir yönetici olan Aung San Suu Kyi var. Sadece bu saydığım ülkeler değil elbette, yirmiye yakın ülkenin lideri kadın. Tabi bide son anda seçimi kaybeden kadın liderler de var, Amerika da Clinton veya Fransa da Le Pen gibi. Demokrasinin doğduğu kıta Avrupa da kadınlara seçilme hakkı verilmezken, Türkiye de bu hak tanındı. Yıllar içinde deneyen yahut koalisyonla başbakanlık yapan kadınlar oldu. Türkiye 2019 seçimlerine doğru giderken daha önce birçok partide şansını deneyen ama genel başkan olamayan Meral AKŞENER, “İYİ” adıyla bir parti kurdu. Bu gidişata bakarsak 2019 seçimlerinde İYİ Parti Hezimete uğrarsa AKŞENER, kendi partisini bırakıp yurt dışında falan siyasete devam edebilir. Lakin fakirlik edebiyatı yapıp, milli hislerimizi böylesine okşarsa ve de Hollywood böylesine güzel filmler yapmaya devam ederse önümüzdeki seçimlerde AK PARTİ’ nin işi çok zor…  

 
Etiketler: Tahtın, varisi, “Akşener”,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
24 Haziran 2019
Hakikatin Ölümü Mehdi, Mesih Ve Armageddon
22 Nisan 2019
DARBE ÜSLERİ
09 Nisan 2019
"KRALİÇE'Yİ ÖLDÜRMEK" KEHANET, REİNA ve YENİ ZELANDA
04 Mart 2019
SAYIN BAŞKAN, İZNİNİZLE
14 Ocak 2019
BATININ KEDİCİKLERİ
27 Aralık 2018
ÖFKENİN FİKRİ
18 Aralık 2018
AK PARTİ'NİN İÇİNDEKİ AK'ŞENERCİLER
15 Ekim 2018
NAZİLERİN SAMSUN’A MİRASI
08 Ekim 2018
TSK'YA PSİKOLOJİK OPERASYON
01 Ekim 2018
CAMİ Mİ MASONLARIN TAPINAĞI MI?
24 Eylül 2018
İLLA
17 Eylül 2018
MEZHEPSİZ BİLGE MEŞREBSİZ FİKİR
10 Eylül 2018
MASUMİYET LAFZI
06 Eylül 2018
FETÖCÜLER Mİ MEALİSTLER Mİ?-2
05 Eylül 2018
Fikrimiz neyse zikrimizde “o” olacak
05 Eylül 2018
“TERÖR SARMAŞIĞI”
05 Eylül 2018
Psikolojik Terörizm ve Transhümanizm
05 Eylül 2018
Devşirmenin yeni yüzü
05 Eylül 2018
Uyuşturulmuş yeni dünya
05 Eylül 2018
Bir maske bin bir surat
05 Eylül 2018
KİTLESEL İNFİAL
05 Eylül 2018
TÜRK SİYASET DENKLEMİ
05 Eylül 2018
YAZI-TURA MI AK MI KARA MI?
05 Eylül 2018
AHVALİMİZİN MEALİ
05 Eylül 2018
TÜREDİ Mİ TÜRETİLDİ Mİ?
05 Eylül 2018
İHANET VE MEDENİYET
05 Eylül 2018
SİYASET, EKONOMİ, SİBER VE ZIRVALAMA GÜCÜ
05 Eylül 2018
ÇAKAL’IN POSTLARI
05 Eylül 2018
MODERN ÇAĞIN TEOLOJİSİ
05 Eylül 2018
HAKEMİN HÂKİMİYETİ
05 Eylül 2018
SAVAŞÇI KEŞİŞ
05 Eylül 2018
ENTRİKANIN PAYİTAHTI
05 Eylül 2018
PSİKOLOJİK TERÖRİZM DE “NAZİ FAKTÖRÜ”
05 Eylül 2018
İLK ADIM “SADAT”
05 Eylül 2018
MESELE
05 Eylül 2018
GİDİŞ NEREYE ABBAS?
05 Eylül 2018
HEDEF ve TAHTASI
05 Eylül 2018
BİR GENÇLİK
05 Eylül 2018
FETÖCÜLER Mİ MEALİSTLER Mİ? - 1
05 Eylül 2018
DOLAR VE BTK
05 Eylül 2018
SIFIR MI BİR Mİ?
05 Eylül 2018
SABREDEN DERVİŞ MİYİZ, BEKLEYEN BUDALA MI?
Haber Yazılımı