Yazı Detayı
30 Mayıs 2019 - Perşembe 10:21
 
VALİ BEYE ARAÇ, GAZETECİYE ÇETE SALDIRISI!
Berat GONCA
samsunetikhaber@gmail.com
 
 

Samsun Valisi Osman Kaymak'a İçişleri Bakanlığı tarafından 1 milyon 668 bin liralık lüks bir araç tahsis edildi.

 

Ülkemizin içinde bulunduğu durum gözönüne alındığında Valiye lüks araç tahsisinin gündeme getirilmesi tepkilerin oluşmasına neden oldu.

Bu ülkede 81 il var ve bu 81 ilin devlet adına en yetkili mercii valilerdir.

 

Uyuşturucu satıcılarının, mafya bozuntularının milletin kanını emerek son model araçlarla gezdiği yerde devletin şehirdeki en yetkili valisinin altındaki makam aracının gündeme getirilmesi abesle iştigaldir.

 

O valiler benim devletimi temsil ediyor. Elbette en iyisine binecekler.

 

AMA;

 

Samsun'da vali 1 milyon 668 bin liralık lüks araçla gezerken, şehirde, tefeciler, FETÖ'cüler, uyuşturucu satıcıları fink atıyor. Ve önlem almak bir tarafa "uluslararası uyuşturucu kaçakçısı" damgası yiyen ve yurt dışında kaçak olan şahsın etkinliğine Samsun Valisi Osman Kaymak'ın şehrindeki Emniyet Müdürü, Başsavcı ve Ağır Ceza Reisi katılabiliyorsa, vali beyin o aracı hak edip etmediği işte o zaman tartışma konusu olur!

 

 

Geçtiğimiz günlerde, DEA tarafından uluslararası uyuşturucu kaçakçısı damgası yiyen, öldürülen Kuvvet Köseoğlu'nun azmettiricisi olduğu için müebbet hapis cezası aldığından Gürcistan'a kaçan, hakkında çete davası başta olmak üzere Çarşamba'da "Maraşlılar Cinayeti" olarak bilinen 3 kişinin öldürülmesinde de azmettirici olduğundan yargılamaları devam eden, yeraltı dünyasının ünlü isimlerinden Sedat Şahin ile sataşma içerisinde olan Metro Holding patronu Galip Öztürk'ün şirketinin iftar yemeğine Samsun'un Emniyet Müdürü, Başsavcısı ve Ağır Ceza Reisi katılmıştır.

 

Bir ülkeyi karıştırmak istiyorsan, o ülkede gazetecilere, aydınlara ve siyasilere saldırı düzenlersin.

 

Ülkemizde son dönemde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na linç girişimi düzenlenmiş hemen akabinde, Yeniçağ Gazetesi yazarı Yavuz Selim Demirağ'a sonrasında gazeteci Sabahattin Önkibar'a yapılan saldırı sonrası geçtiğimiz gün, "Sen gazeteci Berat Gonca mısın?" denilerek oturduğum kafede tarafıma 4-5 kişilik bir çete elemanı tarafından saldırılması esef vericidir. Kurulan kumpastan ölmeden kurtulmuş olmam ise rahmetli Turgut Özal'ın dediği gibi... Allah'ın verdiği canı Ancak Allah alır...

 

Bu şehirde uyuşturucuyu, kumarın tefeci bağlantısını, FTÖ'yü ve FETÖ'nün çetelerle bağlantısını ortaya çıkarmak için sürekli haberler yapan biri olduğum bilinir. Bu yüzden sürekli tehdit aldığım da bilinir. En son polis tarafından uygulanan güvenlik tedbirlerinin kendi isteğimle kaldırılmasını talep eden kişiyim. Günaşırı tehdit edildiğim için heran saldırı girişimine maruz kalacağımın farkında olan biri olarak kahpe saldırıyı atlattım.

 

Önceki gün yapılan saldırı üzerine polisi aradım, olay yerine yaya gelen 2 polis ambulans çağırarak beni Samsun Gazi Devlet Hastanesi'ne gönderdi. Hastaneye ambulansla giderken, polis memurları oradaki muayenenin ardından hastane polisi tarafından Gazi Polis Merkezi'ne getirileceğimi beyan etti.

 

Hastaneye gittiğimde, oradaki görevli polislerden biri kim olduğumu sordu. Gazeteci olduğumu belirtmem üzerine, saldırının neden gerçekleştiğini sordu. "Çete-Fetö... Ben bunları yazar, araştırır yazarım. En son FETÖ'nün çete bağlantısını araştırıyordum" derken beni adeta azarlar gibi "Tamam tamam" diyerek susturdu.

 

Polisin verdiği tepki üzerine içimden, "Acaba FETÖ'den mi yoksa çeteden mi rahatsız oldu" derken, muayene işlemlerim geçekleşti. Polisliği hastanede ifade almak sanan aynı arkadaş bana dönüp, "Gazi Polis Merkezi'ne gidebilirsin" dedi.

 

Kendisine, "Ben gazeteciyim saldırı tehlikesi devam ediyor sizin götürmesiniz gerekmiyor mu?" dedim.

 

Bana, "Biz götürmüyoruz o zaman evine git sonra gidersin karakola" dedi.

 

Kendisine, "Beni buraya sevkeden polis memurları hastane polisinin beni karakol merkezine muayene sonrası eşlik ederek getireceğini beyan etti" demem üzerine polis memuru küstah küstah, "Sana onu diyen hangi polisse gelsin o götürsün o zaman" diyor.

 

"Peki" diyorum ve telefonu çeviriyorum, o küstah polis beni Gazi Polis Merkezi'ne emniyetli bir şekilde göndermek zorunda kalıyor.

 

Gazi Polis Merkezi'nde vermiş olduğum ifadede saldırının organize bir saldırı olduğunu ve azmettirici olarak Metro Holding patronu Galip Öztürk, adamı Necmi Hatipoğlu, Fatih Mahallesi Muhtarı Tonguç Ali Anıl, FETÖ İmamı Fevzi Cem Şenocak ile Ali Halil'in (Haliloğlu) azmettirici olabilecek isimler olduğunu çünkü bu isimlerin uzun zamandır beni tehdit ettiğini ve konuyla ilgili dava ve soruşturmaların devam ettiğini beyan ediyor ve şikayetçi oluyorum.

 

Uyuşturucu kaçakçısı olduğu gerekçesiyle uluslararası arenada fişlenen, adam öldürülmesine azmettirici olduğu gerekçesiyle yurtdışına kaçan, hakkında çete ve başka cinayetlerden yargılaması devam eden Galip Öztürk'ün şirketinin organizesinde düzenlenen geceye şehrin Emniyet Müdürü, Başsavcısı ve Ağır Ceza Reisi katılıyorsa, bu şehirde çete, FETÖ, uyuşturucu satıcıları tarafından tehditler altında gazetecilik yapmaya kalkan birine rahat bir şekilde saldırı düzenlenmesi normal...

 

Sokaklar ne der?:

 

"Şehrin Emniyet Müdürü, Başsavcısı ve Ağır Ceza Reisi, kanun kaçağının iftarına katılıyorsa, devlet sokaklara yol verdi" derler ve azarlar. Gazeteci istediği kadar sokaklardaki pisliği kaleme alsın ya da KOM veya narkotikte görevli polis ve jandarma kelle koltukta gecesini gündüzüne katıp ne kadar mücadele etmeye kalkarsa kalksın sokaklardaki yapılanmalarının bu tablo mevcutken temizlenmesi beklenemez ve gazetecilerin saldırıya uğraması gayet olağan birşey olur.

 

Tarafıma yapılan kahpe saldırı bir denemedir. Fakat bu yazı bir deneme değildir. Devletin kurumlarında çalışanlar görevlerini adam gibi yapana, suçlulara gereken cezalar verilene, adalet sağlanana kadar yazılarımız devam edecektir. Biz bir kere öleceğiz, fakat bunların insanlığı, devleti, adaleti, emniyeti öldürmesine izin vermeyeceğiz. Vali buna izin vermeyecek. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu izin vermeyecek. MİT Başkanı Hakan Fidan bu çete bozuntularına izin vermeyecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan izin vermeyecek.

 

Ya devlet başa ya kuzgun leşe...

 

Bir sonraki yazımda buluşmak umuduyla...

 
Etiketler: VALİ, BEYE, ARAÇ,, GAZETECİYE, ÇETE, SALDIRISI!,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
21 Ocak 2019
Bakan Soylu'nun Samsun'a geldiği gün gazeteciye silahlı saldırı!
07 Ocak 2019
ESKİ BAKANIN ENİŞTESİ ÖLDÜRÜLDÜ MÜ?
02 Ocak 2019
FETÖ, ARDA AKIN VE MEHMET AĞAR!
17 Aralık 2018
Cumhurbaşkanımız bu yazıyı görmesin!
30 Ekim 2018
NAZİMİYE'DE DONAN ASKERLER VE MHP'Lİ BAŞKANIN İÇKİSİ!
09 Ekim 2018
SAMSUN, İSTANBUL NARKOTİK POLİSİNİN MERCEĞİ ALTINDA
01 Ekim 2018
FETÖ KİLİSELERLE SOKAKLARA AÇILIYOR...
24 Eylül 2018
Yeraltı dünyası, gazetecileri aptal mı zannediyor?
17 Eylül 2018
Taşçı'nın 24.40'ı AK Parti'yi arayışa soktu!
13 Eylül 2018
Mafya, hangi genel yayın yönetmenine etek gönderdi?
06 Eylül 2018
GÖKLERDEKİ HİLALİ YERDE ARAYAN MÜPTEZEL!
06 Eylül 2018
BAŞARIYA MAFYA GÖLGESİ DÜŞMEZ UMARIM...
05 Eylül 2018
FETÖ'nün yeni uyuşturucu merkezi Canik mi?
05 Eylül 2018
Bilgisayarcı Basın Danışmanı Gazeteci Si.....miş!
05 Eylül 2018
BÖYLE GİDERSE YENİ BİR DARBE GİRİŞİMİNDE SOKAĞA KİMSE DÖKÜLMEZ!
05 Eylül 2018
Bu karar sehven mi kumpas mı?
05 Eylül 2018
SAMSUN'DA ADAM MI YOK?
05 Eylül 2018
Bu tabloda simitçi de Samsunspor'a aday olur!
05 Eylül 2018
BELEDİYELERDEN PİS KOKULAR GELİYOR!
05 Eylül 2018
Gazeteci…
05 Eylül 2018
SAMSUN'DA 16 İSTİHBARAT ÖRGÜTÜ VE BASIN
05 Eylül 2018
Samsun'da kan ağlayan esnafa mafyadan haraç kıskacı!
05 Eylül 2018
BELEDİYE BAŞKANLARI UÇKURLARINA SAHİP ÇIKMALI!!!
04 Eylül 2018
KİLİSELER, MAFYA VE ÇETELERE PARA MI DAĞITIYOR?
03 Eylül 2018
AK PARTİ, SAMSUN'DA HANGİ BELEDİYE BAŞKANLARINI GÖREVDEN ALACAK?
03 Eylül 2018
MİLLETVEKİLİ FUAT KÖKTAŞ İÇERİDEN SATILMIŞ!
Haber Yazılımı