Yazı Detayı
05 Eylül 2018 - Çarşamba 21:16
 
TÜRK SİYASET DENKLEMİ
Rıdvan Yener
ridvanynr@gmail.com
 
 

Cumhuriyet devri Türk siyaset denkleminde, dış mihrakların etkisi olmadan hiçbir siyasetçi yok ki ülke yönetsin yahut etki sahibi olabilsin. Demokratik sistemde halkın iradesi olmadan bir yöneticiyi ülkenin başına geçirmek, diğer yönetim biçimlerinden daha kolaydır. Zira normal bir vatandaş ülke yönetimine aday olan bir şahsın karakterini, nasıl bir aile yapısına sahip olduğunu, fikirlerini yahut geçmişini medyanın anlattığı kadar bilmek durumundadır. Medyanın ortaya çıkmasıyla beraber kimlerin emrinde hizmet ettiği malûmdur. Medyanın desteğini arkanıza aldıktan sonra, demokratik sistemde bir kişinin seçilmesini sağlamak için iki yöntem vardır. Birincisi; Rakipleri liderlik vasfına sahip olmaz ki bu durumda tek aday sizin istediğiniz kişi demektir. İkincisi; Karizmatik, hitabeti kuvvetli ve halkın içinden biri gibi davranabilen bir aday sunarsınız. Ama asıl mesele medyanın sizin elinizde olmasıdır. Türkiye’deki medya kuruluşlarının ekseriyeti özellikle Siyonist, Mason hatta Vatikan güdümlü olmuştur. Yani demokrasinin hüküm sürdüğü ülkede özelliklede Türkiye’de saydığımız güç odaklarını arkanıza almadan hareket etmeniz olanaksızdır. Hatta yeni bir parti kurmak ve bu partiyle iktidarı hayal etmek için bu mihraklara biat etmek zorundasınız. Neredeyse her örgütün Türkiye için bir planı ve uyguladığı bazı eylemler mevcuttur. Örgütten kastım terör grupları değil, terör gruplarını kuran ve kullanan asıl teröristlerdir. Güç odakları olarak tanımlanan bu grupların ayrı ayrı görünmesi aynı yolda hareket etmedikleri manasına gelmemektedir. Vatikan’ı ele alırsak, özellikle papalık yarışında en güçlü adayı çıkaranlar yıllardır Siyonistler ve onların şahsında Masonlar olmuştur. Sadece dua ihracatıyla dünyanın en kârlı şirketi haline gelen Vatikan’ın, parayı yöneten oligarklar tarafından manipüle edilmeyeceği düşünülemez. Vatikan, ruhani boyutu dışında çocuk istismarından kara para aklamaya kadar birçok pis işle hemhal olmuş bir şirkettir. Hatta bu şirketin karanlık yüzünü saklaması için kurduğu ve kullandığı iki farklı örgütte vardır. Birinin adı, Dan BROWN’un yazdığı Da Vince’nin Şifresi kitabıyla oldukça popüler olan ve Vatikan’ın mafyası olarak bilinen Opus Dei, diğeri ise daha eskiye dayanan Malta Şövalyeleridir. Malta Şövalyeleri ününü, Türklere karşı Hristiyanlığın Katolik mezhebini savunarak kazanmıştır. Enteresan olan ise ölümünden bir yıl önce Hristiyan olmayanlara verilmemesine rağmen, özel statü sağlayarak Turgut ÖZAL’a onursan üyelik beratı vermişlerdir. Birkaç yıl önce Yahudi lobisi Reis-i Cumhurumuz Recep Tayyip ERDOĞAN’a daha öncelerde vermiş olduğu Yahudi nişanını geri istedi. Bu cümle sizde kötü çağrışımlar yaptığını biliyorum, lakin eğer size böyle bir nişan teklif edildiyse reddetmeniz durumunda sizi bulunduğunuz konumdan indirmek için, hiç gözünüzün yaşına bakmadan ülkeyi savaş alanına döndürürler. Eğer kabul ederseniz ilerleyen dönemde sizi “Bu bizim adamımız zaten.” diyerek bulunduğunuz ülkede rezil ederler. Kısacası yukarı tükürseniz bıyık aşağı tükürseniz sakal. Erdoğan ise ne yukarı tükürdü ne aşağı, direkt olarak suratlarına tükürdü. Yani nişanı kabul edip ülkeyi felaketten korudu, sonra onların ülkemiz üzerindeki güçlerini kırıp nişanlarını kendi istekleriyle geri aldırdı. Belirli bir düzeye yükselmek için ya bu güçlerin kölesi olursunuz ya da bu güçleri kendi çıkarlarınız için kullanırsınız. Son iki asırdır Türk dünyasında siyaset bu şekilde yürümüştür. Hâlâ dahi bu durumun gidişatı kırılamamıştır…  

 
Etiketler: TÜRK, SİYASET, DENKLEMİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
24 Haziran 2019
Hakikatin Ölümü Mehdi, Mesih Ve Armageddon
22 Nisan 2019
DARBE ÜSLERİ
09 Nisan 2019
"KRALİÇE'Yİ ÖLDÜRMEK" KEHANET, REİNA ve YENİ ZELANDA
04 Mart 2019
SAYIN BAŞKAN, İZNİNİZLE
14 Ocak 2019
BATININ KEDİCİKLERİ
27 Aralık 2018
ÖFKENİN FİKRİ
18 Aralık 2018
AK PARTİ'NİN İÇİNDEKİ AK'ŞENERCİLER
15 Ekim 2018
NAZİLERİN SAMSUN’A MİRASI
08 Ekim 2018
TSK'YA PSİKOLOJİK OPERASYON
01 Ekim 2018
CAMİ Mİ MASONLARIN TAPINAĞI MI?
24 Eylül 2018
İLLA
17 Eylül 2018
MEZHEPSİZ BİLGE MEŞREBSİZ FİKİR
10 Eylül 2018
MASUMİYET LAFZI
06 Eylül 2018
FETÖCÜLER Mİ MEALİSTLER Mİ?-2
05 Eylül 2018
Fikrimiz neyse zikrimizde “o” olacak
05 Eylül 2018
“TERÖR SARMAŞIĞI”
05 Eylül 2018
Psikolojik Terörizm ve Transhümanizm
05 Eylül 2018
Tahtın varisi “Akşener”
05 Eylül 2018
Devşirmenin yeni yüzü
05 Eylül 2018
Uyuşturulmuş yeni dünya
05 Eylül 2018
Bir maske bin bir surat
05 Eylül 2018
KİTLESEL İNFİAL
05 Eylül 2018
YAZI-TURA MI AK MI KARA MI?
05 Eylül 2018
AHVALİMİZİN MEALİ
05 Eylül 2018
TÜREDİ Mİ TÜRETİLDİ Mİ?
05 Eylül 2018
İHANET VE MEDENİYET
05 Eylül 2018
SİYASET, EKONOMİ, SİBER VE ZIRVALAMA GÜCÜ
05 Eylül 2018
ÇAKAL’IN POSTLARI
05 Eylül 2018
MODERN ÇAĞIN TEOLOJİSİ
05 Eylül 2018
HAKEMİN HÂKİMİYETİ
05 Eylül 2018
SAVAŞÇI KEŞİŞ
05 Eylül 2018
ENTRİKANIN PAYİTAHTI
05 Eylül 2018
PSİKOLOJİK TERÖRİZM DE “NAZİ FAKTÖRÜ”
05 Eylül 2018
İLK ADIM “SADAT”
05 Eylül 2018
MESELE
05 Eylül 2018
GİDİŞ NEREYE ABBAS?
05 Eylül 2018
HEDEF ve TAHTASI
05 Eylül 2018
BİR GENÇLİK
05 Eylül 2018
FETÖCÜLER Mİ MEALİSTLER Mİ? - 1
05 Eylül 2018
DOLAR VE BTK
05 Eylül 2018
SIFIR MI BİR Mİ?
05 Eylül 2018
SABREDEN DERVİŞ MİYİZ, BEKLEYEN BUDALA MI?
Haber Yazılımı